pinkshinyultratambourine yazar profili

pinkshinyultratambourine kapak fotoğrafı
pinkshinyultratambourine profil fotoğrafı
rozet
karma: 6978 tanım: 591 başlık: 296 takipçi: 83
karma: 6978 tanım: 591 başlık: 296 takipçi: 83
The ancient serpent deceiver, the masses standing in awe. He will ascend to the heavens, above the stars of God

son tanımları


küllükte yanan sigaran dururken bir tane daha sigara yakmak

biraz önce başıma gelen olay...
bir kitap var, raffaello'nun hayatını 500 eser eşliğinde anlatan, ne zaman param olsa stokta olmuyor ve ne zaman param bitse satışa giriyor... "bir gün seni alacağım, içimde çok pis ukde kaldın. çok fena canımı acıtıyorsun ey kitap..." dedikten sonra bi sigara yaktım kederlenip ve fark ettim ki küllükte yanan sigara varmış zaten...

bu gece çok kederliyim ey sözlük, bir gün alacağım o lanet kitabı.
para bulabilirsem..
devamını gör...

e-kitap aranıyor duyuruları

raffaello - 500 görsel eşliğinde yaşamı ve eserleri
michelangelo - 500 görsel eşliğinde yaşamı ve eserleri
devamını gör...

en iyi zombi filmi

1968 yapım night of the living dead, günümüzün birçok zombi filminden çok daha kalitelidir.
devamını gör...

b sınıfı korku filmleri

dün sabah saatlerinde misfits dinlerken, tutmamış uykumun verdiği gazla kurduğum tek kişilik trol horror punk müzik grubum.
şöyle ki, oldukça trolüne şarkılar yaptığım bu müzik grubunda, *en az benim kadar* işsiz sapsız insanların şişirip içini bomboş bir hale getirdiği, birçok komplo teorisi videolarında hakkında konuştukları şeyleri konu edinmeyi planlıyorum.

evet, ilk şarklarımdan birisi yecüc mecüc.
yecüc mecüc song

ayrıca, banane ya ben de horror punk yapıcam.
devamını gör...

geceye bir şiir bırak



ah sylvia, ah.
devamını gör...

mounykhion

antik yunan takviminde, bugünün 26 mart - 23 nisan arasını içerisinde bulunduran ay.
devamını gör...

kafa sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar

görsel
devamını gör...

thesmophoria

antik yunan'da demeter için kutlanan bir festival.

attika takvimine göre pyanopsion ayının (ekim-kasım ayları) 11-12-13. günlerinde üç gün kutlanan bu festivalin birinci günü anados, ikinci günü nestia ve üçüncü günün ismi de kalligenia olarak isimlendirilir.

kutlanma sebeplerine gelecek olur isek, demeter'in biricik kızı persephone'un ölümü ve tekrar doğumudur. bu festivale erkeklerin girmesi yasaktı, sadece kadınlara özel bir festivaldi ayrıca
görsel
devamını gör...

intihar notu

pulpit

latince pulpitum kelimesinden gelen, hristiyan kilisesinde ayin sırasında üstünden vaazın okunduğu, yükseltilmiş, etrafı çevrili platform.

pulpit, 12.yüzyıl sonrasında, vaazın da ayinin bir parçası olarak kabul edilmesi ile ortaya çıkmıştır. kiliselerde, 11.yüzyıl sonrasında giderek daha zengin bir halde süslenmeye başlanan kuzey ambon'unun yerini almıştır. 12.yüzyılın ortalarında, italya'da birçok kiliseye pulpit yerleştirilmiştir. bunlar, çoğu kez orta nef'in kuzey yanında bir ayağa dayandırılan balkonumsu çıkmalardır.

sekizgen ya da altıgen olarak biçimlendirilen pulpit, bir kaidenin ya da ince sütunların üzerine oturtulmuş mimari öğedir.
devamını gör...

the smiths

aslında benzeri çok fazla olan *the love in, murrumbidgee whalers, the unknown, chalk garden, the reasons why... bu liste uzar gider* tatlı mı tatlı jangle pop müzik grubu. şöyle ki bu abilerimiz jangle pop'u seksenlerde farklı bir şekilde harmanlayarak özellikle 85 sonrası müthiş popüler hale getirmişler, kendileri gibi bir şeyler yapmak istemiş onlarca müzik grubu çıkarmışlar ortaya.

hatta buraya benzeri olduğunu düşündüğüm iki müzik grubunu bırakayım, kime dinletsem "birader bu smiths şarkısı zaten..." diyor.
bir
iki

hadi içimden geldi, üçüncü ve en smiths'e benzeyeni de buraya bırakıyorum, smiths özlemi çeken dinlesin
çok benzemiyor mu?
devamını gör...

boethos

m.ö 2.yüzyılın ilk yarısında yaşamış yunan heykeltıraş ve mimar.

khalkedon, yani bugünün kadıköy'ü içerisinde yaşamış bu amcamızın en bilinen eserleri, bir kazı boğmaya çalışan erkek çocuk heykelidir, bu heykel kendi döneminde ve sonrasında o kadar popüler bi hal almıştır ki, yüzlerce kopyası yapılmıştır ve günümüzde bu kopyalar bir yerlerde *münih heykel galerisi, louvre müzesi* sergilenmektedir.

bu güzel üstadın diğer yapıtları, tunus'ta mahdia yakınlarında denizde bulunmuş olan, bir olasılıkla kanatlı, tunçtan bir erkek taşıyan dionysos herması, oturan çocuk ve çocuk asklepios, m.ö 150-155 yılları arasına tarihlenen yazıtlı bir kaide; delos'ta iv.ansiokhos'un heykelini taşıyan bir başka kaide ve üstünde helenistik üslupla bir philoktetes betimlemesi bulunan kameo

ama gelin görün ki, bazı yapıtları arasında belirgin bir üslup farkı vardır bu abinin ve bu yüzden, aynı ismi taşıyan ikinci bir heykeltıraş abimizin eserleri ile eserlerinin karıştığı düşünülmektedir.
devamını gör...

metagenes

babası khersiphron ile birlikte, dünyanın yedi harikasından biri olan efes artemis tapınağını inşa etmiş giritli mimar.
yapı tekniği konusunda kitap yazdığı da rivayet edilir bu mimar amcamızın.
devamını gör...

laura

eski yunanca'da sokak anlamına geliyor. aynı zamanda geç antik dönem olarak nitelendirdiğimiz erken hristiyanlık döneminde, yunanistan'da ve kuzey afrika'da bugünkü libya sınırları içerisinde bulunan kyrenekia'da yaşamış yarı münvezi topluluk ve bu topluluğu içerisinde bulunduran manastır.
devamını gör...

kafa sözlük yazarlarının ruh hali

hepimiz insanız ve bazen kendimizi bazı konularda durduramıyor, alıkoyamıyoruz.
bir düşünce beliriyor kafamızda, bunu başka düşünceler takip ediyor ve bunların arasında kayboluyoruz, her geçen zaman daha dibe, daha çukurun içerisine gömülüyoruz.

buna benzer bir dibe vuruş kısımlarını en son ne zaman yaşadığımı hatırlamıyorum ama birkaç yıl oldu, herkesin kendine zarar verildiğini anladığı zaman diliminde buna dur deyip iyileşebilmek adına çabaladığı bir şeyler vardır. böyle kötü zaman dilimlerinde aktif olarak kullandığım sosyal medya ve sözlük hesaplarımı kapatır gider, elimin altındaki romanları okur ve kendime daha önceleri hakkında bilgi sahibi olmadığım farklı bir ilgi alanı belirlerdim, misal botanik.

bir süredir yine dibe vuruşa dair sinyaller ve kötü hissiyatları çok yoğun bir biçimde yaşıyorum. kendimi kötü hissediyorum, ayak parmaklarımdaki tırnaklardan tutun, başımın üzerindeki seyrek saç diplerime kadar... ama ne yazık ki bir yerleri kapatıp kendime zaman ayırmaya dair bir motivasyon, bir istek göremiyordum, zira daha da derinlerde kaybolmaktan korkuyordum.

ama bugün buna bir dur demek adına uzun uzun düşündüm, beni kanser yapmaya her geçen gün iten o pis çubuğu içime çekerek düşündüm. bir süre ne sözlüğe, ne twitter'a, ne instagrama, ne de lanet facebook hesaplarına girmek istemediğime karar kaldım, dahası da bu süre zarfını elimin altında okunmayı bekleyen mis gibi romanlar ve harika müzik projeleri ile taçlandırmaya karar verdim.

ama gitmeden önce sizlere birkaç şey söyleyip de veda etmeyi planlıyorum. arkadaşlar, sevgililer, ilişkiler... sizi mutsuz eden ve bu kısmı bildiği halde sizi umursamayan o mavi boyalı evlerde asla durmayın çünkü düzelebilen, değişebilen hiçbir şey olmuyor.
insanlardan değer beklemek en büyük hakkınız, insanlara değer verdiğiniz kadar değer göremediğiniz her saniye bir şeyler yolundan çıkıp bir uçuruma ilerleyecektir; değer görmediğiniz, hissetmediğiniz yerde lütfen durmayın...

her neyse, burada tanıdığım çok tatlı, çok hoş, çok minnoş insan evlatları oldu. hepsini tek tek sevdiğimi belirterek bir süre inzivaya çekilmek istiyorum.
sizleri seviyorum, sizler de sizleri sevip değer veren dostlarınızın, arkadaşlarınızın, ailenizin yanında olun.

kendimi iyi hissettiğim zaman yine gelirim zaten.

gübaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaay
devamını gör...

küçük kıyamet

2006 yapım taylan birarler filmi. sıcağı sıcağına gözlerim yaşlı, hüngür hüngür ağlayarak yazıyorum bu girdiyi.

harika bir film... çok ama çok etkiledi beni, geçirdikleri istanbul depremi sonrası biraz istanbuldan uzaklaşmak adına gittikleri tatil köyünde başlarından geçenleri anlayan bir film.

ama çok farklı, çok. 99 depremini yaşamış bir insan olarak söylüyorum ki çok etkilendim. o en son kısımlarında hüngür hüngür ağladım, ağlıyorum. keşke şu filmin değeri bilinseydi...

ve umarım sadece film olarak kalır bazı şeyler... umarım...
devamını gör...

cinayetler kulübü

agatha christie'nin haziran 1932 yılında yayımladığı, miss marple ve dostlarının soğuk bir akşam vakti şömine başında oturup aydınlatılamamış cinayet hikayelerini birbirlerine anlatarak çözmek için çabaladıkları muhteşem bir polisiye roman.
devamını gör...

sözlüğü bırakmak

son zamanlarda aklımda dönüp duran şey diyebilirim bunun için.
ne oldu, neden oldu bilmiyorum ama eskisi gibi buraya girmekten keyif alamadığımı fark etmeye başladım. sözlüğe bir şeyler kazandırmış, sevilerek okunabilen bir yazar değilim ama burada gerçekten severek okuduğum çok insan vardı... hala var gerçi ama o eski tadı neden alamıyorum bilmiyorum.

misal eskiden gündeme mutlaka bakardım, saatlerce burada yazılanları okurdum ama şimdilerde aklıma gelen bir tabloyu, bir heykeli, bir akımı anlatıp çıkıyorum. tuhaf zaman dilimi, tuhaf bi dönem. büyük ihtimal ile bunu yakın zamanda yapacağım ve sadece burayı değil, aktif olarak kullandığım sosyal medya hesaplarına da biraz ara verecek ve aklımdaki diğer müzik grubu projelerine yöneleceğim, onlar için uykusuz kalıp çabalayacağım.
ölmeden önce bir de garage punk yapmak istiyorum.
devamını gör...

sanat - tarih - bilim kulübü

mezun bir sanat tarihçi olarak bu kısımda yer alabilmek oldukça güzel olur! yok mu birlikte kuzey rönesansını anlatıp antik dönemin o harika mimari yapılarını tartışacak birileri?! ortaya çokzel projeler çıkar benden söylemesi.
devamını gör...

imla hatası yapmak

görsel
devamını gör...
devamı...
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.