son feci mars yazar profili

son feci mars kapak fotoğrafı
son feci mars profil fotoğrafı
rozet
karma: 8341.7 tanım: 990 başlık: 213 takipçi: 81
karma: 8341.7 tanım: 990 başlık: 213 takipçi: 81
"... çünkü dönüş yolunda rüzgârla savrulan yapraklar sadece pişmanlık taşır sevgili okur..." fecimars.blogspot.com

son tanımları


bir regl anısı anlat

yemin ederim şu regl olayına gösterdiğiniz duyarı başka çok az şeye gösteriyorsunuz ha. adam sormuş işte, yanıtla geç. hem neden regl başlığında erkekler var ki? siz buraya ne gibi bir anı yazabilirsiniz allasen? *

bir başkası da diyor ki normalleşme falan fıstık; sayın yazar kadınlar bunu kendileri için değil, anlamakta zorlanan zihniyetler için "normalleştirmeye" çalışıyor.
••
"kanser olduuuuğğm" diye ağlamıştım. annemin sakinleştirene kadar canı çıkmıştı, bir de "babamı araaağğ hastaneye götüüğğrsün beniğğ" diye çığlıklar atmıştım. *
devamını gör...

hibristofili

ingilizce'deki hybristophilia teriminin türkçe karşılığı olan kelime.

ağır suçlar işlemiş, katil veya hırsız gibi mahkumları değiştirme isteği, sosyal medyaya kendini iyi göstermek ve bir suçlunun içindeki iyi kişiliği ortaya çıkarmak gibi nedenlerle; bazı kadınların bu tür erkeklere cinsel veyahut duygusal olarak istek duyması demektir.
hapisteyken kadınlardan mektup alan, onlarla evlenen birçok suçlu bilinmektedir. psikolojik bir rahatsızlık olarak bilinir. asıl amacı suçluyu adam etmeye çalışmaktır.

bu suçluların en ünlüsü eski bir model olan ve 2014 yılında silah kaçakçılığından hapse giren jeremy meeks'tir. polisin fotoğrafını yayınlamasıyla meşhur olmuş, hybristophilia sendromlu kadınlardan birçok mektup almıştır.
görsel

edit: imla.
devamını gör...

jervis körfezi

avusturalya'da, dokununca ışıl ışıl olan canlıların bulunduğu ve söylenene göre dünyanın en beyaz kumuna sahip körfez.
buradan

bu körfezdeki biyolüminesan canlısı, kendisine dokunulduğu zaman parlıyor, körfezi adeta ışıklarla donatılmış bir cennete çeviriyor. ışık, lusiferin adındaki kimyasal madde ile lusiferaz adındaki enzimin tepkimeye girmesi sonucu oluşuyor. etrafındaki kimyasallara göre rengi değişmekle birlikte, genel itibariyle mavi, kırmızı ve yeşil renklerinde görülüyor.

halk dilinde bu canlıya "yakamoz", "deniz ışıltısı" ya da "mavi gözyaşı" da deniyor ve bu canlı dünyanın neredeyse her yerinde görülebiliyor. en güzel göründüğü yerlerden biri ise bahsettiğim gibi jervis körfezi. keşfedilişinden bu yana her yıl binlerce turist sırf şu güzelliği görebilmek için körfeze akın ediyor;
görsel
devamını gör...

nesli tükenmiş hayvanlar

vejetaryen timsah.

bu timsahın en bilinen örneği hindistan'ın ananthapura gölü'nde yaşayan babiya isimli timsahtı ancak timsahın efsanevi bir canlı olduğuna inanılıyordu. otla beslendiği karelere paylaşılınca "efsanevi canlı" oluşu yönündeki düşünceler eksildi fakat nereye baksanız mitolojik canlı olduğu yönünde işaretler görmeniz olası.
görsel

edit: göl ismi düzenlemesi.
devamını gör...

kafa sözlükte kafa insan olmaması

kafa insan var, var olmasına ama hepsi derinlere gizlenen inci gibi. biraz deşmeniz, o soğuk havayı yemeniz gerek. yoksa olmuyor. çoğu yaşı başını almış, olgun ve ciddi insanlar. haliyle soğuk veya ciddi oluyorlar.

hani kafa sözlük bizim için vardı yoldaş? bu soruna bir çözüm bulsana!
devamını gör...

mellisho

bir gece, bir sebepten kendisine mesaj atmıştım. o geceden beri gözümde "akıllı ve pıtırcık" sıfatını almıştır.
çok teşekkür ederim dostum. iyi ki varsın, klavyen sürçmesin hiç. *

edit: söylemeyi unuttum; aşırı gamsızdır. cevap vermez, verse geç verir, susmaz, sussa konuşmaz. *
devamını gör...

ailenin yeni üyesi

reshad strike'in ekibiyle ülke ülke, kültür kültür dolaşarak çektiği belgesel türü film.

ben de özgün, samimi, içten, yaratıcı ve izlenilesi olduğunu düşünüyorum. farklı kültürler tanıyoruz, dünyanın bizden veya sorunlarımızdan ibaret olmadığını görüyoruz. adamlar 70$ kazanabilmek için tehlikeli dağların eteklerinden bal almaya çalışıyor. insan bunları görünce hayatındaki sorunlarının o kadar da büyük olmadığını anlıyor.
devamını gör...

daddy issues

ingilizce'deki father complex teriminin türkçe'deki karşılığı olup en basit tabiriyle; baba figürünün çocuğu (bu çocuk genelde kız çocuğu olur) üzerindeki olumsuz etkisi olarak bilinir. erkeklerde daddy issues yaşanması ihtimali kızlara oranla düşüktür.

bu kompleksi oluşturan birçok farklı sebep var;
-babanın hayatta olmaması,
-olması fakat sorunlu olması,
-babanın terk etmesi,
-annenin sineye çektiği olumsuz baba hareketleri
.

bunlar kız çocuğunun kafasında birçok düşünceyle şekillenir ve yaşamını ciddi oranda etkiler. her ne kadar esprisi yapılıp "kızlar meriçleri seviyoğ yha" dense de temelde sorun çok büyüktür. çocuk baba figürü olmadan ve/veya sorunlu bir baba figürüyle büyür. ona göre birinin bağırıp çağırması, şiddet uygulaması, tabir-i caizse ş*refsiz olması gayet normaldir. bir kere öyle görmüş, o düzenle yetişmiştir.

erkek çocuklarda kendini içe kapanıklık, korkaklık şeklinde gösterir. çocuk burada erkek oluşunun tamamen farkında olmayabilir. büyüyünce de babasından gördüklerini/görmediklerini uygulamaya başlar. muhtemelen şiddet (her türlüsü) ona normal gelecektir.

işbu durum kadınlarda daha fazla oluşmakta. babasıyla arasında iletişimsizliğe/sağlıksız iletişime sahip kadınlar, bunu ilerideki yaşamlarına aksettiriyor. partnerleri çoğu zaman babalarına benzeyen bireyler oluyor. eğer annesinden "babanın her hareketi sineye çekilmeli" mesajını almışsa şiddet görse dahi susmayı tercih ediyor. doğrudur, bu kadınlar cinselliğe düşkün olur ancak her cinsellik düşkünü kadın kompleksli değildir. millet sorunlu sevgilisi olan, tabir-i caizse cinsel birlikteliğe düşkün her kızı daddy issues diye tabir ediyor; o kızlara psikolojik vaka gözüyle bakıyor. öyle bir şey yok arkadaşlar. bundan kurtulabilmek adına babasının tam tersi özelliklere sahip biriyle birlikte olan yahut kendini bu kompleksten koruyan kızlar da var. aynı zamanda komplekse sürüklenmiş olduğunun farkında olmayanlar da -ki bu kızlar çok tehlikelidir. babasından alamadığı intikamı birliktelik yaşadığı kişiden almaya, hem kendisini hem o kişiyi yormaya başlayabilir.

çevrenizde daddy issues yaşadığından emin olduğunuz bir kadın varsa; ona her erkeğin babası gibi olmadığını, değerli, sevilmeye layık,önemli biri olduğunu her durumda hatırlatın çünkü onlar en çok "değersiz, sevilmeye layık olmayan, önemsiz biri" olarak tabir ederler kendilerini...

şimdi size bunu bizatihi yaşamış birinin gözünden anlatacağım;
"baskıcı, dikdatör kılıklı, anlayışsız bir aileye doğan baba; ailesinden gördüğü ne varsa, kendi ailesine uygulamaya başlar. işi uğruna çocuklarını sürekli ihmal eder, hatta çoğu zamanını şehir dışında geçirir. daha sonra eşini aldatmalar, kavgalar başlar. bundan en çok etkilenen ise babanın ilk iki çocuğu olur. kızın çocukluğu ve ergenliği depresyonla, erkeğin çocukluğu güzel lakin ergenliği hovardalıkla geçer. kız kendisini değersiz görmekte, "babasının sevmediğini kim sevsin?" diye düşünmektedir. erkek ise "ben evlenmeyeceğim, benim çocuğum olmayacak" şeklinde sözler söylemektedir. ikisinin de sorunu aynıdır; ya babam gibi biri olursa korkusu.

kız zamanla etrafındakilerin erkeklerden oluştuğunu, çoğunun da sorunlu bireyler olduğunu fark eder. sigara içen, küfreden, şiddete meyilli kişilerle arkadaşlık yapmaktadır. cinselliğe bakışı yoktur, cinsel birliktelik gözünü korkutmakta, bir erkeğin ona farklı niyetlerle yaklaşması ödünü koparmaktadır. bu nedenle gördüğü kabuslarda birinin onun peşinde olduğunu, ona tecavüz etmeye çalıştığını görür fakat bir gün aniden bunun doğru davranışlar olmadığının farkına varır. kısmet, kız kendini kurtarmaya başlamıştır bile. bir sorun vardır; erkek kardeşi. tıpkı babasına benzeyen bu çocuğa aşırı üzülmektedir. onun ruhunu nasıl kurtaracağını düşünür durur. danışmanlardan yardım alır. yıllar sonra kendisini de, kardeşini de kurtarır. kitaplarla, mükemmelliyetçi yapısı nedeniyle seçtiği doğru kişilerle hem ruhunu, hem kardeşinin ruhunu aslanın ağzından çekip almıştır.

••

not: anlatılan olayın anlatılması konusunda, taraflardan gerekli izinler alınmıştır.
devamını gör...

vanderwaals



bu benim demem lazımdı ya, tüh kaçtı bütün büyü. *
neyse.

iki cümlelik tanımlar girse de özünde yardımsever ve nazik biridir. eksik olmasın.
devamını gör...

mutsuz biten filmler

(bkz: leon the professional (film))

sanırım şimdiye dek ağladığım tek filmdi. sonuna shape of my heart'ı koyarak da ağlamanın üzerine tuz biber serpiştirdiler.

edit: imla olmazsa olmazımdır.
devamını gör...

minimal yaşam tarzı

suyu çıkmadığı müddetçe yaşamların en güzelidir, hatta baş tacıdır. az eşya, az para mantığıyla hareket edilerek oluşturulur.

minimal yaşayacağız derken üç arkadaş stüdyo daire tutarsanız olmaz. bir kere mantıken yanlış ama üç arkadaş 1+1 eve olur, minimal sayılır. gayet de mantıklıdır. "ailem var, nasıl olacak?" diyorsanız aile bireyi sayısına göre ev bakacaksınız. eşyayı sayıya göre (ya da iki fazlası) şeklinde alacaksınız, yani almalısınız. diğer türlü minimal yaşayayım derken, kendinizi zor durumdan zor duruma koyarsınız. minimal aynı zamanda sade de demektir. sadeliğin ihtişamını unutmamalısınız.
devamını gör...

yağmur sonrası toprak kokusu

adı petrikor olan ve yağmura aşık eden koku.
devamını gör...

bu aşk burada biter

bestelenen şiirlerden biridir ve ataol behramoğlu'ya aittir.

"bu aşk burada biter ve ben çekip giderim.
yüreğimde bir çocuk, cebimde bir revolver.
bu aşk burada biter, iyi günler sevgilim!
ve ben çekip giderim, bir nehir akıp gider.

bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir,
solarken albümlerde çocuklar ve askerler...
yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner,
uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir.

yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler,
ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı!
bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı...
geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler...

bu aşk burada biter.
ve ben çekip giderim
yüreğimde bir çocuk, cebimde bir revolver...
bu aşk burada biter, iyi günler sevgilim!
ve ben çekip giderim,
bir nehir akıp gider.


muazzamdır.
devamını gör...

tayland'ın tohum bombaları

yanılmıyorsam 2013 yazında hayata geçirilen, ormansızlaşmaya doğru giden dünyaya karşı tayland'ın aldığı karar.

tayland cumhuriyeti daha önce savaşlarda kullanılan araçları, şimdi oksijen üretimine katkı sağlamak amacıyla kullanmaya başladı.
görsel

tohumların toprağa havadan ekilmesi yıllardır kullanılan bir yöntemdi ancak tayland cumhuriyeti bu yöntemi bir hayli geliştirdi. toprak ve kilden yapılan toplar içerisine tohum yerleştiriliyor. daha sonra belirlenen askeri araçlar (uçaklar vs.) bunları önceden belirlenmiş alanlara serpiyor. böylece kullanılan ağaçların neredeyse 2 katı kadar ağacın temeli atılıyor.
görsel

projenin sağladığı birçok yarar var. en önemlilerinden biri ise; savaşta kullanılamayacak fakat henüz iş görür haldeki uçakların kullanılıyor olması. ne israf yapıyorlar, ne yeni üretim, ne de ihtiyaç dışı ürün... adamlar her şeyleriyle üstün başarı göstermişler anlayacağınız. üstelik bu bombalar sayesinde günde yaklaşık 900.000 bin tohum ekiliyor. inanılmaz bir rakam. *
devamını gör...

intihar etmek

hayatın bizler için bir anlamı kalmadığında seçtiğimiz, bir şeyleri geride bırakma yöntemi. ailelerimizde bunun üzerinde etkilidir çünkü doğuştan getirdiklerimiz dışında kişiliğimizin birçoğunu doğduğumuz ev belirliyor.

bir çocuk düşünün; elinde şekeri, yanında anne-babası, lunaparkta güzelce eğleniyor. hayattan keyif alıyor, hayattan beklentisi var. hissettiği duygular melankoliden, depresiflikten çok uzakta. böyle yetişen bir bireyin intihara meyilli olması neredeyse imkânsız. ya yapar, ya yapmaz. onun ruh halinde gel-gitler olmaz. ilerde yaşayacakları bunu etkileyebilir elbette, demek istediğim şey; ruhunun öncesi bir darbe almamış olması.

bir de şöyle bir senaryo düşünün; aynı çocuk, her gün kavga eden bir anne-baba, arkadaşlarının yaptıklarına bakıp iç çekmesi, ebevenylerinden birinin sorunlu olması... işbu çocuk hem şiddete, hem de intihara meyilli olur ki; en tehlikelisi budur. ruh halinin gel-gitli olması kadar tehlikeli çok az şey vardır. cesare pavese der ki; bir insan için en acı şey intiharı düşünüp yapamamasıdır.

bu çocuk için hayatın anlamı kaos, kavga, gürültüdür. e bir insan bunlarla da yaşayamayacağına göre yapılacak şey bellidir; kaçmak. burada da devreye intihar düşüncesi girer. hayat anlamsızlaşmış, gökyüzü griye boyanmıştır bile çoktan.
devamını gör...

kendine zarar vermek

ergenlik dönemi dediğimiz o delilik çağında yapılması oldukça normal olan eylem.

neden veya ne uğruna yapıldığı kimse tarafından bilinmez ancak birçok kişi ergenlik zamanlarında bunu yapmıştır. inkâr etmeyelim. benim kolumda dahi kuzenime özenerek koluma sapladığım camın 2 santimetre kadarlık bir izi bulunmakta. düşündükçe delirecek gibi oluyorum; bunu neden yaptım? bedenimle, kişiliğimle, kendimle alıp veremediğim neydi? hiçbir yanıt alamıyorum. sanırım o dönem ruh halimizdeki değişimler, anne-babaya karşı, çevreye karşı edindiğimiz hınç bu şekilde çıkıyordu dışarı.

ya da sadece özendiğimiz için yapıyorduk.
devamını gör...

adminin yoğun olması

(bkz: iyi güzel de biraz abartıyor olabilir misiniz)

tartıştınız falan ama yani birbirinizin açığını dökmek de ne bileyim.
devamını gör...

hatayi

az evvel keşfettiğim, anlatımı sade, özgün ve pırıl pırıl olan yazar. gizli gezinenler gibi olduğundan keşfedilmesi uzun sürmüş belli ki ama olsun. assolistler sahneye en son çıkar, değil mi? *

eksik olmasın, hep yazsın.
devamını gör...

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası

çok sevdiğim ve görünce mutlaka okuduğum yazar. arada "hele bakim ne yazmış bugün?" diye profilini de stalklamaktayım. *

eksik olmasın.
devamını gör...

the matrix: portakal revolutions

kim bilebilirdi hap niyetine yuttuğumuzun aslında bir şeker parçası olduğunu? adamlar koskoca montajda plasebo etkisi yaptılar. *

ellerinize sağlık, klavyenize zeval gelmesin efendim. gülerken yanlışlıkla telefonu düşürüşümü unutmayacağım. *
devamını gör...
devamı...
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.