yok satan nihilist bakkal yazar profili

yok satan nihilist bakkal kapak fotoğrafı
yok satan nihilist bakkal profil fotoğrafı
rozet
karma: 427 tanım: 148 başlık: 24 takipçi: 5
karma: 427 tanım: 148 başlık: 24 takipçi: 5

son tanımları


ciddi ortamlarda gülen arkadaş

son zamanlarda çeşitli özel problemlerden dolayı benimde sık sık yaşadığım durum. artık hiçbir şeyi ciddiye alamama yada kendini deliliğe vurma denebilir.

tanım: türkiyede yaşayarak tertemiz deliren kişi.
devamını gör...

esnafların aç kalması

asıl çalışanlar aç kimse farkında değil. çoğu küçük ve orta ölçekli işletme sgk primi yüzünden sigortasız işçi çalıştırıyor. yada 5 yıllık deneyimli adamı asgari ücretten sigortalı göstererek maaşının kalanını elden verip emekliliğini yakıyorlar. bütün bu kötü şartlara rağmen her şeyi kabul edip, asgari ücretle bile iş bulamayan yüz binlerce üniversite mezunu genci saymıyorum bile.
devamını gör...

yozgat barlar sokağı

tarlayı satanın soluğu aldığı sokaktır. zbam adlı mekanın kucak dansları da çok efsodur.
devamını gör...

30 aralık 2020 anonymous tweet'i

bu twitler biraz çocukça diye düşünüyorum. en temizi hiç yorum katmadan elinde olan bütün belgeleri ortaya dökmek olmalı.
devamını gör...

vizontele

kadrosunda müthiş isimler barındıran, unutulmayan yılmaz erdoğan filmi.
devamını gör...

21 aralık 2020 dünyanın sonu iddiası

5 yılda bir dünyanın sonu geliyor. komik olmayın yahu bir şey olacağı yok.
devamını gör...

6 aralık 2020 istanbul'daki halk ekmek kuyruğu

varlık kuyruğudur o varlık kuyruğu
devamını gör...

6 aralık 2020 maskesiz turistlerin kendilerini görüntüleyen muhabire saldırması

yahu şu işgalci barbarlara da turist diye başlık açmayın. istanbulun her metrekaresi bunlarla dolup taştı. adamlar bizden daha istanbullu.
devamını gör...

moderasyonun entryleri kafasına göre değiştirmesi

burası aile sözlüğü değil, hanım arkadaşlar da var o yüzden küfür yasak yanlış bir ibare.

ben erkek halimle küfür istemiyorum?
bunun kadını erkeği yok.

kafa sözlüğün küfürsüz olmasından dolayı pek mutluyum.

tişikkirlir.
devamını gör...
10.

death note (anime)

benim için ilk bölümünden son bölümüne kadar zevk vermiş bir animedir. çoğu kişinin aksine favori karakterim light'tır. o muhteşem zekası, dünyayı daha iyi bir yere çevirme isteği ve bu uğurda yaptıkları beni benden almıştır.

basit ya da yavan değildir, gayet de güzeldir. ya da bu fikrim çok fazla anime izlememiş olmamdan da kaynaklanıyor olabilir ama yine de dandik değildir, izlenebilir.
devamını gör...
11.

push the sky away



''i've got a feeling i just can't shake
i've got a feeling that just won't go away''


hastalandım.
hastalandım.
devamını gör...
12.

istanbul

sabah trafiğinin artık 07.00'da tam kıvamında olduğu şehir. bu saatten sonra dışarıya çıkanların vaktinde iş yerlerinde olması neredeyse imkansız.
devamını gör...
13.

alkol

kişinin gerçek yüzünü ortaya çıkaran bir madde...

eğer iyi kalpli, duyarlı bir insansanız, sarhoş olduğunuzda ortalığa gülücükler ve öpücükler saçarsınız.

eğer çirkef bir insansanız, sarhoş olduğunuzda etrafınıza kabadayı kabadayı bakışlar atar, atarlanır, yoldaki insanlara omuz atar ve hatta kavga edersiniz.

bir insanın gerçek yüzünü görmek için o insanı sarhoş edin.
devamını gör...
14.

türk dizilerindeki gerçekçi olma takıntısı

gerçekçiliği vicdani bir sebep sonuç ilişkisine dayandırmaya çalışmak-larından ileri gelmektedir. bu var olan(?) hikayenin içine daha bir sıçmaktan başka bir şey değil elbette ki.

dikkat ederseniz türk yapımlarındaki gerçekçilik kavramı sebep-sonuç bağlamından ibaret sayılıyor.
dizinin en kötü karakteri kötüdür çünkü tüm bu kötülüğüne sebep, hüzünlü, ağır bir geçmişi vardır.
kötü kadın kötüdür çünkü aşk onun kalbine karanlıklar salmıştır ya da katil cinayet işlemiştir çünkü öldürdüğü kişi geçmişte bu herifin canını çok yakmıştır. mesele intikamdır, masumiyetinin alınışının cezasını çektirmektir.

işte hep böyle bir döngü mevcut. vicdani bir hesaplaşma, bedel, romantik intikamlar, gerçeklikten uzak aksiyonlar. ancak sorun yapımcıların ya da senaristlerin gerçekliğin bu olduğunu sanmalarında yatıyor zaten. dizilere yansıyan türk kafası diyorum buna ben. kimse kimseye (gerçek yaşamda da örneklerine rastlarsınız) ayrıldım çünkü canım istedi, ben bu hatunla yattım çok güzeldi, seni aldattım üzgünüm ama yine olsa yine yaparım ben böyle bir adamım - vs. vb. vd. cümlelerle yaşamaz. en azından türk toplumunun büyük bir kısmı tıpkı tv programları ve dizilerde olduğu gibi bir çeşit muhasebe ve kendi içinde kendini aklama çabası içinde yürütüyor dünyasını. bahaneler en sadık dost.

bu sulu zırtlak, romantik, drama, gerçekten uzak duygusal muhabbetlerin döndüğü tv yapımları türk toplumunun görsel yansımasıdır.

hep acı içindeler. en büyük felaketleri hep onlar yaşıyor. en büyük aşklar hep onları yaralıyor. hep sevip de kavuşamıyorlar. hiç unutamıyorlar. hep bir saplantı, vicdani duygulanımlar söz konusu.

''ben seni hep sevdim nejat, ömrümün sonuna dek de seveceğim...'' -1 ay sonra- ''ömrümde senin gibisini tanımadım ahmet...''

oldu lan. oldu. devam et.
devamını gör...
15.

kafa sözlük yazarlarının unutamadığı film replikleri

"babalar oğullarını gömmemeli." - theoden, lotr
devamını gör...
16.

sas

spss vari bir istatistik yazılımı.
devamını gör...
17.

kişisel gelişim kitapları zırvalığı

zırvalık olarak adlandırılmasının sebebi, çaresiz insanların minicik umut kalıntılarından beslenerek onları daha ağır depresyonlara itmesidir.
devamını gör...
18.

ölüm

gidip de haber getiren yok. ne olduğu konusunda bildiğimiz yok, sadece ne olmadığını biliyoruz, yaşam yok, o da bizim bildiğimiz anlamda yaşam yok. özetle hiç bir ampirik bilgi yok. buna rağmen o kadar bencil ve ben merkezliyiz ki ölümden sonra var olmamaya katlanamıyoruz. olmaaaz, illaki var olmalıyım, cennete gidecem yaptıklarım ile ödüllendirilecem, cehenneme gidicem hatalarımın cezasını çekicem. he canım he, sen yaptıklarının yada yapmadıklarınının sorumluluğunu ölümden sonrasına ertele, ne güzel memleket.
devamını gör...
19.

bir tanrıya inanmadan kutsal kitapları okumak

ineğe inanmadan önce bhagwad gita okumak (bkz: hinduizm)
devamını gör...
20.

kapitalizm

seni kendisine aşık edecek kadar kusursuz bir dış güzelliğe sahip bir kadındır kapitalizm. kendisine çeker seni önce, ona olan aşkından dolayı da engel olamazsın kendine. güzelliğinin yanı sıra kulağına hep sana hoş gelen şeyler fısıldar durur. ama onu tanıdıkça onun ne kadar kötü bir kadın olduğunu anlarsın zamanla sana hep der ki: sanane başkasından, niye başkalarını düşünüyorsun ve onlara yardım ediyorsun? neden daha azıyla yetiniyorsun, sen hep daha fazlasını hak ediyorsun, iyi senin için yeterli değil daima en iyisi olmalı. ahlak, dürüstlük nedir ya bunlar eski çağ saçmalıkları kazanmak uğrunda her yol mübahtır neden daha lüks bir hayatı yaşamak varken daha kötü bir hayata senin bu saçma değerlerin uğruna razı olasın ki? gez, eğlen, hayatın tadını çıkar paranı kendin için harcamaktan hiç çekinme ama hiç düşünme, sorgulama kendini hiç mutlu filozof gördün mü? insanları kendi çıkarların için kullanmaktan çekinme asla. en güzel dost çıkarlarındır bunu unutma...
bunları ve daha bir sürü şeyi fısıldar sana bu güzelliği sadece görüntüsünde olan kadın. seni önce kendisine aşık eder sonra etkisi altına alır bir süre sonra öyle bir noktaya getirir ki artık onun yörüngesinde ilerlemeye devam edersin büyük ihtimalle. onun dişlilerinin bir çarkı olursun. ama içinde bir zerre de olsa bir şeyler kaldıysa (buna inanç veya fikrinize göre ister iman deyin, ister vicdan deyin, ister akıl isterseniz de bir başka şey farketmez.) ve bu içindekileri ateşleyecek bir kıvılcım da oluştuysa ondan soğumaya yavaş yavaş onu sorgulamaya başlarsın. ilk başta zor gelir, onsuz yapamayacağını düşünürsün zira o sende bir saplantı bir bağımlılık halini almıştır onsuz bir dünya olmayacağını düşünürsün zifiri karanlığa saplanırsın adeta ama sonra bir ispanyol atasözünde de dendiği üzere: en karanlık an şafak vaktinden hemen öncesidir. yani bu gömüldüğün karanlığın ardında seni şafak beklemektedir. güneş'in ilk ışınları geldikçe onsuz da yapabilirim ben aslında demeye başlarsın. hava aydınlandıkça umudun ve inancın daha da artar ve güneş artık doğmuştur ufukta içindeki tüm karanlıklar aydınlığa kavuşmuştur. artık o kadından kurtulmuşsundur. ondan kurtulduktan sonra anlarsın ki o kadın seni aslında hiç mutlu etmemiş tam aksine sana mutluluğu vaad edip seni mutsuzluğa hapsetmiş ve ufkuna öyle bir kasvet çökertmiş ki sen artık aydınlığı dahi unutmuşsun. ondan kurtuldun artık sen özgürsün zincirlerin de yok artık ve mutlusun artık.
devamını gör...
devamı...
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.