pisipisi yazar profili

pisipisi kapak fotoğrafı
pisipisi profil fotoğrafı
rozet
karma: 7886 tanım: 571 başlık: 110 takipçi: 66
karma: 7886 tanım: 571 başlık: 110 takipçi: 66

son tanımları


kafa sözlük yazarlarının karalama defteri

baştan başlanamaz. gözünde kararan ya da gözü kararan her neyse. kırptıkça özgür, varlığıyla eksik olan. kestirip atılamayan, önü sonu belirsiz, geri sarmak istemediğimiz şey bu. bırakıyoruz, daha çok göreceğiz. yüzeye çıkmak için bazen, bazen çıkamamak için. gerçekliğine inanmakta yamyamız. baştan başlanamaz. olduğu yerden devam edemez. çıkarılan parçaların boşluklarında harita.
devamını gör...

sevmek de yorulur

kimliği isminin baş harflerinde gizli şairden bekleneceği üzere imgelerle yoğrulmuş, yüklü anlamın karmaşıklığa teslim olmadan yoğunlaştığı şiiri. göz önündeki bir gizdir ki anlaşılamaz değildir, düğüm değil. eşyaların ve şehir parçalarının birbiri içine doğduğu bir şiir. sevmek de yorulur, "hiçbir tüfeğe gelmez bir kekliksem".

bir evin eşyalarıdır tanımlara sığmaz, sezilir. cahit zarifoğlu şiiridir.
birbirinden uzağa yerleştirilmiş mısraları var benim için kavuşmayı bekleyen.

"eğilip başını içlerimden geçtiğin zaman
uzağa bir yolcuya karşı çıkar gibi
"

"eğip başını içlerimden gittiğin zaman
uzağa bir yolcuya çıkar gibi
"

ayrıca, ivan dimitriç ukdesi.
devamını gör...

bir dergiye yazı yollamış yazarlar veri tabanı

sadece iyi içerik oluşturmanın yetmediği, biçimsel özelliklerin de beklentiyi karşılar nitelikte olması gerektiği bir eylem ve onun heyecanlı bekleyişiyle neticelenmesi.

not defterinden kopyalanıp yapıştırılmış biçimde özensiz bir yazı, edebi değeri ne derece yüksek olursa olsun biçimsel yetersizliğinden dolayı hiç okunmayabilir bile.

yazı gönderilmek istenen derginin, çağrıda bulunup bulunmadığı ve eğer çağrı ile yazı topluyorsa bunun için belirlediği mail adresi öğrenilmeli. ne de olsa derginin mail adresi diyerek dergi ile bağlantısı olan her adrese yazı gönderilmemeli. bu iş için belirlenen bir adres mevcuttur. ayrıca her dergi yazı beklemiyor ya da yazı beklediği aralık değişiklik gösteriyor olabilir, çağrı takibi bu sebeple önemli.

bazen çok güzel yazıldığına inanılan bir yazının kabul edilmemesi sadece yazının beğenilmemesi ile ilgili olmayabilir. o kadar yetkin yazabilen kimsenin doğal olarak yukarıda saydığım durumlara da dikkat etmesi beklenebilir. editör ve redaktör görevlerini yapacaktır ancak bir yazıyı yoktan var etmek onlara düşmüyor. yazı sadece kendisinden ibaret değildir, tamamlayıcıları da önemsenmeli.
devamını gör...

kesmeşeker

onu bunu boşver de hakikaten bu tren ne zaman gitti? bitmeyen derslerde mi, kalbi kırıklar bankasındayken mi? tek kişiyim ben hala zaten, e zaten.
derin uyku adamı, azın azı. içten. uçsuz bucaksız değil. mükemmel değil, şehirde. en sevdiğim kum. sonra aşk ve para gelir. karanlıktan korkan bebekler olduğumuz için vahşiyizdir. el mecbur abi.
daha nizami olabilecek çok şey vardır muhakkak, yapılabilir de. kusura bakma, eskiler çok doluydu.

ilk duyduğum, kirazdan küpe, sallanır bize, ayaz ayaz.

cenk taner az insanda çok derin izler bırakmıştır bence, kaç değil kim olanlarda. zaten.
devamını gör...

kafa sözlük yazarlarının karalama defteri

tekrar edilemezdir. başa sarılamazdır. çünkü o kız söylemişti, başa sar diyerek yükselen bir çağlayan taşıyordu içinde. yükseldikçe kuvvet katıyor, alçağa daha yakın. hiç düşmeyecek bir yaprağa hayatını teslim edeni hatırladım. bazı romantik hikayelerin insan hayatından beslenmiyormuş gibi uzak ve çiğ bir yanı vardır. onlar sadece okumak için, yaşamaya uygun değillerdir. acılar eşit. asla yarıştırmamalıyızdır. heyecanlar birbirinden üstün değil, sesimizi kısmamalıyızdır. yer kayıyor zannetmek, ne yazık, zemine tutunamayan ayaklarken.
devamını gör...

asia minor

progressive rockın bendeki soluğunu oluşturan grup. asia minor'de bu türün en güzel dokunuşları mevcut. türkler ve fransızlar birleşip adeta yeniden yontmuşlar müziği, müzik ise ne yonttukları parça ne de bu parçadan arta kalanlar. müzik doldurul-a-mayandan meydana gelip nüfuz ediyor.

üyeleri eril tekeli, robert kempler, setrak bakirel ve lionel beltrami'den oluşan asia minor kendi devriyle sınırlı kalamayacak kadar zengin ama ulaşılamamış. erişilememesinden onlar değil ulaşamayanlar sorumludur deyip topu boşluğa doğru atıyorum.

devamını gör...

zamanın çok hızlı geçmesi

zaman allı pullu bir kuşak. kuşanmadan parıltısına aldanıp akmak var, hızla giden bir araçtan ışıklı reklam panolarını izler gibi. zamanın içinde yeni bir zaman yaratmak var, başını o sudan hiç kaldırmadan, hep daha derine giderek.

zamanın sürati ölçüsüyle sabit değil.
devamını gör...

çocuksun sen

ahmet telli'nin bireysel ve toplumsal katmanların iç içe geçtiği, çocuksun sen 1 ve çocuksun sen 2 isimli iki bölümden oluşan şiiri ve aynı ismi taşıyan kitabı.

duru sözcükler ve ahenkle beraber şiirin iki bölümü birbirinin tamamlayıcısı adeta, devamı değil. yapboz parçaları gibi bir dizeden tutup diğeriyle eşleştirmenin ortaya çıkardığı sonuç, ahmet telli şiirinin ne denli özenle örüldüğünün bir kanıtı olmaya tek başına dahi yeter gibi görünüyor.

devamını gör...

deneme

elden düşme, iki cümleyi bir araya getirebilenin deneme yazdığını iddia etmesiyle şekli şemali iyiden iyiye bozulan tür.

deneme yazmak, makale yazmak kadar ciddi bir iş. yine de iki farklı deneme türü var günümüzde. birini elinde kalem olan herkes yazabiliyor, diğeri ise hala "40 yaşından önce yazılmayacak" kadar üzerine titrenen, çekinilen bir zeminde duruyor.
devamını gör...

felç ebişkesi

bu mantarın cinsini başta yanlış tespit etmişler ve bu yüzden clitocybe cinsi olduğu sanılmış. fakat sonradan zehirli ve @1'in de yazdığı gibi felç gibi bir etkisi olduğu ortaya çıkınca türün ait olduğu cinsi değiştirmişler.

clitocybe amoenolens eski ve yanlış ismi. paralepistopsis amoenolens ise özelliğine göre doğru cinste sınıflandırıldığı isim. fakat bu iki ayrı isme sahip olma durumu başka canlılarda da ortaya çıkabiliyor, özellikle az bilinen türlerde yaşanabilir bir durum iki ayrı isme sahip tek canlı olması. zira isimlendirmede bulunanlar diğer isimden haberdar olmayabiliyor.
devamını gör...

veganlık

veganlık etik bir duruştur, vegan beslenmek ise bir diyet şeklidir.

et ve süt ürünleri tüketmek insan vücudu için çok zararlıdır. bu durum pek çok bilimsel araştırma ile sabittir lakin tersi kanıtlanmak istendiğinde her nedense araştırmayı fonlayanların hayvancılık sektöründen şirketler olduğu görülebilir.

inek sütündeki östrojen bir insanın ihtiyacı olanın çok çok üstündedir ki bebeklere inek sütü vermenin zararı çok yeni anlaşılmış durumda. testis kanserinde süt ve yumurta tüketiminin ciddi bir rolü olduğuna dair araştırmalar mevcut. aynı şekilde kadınlarda da meme kanserinde süt ürünleri tüketiminin ciddi bir etkisi olduğu biliniyor. etteki kolesterole, neden olduğu kalp damar rahatsızlıklarına değinmiyorum bile.

geçen yıl bir araştırma paylaşıldı veganlarda kemik kırığı riski daha yüksek başlığıyla. üşenmedim çevirdim tek tek. meğer beslenme konusunda değil kilo konusunda bir araştırmaymış. et yiyen insan daha kiloluymuş da, veganlar daha zayıf olduğu için düşüp kalçasını kırıyormuş. ne büyük bir çarptırma. sadece habere bakıldığında insan bambaşka çıkarımlarda bulunabiliyor. araştırmayı fonlayan ise alışıldık şekilde hayvancılık sektöründen bir firma. üzgünüm, işler böyle yürüyor.
devamını gör...

menajerlik

bir adet sabır taşı edinip dertlerin fısıldanmasıyla taşın çatlaması eşliğinde icra edilebilecek iş. zordur efendim, zordur. kararlılık, pozitiflik, ikna edicilik ve güvenilirlik gibi özellikler gerektirir. en azından öyleymiş gibi yapabilmek gerekiyor. diğer kollar ile ilgili yorum yapamam ancak sanatçı menajeri olmak hem çok eğlenceli hem de çok güç bir iş.

tabii ki durum sanatçıdan sanatçıya değişiklik gösterir ancak yeri gelir sanatçı diplerde gezinirken kolundan çekip çıkarmak gerekir, yeri gelir sanatçıyı kendi yeteneğine ikna etmek gerekir. menajerliğin en kolay kısmı proje, reklam gibi anlaşmalar bana göre. yoksa bu meslek sırf anlaşmadan ibaret değil. yaşam koçu olunur, arkadaş olunur, eleştirmen bile olunur. bir güzelliği ise sanatçılarla vakit geçirmek insana farklı bir hayatın varlığından haber veriyor, insana yeni bir ruh kazandırıyor adeta. çok keyifli iş.

ayrıca işin güçlüğü konusunda menajerimi ara isimli dizi çok gerçekçi örnekler barındırıyor.
devamını gör...

junzi

konfüçyüs'ün üstün, efendi, ahlaklı, erdemli insanı tanımlamak için kullandığı terim. çin kültüründe önemli bir yere sahip junzi, cinsiyetlerin üstünde bir terimdir ve diğer insanlara örnek kişidir.
devamını gör...

diş bademi

dış kabuğu ince, lezzetli bir badem türü. genellikle kabuklu olarak satılır, dış kabuğu elle kolayca kırılabilir. bu narin kabuk yapısı sebebiyle olgunlaşır olgunlaşmaz toplanması gerekir, yoksa sincapların ve kuşların hazinesi olur. güzel datça'nın güzel nimetlerinden biri.
devamını gör...

ölecek kişiyle vakit geçirmek

sanırım başlığın anlatmak istediği; öleceğini bildiğin kişiyle vakit geçirmek.

iki taraf da bilecek ne olacağını. görmezden, duymazdan geleceksin. içindeki hüzün dinmez ama hüzünle hatırlamak istemiyorsun onu. bir hayalini gerçekleştireceksin. belki başka bir ülkeye götüremezsin ama hep şu restorana gidelim diyorsa artık o restorana gideceksin. hep yüksek sesle konuşmandan rahatsızsa sesini alçaltacaksın. biliyorsun, şimdi yan yana olduğun o insanın cansız bedenini göreceksin bir gün.

bu acıyla sen yüzleşeceksin. ölmeden öldürmeyeceksin onu, ölümün ve kaybetmenin acısını ölümden sonrasına saklayacaksın. elinde bir kuş var. o kuşla uçacaksın. güçten düşünce gücendirmeden yardım edeceksin. geleceğini bildiğin o güne kadar. o kuşun senden uzaklara uçacağı o ana kadar. o günden sonra ne yaparsan yap elinde sadece yaşadıkların olacak. ihtimaller tükenmiş ve ulaşabileceğin tek şey hatıraların olacak.

o insanı kaybettiğinde kötü hatıralar yerine iyileri hatırlamak isteyeceksin. bir kavga yerine bir gülüşü anımsamak isteyeceksin. bu yüzden anımsamak istediklerini yaşatacaksın ona. karşındaki beden bir yabancıya ait gibi dursa da, çöken gözlerine bakarken tedirgin de olsan o yabancı bakışı sileceksin yüzünden.

sen onu nasıl hatırlamak istiyorsan ona öyle bakacaksın. gereksiz avutmayacaksın ne kendini ne de onu. sen onun yoluna eşlik edeceksin, o da seninkine. güzel hatıralar kalacak geride. güzel yaşayacaksın, güzeli yaşatacaksın. bir kötülüğü bekler gibi ölümü beklemek yerine o acı vedaya kadar güzellikler ekleyeceksin onun hayatına.
devamını gör...

kamelyalı kadın

oğul alexandre dumas tarafından yazılan kitap. eserin yazarı, monte kristo kontu'nun yazarı olan dumas'nın gayrı meşru oğludur ve bu ikili aynı ismi taşıdığı için zaman zaman aynı kişi zannedilmenin lanetini taşıyorlar.

ilk olarak roman türünde yazılan eser, sonradan sahneye uyarlanmış ve oğul dumas'nın ismini duydurduğu alan olan tiyatro eserleri arasında yerini almıştır.

(bkz: alexandre dumas fils)
devamını gör...

kış ışığı

(bkz: nattvardsgästerna)
devamını gör...

nattvardsgästerna

kış ışığı, ingmar bergman'ın oda üçlemesinin ikinci filmi. hayat, tanrı, din gibi konular üzerinde yuvalanan filmde, sınıf öğretmeni martha'nın uzun bir mektup okuma sahnesi var ki karanlıklaşan gözleri söylediklerinden daha çok şey anlatır durumda.


film süresince tanrı'nın sessizliği gösteriyor kendini. bazı sorunların içinden çıkamayan rahip, balıkçıyı ikna etmek durumunda olmasına rağmen bu güçten yoksun. neden intihar etmemesi gerektiğine bir açıklama getirmek isterken rahip kimliğinden sıyrılıp kendi fikirlerini açık ediyor. rahip, martha'yı ölen eşine benzemeye çalışmakla suçlarken martha'nın o kadını tanımadığını bile öğrenince okların yönü değişiveriyor.

ilk kayıtsızlığı, eylem ve fikir uyuşmazlığını nerede gördüm tereddütlüyüm. piyanoyu çalan görevlide mi, inanmadığı bir dinin törenine ısrarla katılan martha'da mı? martha bütün inançsızlığına rağmen duanın ardından kutsamaya koşan ilk kişi. bir sebepten rahibin yanında olması gerektiğine inanıyor ve rahibin yaşayacağı acıları önceden sezdiği fikrini oluşturuyor.

martha'yı hayatından çıkarma girişiminde rahibin sayıp döktüğü nedenlerin hemen ardından bunları bir hamlede süpürüp yerine gerçekleri koyuyor. ona böyle öğrettikleri için söyleyemedikleri ondan beklentileri nedeniyle olduğu rahip kimliği gibi.

son sahnede kilise görevlisi ile konuşmasında terlemiş şakaklarıyla görülen rahibin kendini isa yerine koyup koymadığını bilmek güç. yine de bilinen bir şey varsa, o da tanrı'nın suskunluğu.


devamını gör...

ta'm-ı gilas

kirazın tadı olarak da bildiğimiz, abbas kiyarüstemi yapımı iran sinemasından bir dram filmi. bireysel bir problemin yanında pek çok sosyolojik gerçeği de iran sinemasının duruluğuyla gözler önüne seren film. bu cümleden sonraki her cümlem çok ciddi miktarda spoiler içereceği için devam edip etmemek size kalmış.

filmde intiharına 20 küreklik toprakla ortak olacak birini arayan bedii, çöp toplayarak geçinen bir adamla karşılaştığında ona üzerindeki kıyafette yazan sözcüğün anlamını bilip bilmediğini sorar. ne yazdığını da ben söylemeyivereyim, izleyen görür. bedii, mimiklerini neredeyse hiç kullanmayan bir adam olmasına rağmen duygu ve kararlarının etkisini gözleri ve göğsünde görülür. filmin bazı sahnelerinde bir tahta gibi duran göğsü heyecanlandığını, nefes alışverişinin hızlandığını belli eder şekilde hızlı ve ritmik bir biçimde iner kalkar.

çekim planlarında güzergahı aracın içinden sadece kuşlar uçarken görürüz. ne zaman kuşlar uçar, o zaman yolu arabanın gözünden izletir kamera. arabasına binen son kişi olan türk adamın bıldırcınları kestiğini öğrendiğinde verdiği tepki de bu mesajı doğrular nitelikte. 20 kürek toprağın pazarlığı süresince durmadan taşınan topraklar, toprakla çalışan insanlar, toprağın kullanıldığı araziler görülüyor. bu toprak çalışmalarından birinde bedii'nin gölgesi ile dökülen toprak birbirine karışıyor ve beni en çok etkileyen sahne de bu diyebilirim.

türk adamla anlaşmasının ardından bir soru işareti bırakıyor, neden çukura kendi aracıyla gitmiyor? teklifini kabul eden birini bulduğu için mi, bıldırcınlar öldüğü için mi, ölmeye kararlı olduğu için mi yoksa zaten ölmekten vazgeçtiği için mi? ki izleyiciyi bu belirsizlikle baş başa bırakıp gidiyor kiyarüstemi.

bedii kendini en mutlu hissettiği yerin, edindiği en iyi arkadaşların askerde olduğu bilgisini sunuyor bize. sıra sıra askerlerden hemen sonra görüyoruz, sıra sıra çocukları. bir... iki... üç... kirazın tadını yeniden almak istemiyor musun?
devamını gör...

kafa sözlük yazarlarının karalama defteri

reçine. at kılı. kavak ağacı. reçine. yorgan. çiş. reçine. yumurta. mutlu. sigara. reçine. çekirdek. tabak. kızgın. git. gideme. vazgeç. vazgeçeme. alış. alışama. sev. seveme. git. gideme. reçine. böcek. iğde çiçeği. ıhlamur.

incir ağacında sallanıp duran bir çocukluğu kurtarmak için emek. başarısız. ağaç kesilir. birinin penceresindeki dalları karlı erik. kökleri zihnine çullanmış ağaç. bir gün ağaç olmak için mi köklerinden kurtulmak isteyecek? şaşılırdı buna.

"okuyabilsek çok ilginç olabilirdi bence."
devamını gör...
devamı...
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.