pisipisi yazar profili

pisipisi kapak fotoğrafı
pisipisi profil fotoğrafı
rozet
karma: 6253 tanım: 595 başlık: 108 takipçi: 66
karma: 6253 tanım: 595 başlık: 108 takipçi: 66

son tanımları


junzi

konfüçyüs'ün üstün, efendi, ahlaklı, erdemli insanı tanımlamak için kullandığı terim. çin kültüründe önemli bir yere sahip junzi, cinsiyetlerin üstünde bir terimdir ve diğer insanlara örnek kişidir.
devamını gör...

diş bademi

dış kabuğu ince, lezzetli bir badem türü. genellikle kabuklu olarak satılır, dış kabuğu elle kolayca kırılabilir. bu narin kabuk yapısı sebebiyle olgunlaşır olgunlaşmaz toplanması gerekir, yoksa sincapların ve kuşların hazinesi olur. güzel datça'nın güzel nimetlerinden biri.
devamını gör...

kafa sözlük'te mesaj silememe sorunsalı

aslında yerinde bir özellik isteği lakin hukuki sorumluluk doğuracak durumlarda veya art niyetli kişilerin dilediğini yazıp silmesiyle sonuçlanacağını düşündüğümden ben bu halinden oldukça memnunum.
devamını gör...

ölecek kişiyle vakit geçirmek

sanırım başlığın anlatmak istediği; öleceğini bildiğin kişiyle vakit geçirmek.

iki taraf da bilecek ne olacağını. görmezden, duymazdan geleceksin. içindeki hüzün dinmez ama hüzünle hatırlamak istemiyorsun onu. bir hayalini gerçekleştireceksin. belki başka bir ülkeye götüremezsin ama hep şu restorana gidelim diyorsa artık o restorana gideceksin. hep yüksek sesle konuşmandan rahatsızsa sesini alçaltacaksın. biliyorsun, şimdi yan yana olduğun o insanın cansız bedenini göreceksin bir gün.

bu acıyla sen yüzleşeceksin. ölmeden öldürmeyeceksin onu, ölümün ve kaybetmenin acısını ölümden sonrasına saklayacaksın. elinde bir kuş var. o kuşla uçacaksın. güçten düşünce gücendirmeden yardım edeceksin. geleceğini bildiğin o güne kadar. o kuşun senden uzaklara uçacağı o ana kadar. o günden sonra ne yaparsan yap elinde sadece yaşadıkların olacak. ihtimaller tükenmiş ve ulaşabileceğin tek şey hatıraların olacak.

o insanı kaybettiğinde kötü hatıralar yerine iyileri hatırlamak isteyeceksin. bir kavga yerine bir gülüşü anımsamak isteyeceksin. bu yüzden anımsamak istediklerini yaşatacaksın ona. karşındaki beden bir yabancıya ait gibi dursa da, çöken gözlerine bakarken tedirgin de olsan o yabancı bakışı sileceksin yüzünden.

sen onu nasıl hatırlamak istiyorsan ona öyle bakacaksın. gereksiz avutmayacaksın ne kendini ne de onu. sen onun yoluna eşlik edeceksin, o da seninkine. güzel hatıralar kalacak geride. güzel yaşayacaksın, güzeli yaşatacaksın. bir kötülüğü bekler gibi ölümü beklemek yerine o acı vedaya kadar güzellikler ekleyeceksin onun hayatına.
devamını gör...

kamelyalı kadın

oğul alexandre dumas tarafından yazılan kitap. eserin yazarı, monte kristo kontu'nun yazarı olan dumas'nın gayrı meşru oğludur ve bu ikili aynı ismi taşıdığı için zaman zaman aynı kişi zannedilmenin lanetini taşıyorlar.

ilk olarak roman türünde yazılan eser, sonradan sahneye uyarlanmış ve oğul dumas'nın ismini duydurduğu alan olan tiyatro eserleri arasında yerini almıştır.

(bkz: alexandre dumas fils)
devamını gör...

kış ışığı

(bkz: nattvardsgästerna)
devamını gör...

nattvardsgästerna

kış ışığı, ingmar bergman'ın oda üçlemesinin ikinci filmi. hayat, tanrı, din gibi konular üzerinde yuvalanan filmde, sınıf öğretmeni martha'nın uzun bir mektup okuma sahnesi var ki karanlıklaşan gözleri söylediklerinden daha çok şey anlatır durumda.


film süresince tanrı'nın sessizliği gösteriyor kendini. bazı sorunların içinden çıkamayan rahip, balıkçıyı ikna etmek durumunda olmasına rağmen bu güçten yoksun. neden intihar etmemesi gerektiğine bir açıklama getirmek isterken rahip kimliğinden sıyrılıp kendi fikirlerini açık ediyor. rahip, martha'yı ölen eşine benzemeye çalışmakla suçlarken martha'nın o kadını tanımadığını bile öğrenince okların yönü değişiveriyor.

ilk kayıtsızlığı, eylem ve fikir uyuşmazlığını nerede gördüm tereddütlüyüm. piyanoyu çalan görevlide mi, inanmadığı bir dinin törenine ısrarla katılan martha'da mı? martha bütün inançsızlığına rağmen duanın ardından kutsamaya koşan ilk kişi. bir sebepten rahibin yanında olması gerektiğine inanıyor ve rahibin yaşayacağı acıları önceden sezdiği fikrini oluşturuyor.

martha'yı hayatından çıkarma girişiminde rahibin sayıp döktüğü nedenlerin hemen ardından bunları bir hamlede süpürüp yerine gerçekleri koyuyor. ona böyle öğrettikleri için söyleyemedikleri ondan beklentileri nedeniyle olduğu rahip kimliği gibi.

son sahnede kilise görevlisi ile konuşmasında terlemiş şakaklarıyla görülen rahibin kendini isa yerine koyup koymadığını bilmek güç. yine de bilinen bir şey varsa, o da tanrı'nın suskunluğu.


devamını gör...

ta'm-ı gilas

kirazın tadı olarak da bildiğimiz, abbas kiyarüstemi yapımı iran sinemasından bir dram filmi. bireysel bir problemin yanında pek çok sosyolojik gerçeği de iran sinemasının duruluğuyla gözler önüne seren film. bu cümleden sonraki her cümlem çok ciddi miktarda spoiler içereceği için devam edip etmemek size kalmış.

filmde intiharına 20 küreklik toprakla ortak olacak birini arayan bedii, çöp toplayarak geçinen bir adamla karşılaştığında ona üzerindeki kıyafette yazan sözcüğün anlamını bilip bilmediğini sorar. ne yazdığını da ben söylemeyivereyim, izleyen görür. bedii, mimiklerini neredeyse hiç kullanmayan bir adam olmasına rağmen duygu ve kararlarının etkisini gözleri ve göğsünde görülür. filmin bazı sahnelerinde bir tahta gibi duran göğsü heyecanlandığını, nefes alışverişinin hızlandığını belli eder şekilde hızlı ve ritmik bir biçimde iner kalkar.

çekim planlarında güzergahı aracın içinden sadece kuşlar uçarken görürüz. ne zaman kuşlar uçar, o zaman yolu arabanın gözünden izletir kamera. arabasına binen son kişi olan türk adamın bıldırcınları kestiğini öğrendiğinde verdiği tepki de bu mesajı doğrular nitelikte. 20 kürek toprağın pazarlığı süresince durmadan taşınan topraklar, toprakla çalışan insanlar, toprağın kullanıldığı araziler görülüyor. bu toprak çalışmalarından birinde bedii'nin gölgesi ile dökülen toprak birbirine karışıyor ve beni en çok etkileyen sahne de bu diyebilirim.

türk adamla anlaşmasının ardından bir soru işareti bırakıyor, neden çukura kendi aracıyla gitmiyor? teklifini kabul eden birini bulduğu için mi, bıldırcınlar öldüğü için mi, ölmeye kararlı olduğu için mi yoksa zaten ölmekten vazgeçtiği için mi? ki izleyiciyi bu belirsizlikle baş başa bırakıp gidiyor kiyarüstemi.

bedii kendini en mutlu hissettiği yerin, edindiği en iyi arkadaşların askerde olduğu bilgisini sunuyor bize. sıra sıra askerlerden hemen sonra görüyoruz, sıra sıra çocukları. bir... iki... üç... kirazın tadını yeniden almak istemiyor musun?
devamını gör...

kafa sözlük yazarlarının karalama defteri

reçine. at kılı. kavak ağacı. reçine. yorgan. çiş. reçine. yumurta. mutlu. sigara. reçine. çekirdek. tabak. kızgın. git. gideme. vazgeç. vazgeçeme. alış. alışama. sev. seveme. git. gideme. reçine. böcek. iğde çiçeği. ıhlamur.

incir ağacında sallanıp duran bir çocukluğu kurtarmak için emek. başarısız. ağaç kesilir. birinin penceresindeki dalları karlı erik. kökleri zihnine çullanmış ağaç. bir gün ağaç olmak için mi köklerinden kurtulmak isteyecek? şaşılırdı buna.

"okuyabilsek çok ilginç olabilirdi bence."
devamını gör...

gbkz

tanıma ek olarak, kendi başlıklarında incelenme ve okunma gereği duyulabilecek sözcük ve ifadelere okuyucuyu daha kolay yönlendirebilmek amacıyla kullandığım özellik.
devamını gör...

bovarizm

madam bovary kitabı ile kavramsallaşan ve ismini bu kitaba borçlu terim. gaultier de laguionie tarafından yaratılmıştır.

bovarizm deneyiminde kişi kendini başkasınının yerine değil, sahip olduğunun üzerinde ve olduğundan farklı bir yere koyar ki bu, zaman zaman her insanın başvurabileceği kadar doğal kabul edilebilir.

her insanda az veya çok bir benlik yanılgısı, kendisini olduğundan farklı görme veya çarpıtılmış bir benliğe inanma söz konusu olabilse bile bovarizm uçlardadır. artık o insan hayal dünyasında yaşarken hayatında ise o dünyanın yoksunluğu ile yüzleşerek mutsuzluğa, huysuzluğa, memnuniyetsizliğe mahkum olur.

olduğunun üzerindeki kendine ve hayata duyulan özlem, inanç ve hülya yaşanmakta olan hayatı da güçleştirir.
devamını gör...

dut ağacı boyunca

bir azerbaycan türküsü. farklı seslendirmeleri mevcut türkünün sözleri:

dut ağacı boyunca
dut yemedim doyunca
yari halvette gördüm
danışmadım doyunca

menim balam kime neyler
körpe balam kime neyler
menim balam ay balam
körpe balam ay balam

kızıl üzüm siyahladı
verdim anam sahladı
anama kurban olum
meni tez adahladı

gedirdim yavaş yavaş
ayağıma değdi taş
senden mene yar olmaz
gel olah bacı gardaş


her ne kadar müziğin dili olmasa da türkü hakkında doğru yorum yapabilmek için türkçede de bir anlama sahip olan sözcüklerin aslında söylendiği dile bakmak gerekiyor. örneğin "danışmak" eylemi azerbaycan dilinden türkçeye "demek, söylemek" şeklinde çevriliyor.

dut ağacının mitolojik kökleri ise türküye farklı bir hikaye kazandırıyor ki türküde de bu hikayeye göndermeler mevcut. dut nihayetinde meyvesinin lekesinin en iyi koruk dutlar ile temizlenebildiği, ağacı ise bağlama başta olmak üzere farklı çalgıların gövdesini oluşturan bir bitki.
devamını gör...

kafa sözlük yazarlarını şaşırtan şeyler

"okuyun okutturun" türevi kitap tanımları. kitap hakkında tek kelime yazılmamış, "çok beğendim, harika, mükemmel. okuyun okutturun" yazıyor tanımda.

tamam, okuyayım okutayım ama neden? bu bir tanım mı gerçekten? neyini beğendin, neyi çok güzel kitabın? sırf "okumanızı öneririm." şeklinde kitap tanımı mı olur? yalnızca bir kitap başlığında bu tür tanımlardan on tane görmek mümkün. çok acayip.
devamını gör...

savaş sanatı



kitabı okurken bir gerçekle yeniden çarpıldım: dünya oyun değil, savaş alanı. ölüyorum anlasana! sun zi'nin strateji eseri görünürde, sırf bir kumandan veya hükümdar nasıl olmalıdır ve ne zaman durulur, ne zaman kaçılır benzeri konular üzerine. kim bilir, belki de zaten tek amacı budur fakat kitap oldukça "kullanışlı". bilgeliği ve gerekçeleriyle, bilhassa kavramları sınıflandırma ve tanımlamalarıyla arı duru bir eser. anlaşılır ama mistik, az fakat zengin.

eserin, her an bir savaş alanındaymış gibi yaşanan hayatlara da bir yöneticiye de bir ev hanımına da ilham olabilecek kadar geniş bir çemberi var. bu algılayışta çevirinin yadsınamaz bir etkisi olduğunu düşünüyorum. bu etki, cümlelerdeki sözcük dizimi tercihinde dahi sezilebiliyor.

savaşın ne kadar çok anlamı ve tarafı var. kitap için, süzülmüş bir yaşam bilgeliği diyorum. o sebeple okumakla bitmeyecek bir yanı var.
devamını gör...

kafa yazarlarının orhan pamuk hakkındaki düşünceleri

orhan pamuk başlığında ifade edilebilmesi mümkün düşüncelerdir. yazar adına açılmış bir başlık varken ve zaten o başlıkta düşünce beyan etmeye bir engel yokken bu başlığa gerek olduğunu düşünmüyorum.

iğne başlığı varken kalkıp, sözlük yazarlarının iğne hakkındaki düşünceleri başlığını açsam pek mantıklı olmaz sanıyorum ki. sözlük gibi platformlarda düşüncelerimizi paylaşıyoruz zaten.
devamını gör...

yavru köpek

birlikte yaşadığım ve ilgi arısızı haline gelen bebek. henüz çocuk olduğu için yetişkinliğinde sakinleyeceğini umarak kendisiyle günümüzü gün ediyoruz.

kardeşleri ve annesi olmadığı için oyunun dozunu kaçırıp şiddetli ısırdığında ağlıyor, canımın yandığını anlamasını sağlıyorum. yoksa ısırık şiddetinin ne kadarının can yaktığını ne kadarının oyun olduğunu öğrenemediği için ileride istenmeyen kazalar yaşanabilir. çok küçük olmasına rağmen şimdi bile şiddetli ısırabiliyor ama ben ağlayınca hemen kendi ayağını ısırıp ısırık testi yapıyor.

dişleri kaşındığı için fazladan bir ısırma merakı mevcut. onu da elim kolum yerine bir oyuncakla telafi etmeye teşvik ediyorum. yine de kolumu ısırmayı oyuncaktan daha çok seviyor.

yetişkin bir köpeğe göre daha zor anlıyor fakat daha kolay öğreniyor. bu sebeple azıcık sabırla eğitim vermek daha kolay bence.
devamını gör...

mekanik center olsun

sosyal medya semalarında "allah tahsilatını affetsin." cümlesiyle omuz omuza görülen taziye cümlesi.
devamını gör...

anıtkabir

gezebilmek için en azından 2 saat ayırmak gerektiğini düşündüğüm yapı. ben gidemedim diyenlere sanal müze linki, tık.

atatürk'ün naaşı ziyaret esnasında görülen anıtta değil, onun altındaki odada bulunuyor. bu odaya ancak ve ancak çok özel bir izinle girebilmek mümkün. naaşı 1953'te etnoğrafya müzesi'nden taşınırken ülkenin farklı noktalarından getirilen topraklar harmanlanmış ve defin bu memleket toprağına büyük bir törenle gerçekleşmiştir.

aslanlı yol'da taşlar öyle bir aralıkla yapılmış ki insan ancak başını eğerek yürüyebiliyor. tin tin bu yolda yürürken öğrenmiştim bu aralığın bilinçli tercih edildiğini.

atatürk'ün okuduğu kitaplar da özel eşyalarıyla birlikte burada sergileniyor. bazıları raflarda dizili halde, bazıları kendisinin sayfalara aldığı notlarla birlikte okunabilir şekilde sergileniyor, ki beni en çok etkileyen şeylerden biri bütün bu kitapları bir arada görmekti. burada farklı dillerden farklı konularda üç binin üzerinde kitap bulunuyor.

panaromalardan yüzlerce insanla birlikte geçerken güm güm atmıştı yüreğim. ayrıca yapı içerisinde inönü müzesi ve kabri de bulunuyor. eşyaları ve çeşitli belgelerle birlikte kendisi ile ilgili de bilgi sahibi olmak mümkün.
devamını gör...

aylak adam

neyse işte. bir mağarada radyo dinlemiştik. kimin fikriydi bu? bir başkası. geniş kubbeli, merdivenlere kadar su dolu bir binaydı. duvarları resimli. kıyısındaikiinsanınseviştiğidenizresmi değil. çürük bir su kokusu duyduk. orada şarkı söyledik, ben şarkıyı bilmiyordum. hatırladın değil mi? hiçbir şarkıyı doğru düzgün bilmem zaten. bir şarkıya baştan sona eşlik edecek dingin kafa yok bende.

"kız mısın yoksa?" onca sayfa içinden bir tek bu cümleyi seçip yazabilirim. korkaktır. doğru.

görmedim mi? bir yolculukta bir şarkıdan ne çok korkulur görmedim mi? zehirli bir şeye dokunmuş gibi çekmek isteyip kendini, herkesi başka şarkılarla avutmak istediğini görmedim mi? kimseye zararı yoktu. ölünceye kadar olmaz, yalnız bir şarkıyla bıraksa başka türlüsüne inanırdım.

ne adam? aylak, aylak adam. yusuf atılgan'ın. peh, aylak adam mı olur? nasıl bir adam ki bu? çok basit yazıldığı gibi. aylak adam. aylakım. yarım bıraktığım yerden olmaz.
devamını gör...

sanal müze

sanalmuze.gov.tr/ adresinden erişim sağlanarak ziyaret edilebilecek sanal müze gezi adresi. gerçekten gezip görmenin yerini tutmuyor ama oturduğun yerden müze gezmek de hiç fena bir deneyim değilmiş.

şu an sanal olarak gezilebilmesi mümkün müzeler:

efes müzesi - izmir
göbeklitepe ören yeri - şanlıurfa
zeugma müzesi-gaziantep
izmir efes ören yeri
etnoğrafya müzesi-ankara
anadolu medeniyetleri müzesi - ankara
antalya müzesi
göreme açıkhava müzesi-nevşehir
hattuşa ören yeri-çorum
troya müzesi - çanakkale
denizli laodikeia ören yeri
denizli hierapolis ören yeri
bitlis ahlat selçuklu meydan mezarlığı ören yeri
çanakkale assos ören yeri
istanbul arkeoloji müzesi
mersin arkeoloji müzesi
istanbul havalimanı müzesi
adıyaman nemrut ören yeri
ıhlara vadisi-aksaray
cumhuriyet müzesi - ankara
kurtuluş savaşı müzesi- ankara
gazi müzesi - samsun
boğazköy müzesi - çorum
arkeoloji müzesi - gaziantep
çorum müzesi
şanlıurfa müzesi
adana müzesi
hatay arkeoloji müzesi
van müzesi
izmir atatürk müzesi
istanbul türk ve islam eserleri müzesi
uşak müzesi
ankara cumhurbaşkanlığı milli mücadele sergisi

daha önce gidip gördüğüm müzeleri de inceledim, çekimler oldukça net ve özenli. sanal ziyaretçileri için de bilgi kutularını eksik etmemişler.
devamını gör...
devamı...
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.