insan insanoğlu yazar profili

insan insanoğlu kapak fotoğrafı
insan insanoğlu profil fotoğrafı
rozet
karma: 1396 tanım: 357 başlık: 179 takipçi: 8
karma: 1396 tanım: 357 başlık: 179 takipçi: 8
insana ve tüm canlılara değer veren; açık görüşlü, meraklı; hak ve özgürlükleri savunan; her düşünceye ve fikre açık bir insanoğlu.

son tanımları


sevip de söyleyememenin nedeni

beklentidir.
veya koşullu sevgidir.
oysa bir şeyi, kişiyi, eylemi seviyorsak; beklentimiz ve koşulumuz yoksa, söylemenin hiçbir zararı olmadığı gibi, faydası olur.
belli ki karşılığında bir şey bekliyoruzdur. "karşılık alamayacağımız" durumu, beklentilerimizi karşılamayacağı için söylemekten kaçınıyoruz.
o bizi sevse de sevmese de seviyorsak, bunun arkasında olmak son derece gururlu bir durumdur. söylenmesinde de hiçbir zarar yoktur.
bence söyleyin; :) rahat edersiniz.
devamını gör...

ılık modası yüzünden düzgün pantolon bulamamak

maksadı dar pantolon giyenlere "ılık" diyebilmek için açılmış bir başlıktır. ben her gittiğimde normal(bol) kesim bulabiliyorum.
artık "ayrımcılık", "yargılama", "(bkz: kendisinden olmayanı aşağılamak) "tan vazgeçsek de, faydası dokunan konulardan bahsetsek daha iyi olur.
devamını gör...

anı yaşamak

umursamadan, sonu düşünmeden, hep zevk alınması gerektiği sanılan bir eylemin aksine, şimdiki zamanın farkına varıp, onu hissetmek, onun tadını almaktır.
o an ne yaşanıyorsa onu doya doya yaşamaktır. araya başka bir şey, düşünce, kaygı sokmamaktır.

sevdiklerinizle güzel bir yemek yiyorsunuzdur. o anı fotoğraflayıp bir hatıraya dönüştürmek isteyebilirsiniz ama yemeklerin fotosunu çekip, sürekli özçekim alıp, paylaşıp, beğenileri takip ederseniz yaşayamazsınız anı.

bir gösteri izliyorsunuzdur. sosyal medyada paylaşmak için gösteriyi telefonun ekranından izleyerek yaşayamazsınız anı.

sevgilinizle beraber vakit geçirirsiniz, acaba ilerde aldatır mı, aklından şimdi ne geçiyor diye zorlarsanız yaşayamazsınız anı.

geçmişinizi düşünüp, canınızı sıkarsanız zaten değiştiremeyeceğiniz şeylere üzülürseniz anı yaşayamazsınız.

yemeğinizi doymak için çabucak yerseniz, yaşayamazsınız o anı. lokmaları yavaş yavaş çiğnerken aldığınız tadı, kokuyu yeterince yaşayamazsınız.

kısacası hayata doyamazsınız anın yaşayamazsanız. acısı ile tatlısı ile yorgunluğu ile sevinci ile yaşamak gerek. o an ne yaşıyorsan onun tadına varmaktır anı yaşamak. tecrübe etmektir. boşlukları doldurmaktır. doya doya yaşamaktır.
devamını gör...

z kuşağı

edindiği bilgi kadar değerli olabilecek bir kuşaktır.
kişisel tercihleri ve yaşamı kimseyi ilgilendirmez ama sosyal medyada binlere takipçi kazanmayı başarı olarak görmekle de pek bir yere varamayacaktır.
dünya genelinde bilimle, uzayla ve felsefe ile ilgilenen; sosyal ağı ne kadar eğlendini ve ne kadar "cool"olduğunu göstermek yerine bilgi edinmek için kullanan z kuşağı yükselişe geçecektir ve dünya yaşamı için çok kıymetli olacaktır. sadece kendileri için değil, tüm insanlık için faydalı ve hatta kahraman bir kuşak olacaktır.
devamını gör...

hayalimdeki kadın

en başta insan;
insan hak ve özgürlüklerine değer veren;
ekonomik ve sosyal özgürlüğü tam;
inançlara saygılı, bilimi hayat rehberi edinmiş;
ailesinden sevgi görmüş, iyi eğitim almış, iyi öğretim görmüş;
canlılara ve doğaya saygı gösterip seven;
insanları görünüşüne göre yargılamayan;
evrensel ahlak krallarına uyan;
zihnen ve bedenen sağlıklı bir kadındır.

çevremde, ailemde, arkadaşlarım arasında ve belki hayatımın tam içinde görmek istediğim ve hayalini kurduğum bir kadındır.
bunun gerçekleşebilmesi için başta erkelerin de kadınlara(insanlara) layık olabilmesi, bu seviyeye gelmesi gerekir.

ama şöyle bir bakıyorum... hayvanlık yapan, insan genleri taşımayan, gelişimini tamamlamamış hemcinslerim olduğu sürece bu tanımlamanın pek bir anlamı ve değeri kalmıyor.

başlığı iyi niyetle açtığımı ve samimi duygularla tanımlama yaptığımı belirtmek isterim.
kadın yazarlardan da (bkz: hayalimdeki erkek) tanımlamasını girerek katkı sağlamlarını dilerim.
devamını gör...

sevgi ile aşk arasındaki fark

aşk, gizemdir.

"gizem kalkınca, kişiyi tamamen tanıyınca aşk biter." demiş flu tv.
devamını gör...

başlıkları engelle butonu gelsin kampanyası

ısrarla beklediğim özelliğin kampanyası.
eyyyyyy yönetim!
eyyyy yazarlar!
niye gelmiyor?
devamını gör...

astronot ve kozmonot'a yerli isim önerisi

erdronot.
devamını gör...

bana sen diyemezsin

teknik açıdan ve bildiğim kadarıyla da hukuken ikinci tekil şahıs ile ifade etmenin hiç bir sakıncası olmadığı halde, ifade edilen kişinin rahatsız olduğu durum.

hiç ölmeyecekmiş gibi ve kendimizi çok önemli kişiler gibi görüp, karşımızdaki küçüğü* veya aşağı meslekteki kişileri* kendimizden alçakta görüp onları küçümsemek ile alakalı bir durumdur. tıp doktorunu işletmeciden aşağılık görmek de ayrı bir başlık konusudur. :)

kültürler, bilimsel çalışmaların sonucu değildir. alışkanlıkların aktarılarak gelmesidir. atalarımızdan hangi alışkanlıklar miras kaldı ise onu yapıyor; farklı bir şeyler görünce şaşkınlık geçiriyoruz. eğer atalarımızdan siz değil de herkese ikinci tekil kişi olarak ifade etmeyi alışkanlık haline getirseydik bu hiç sorun olmayacaktı.

peki o zaman hitap şekli "sen" olan kişiye, bize en ufak bir zararı olmasa bile neden sinirleniyoruz?
1. alışkanlık.
2. saygının "siz" ifadesi olduğunu sanıyoruz.
3. aşağılık takıntısı.

iddia ediyorum, çoğumuzda maalesef var bu aşağılık takıntısı. kimse kendine yalan söylemesin, dürüst olsun. markette kasada duran kasiyer bunu da ister misin? dediği zaman çoğunluk rahatsız olacak. fakat kibarca "ister misin?" diye sormuştur.
ama sen kasiyerden üstünsündür. o sadece hizmet eden bir canlıdır. ona kızmaya hakkın vardır. sana saygı duyup "siz" demek zorunda olarak görürsün. bu sadece bir örnek.

mesela yolda yürürken hiç tanımadığınız ve sizden küçük biri ile bir şekilde konuşmanız gerekir ve "sen" diye hitap eder konuşmasında. size hiç bir zararı yokken sinir olursunuz. neden?
kendinizi yeterince değerli hissetmemişsinizdir. belki önemli bir iş yapıyorsunuzdur ama küçücük gördüğünüz ve belkide işi gücü olmayan kişi size "sen" demiştir. gıcık olursunuz. neden?

size hiç bir zararı olmayan, amacı sadece derdini anlatmak olan kişinin sen demesi neden bu kadar sorun oldu ve oluyor?
devasa bir zaman diliminde, adı bile anılmayacak kadar kısa olan hayatlarımızda bunu neden bu kadar önemsiyoruz. üstelik çoğumuz einstein değiliz. buluşlar yapıp dünyayı kurtarmıyoruz. bunları yapan insanların da buna takıldığını sanmıyorum. çünkü kendini kanıtlamış, özgüveni yerinde olan insanın buna takılması pek mantıklı değil(güç ve saygı fetişisti değilse).

yazdıklarım yine çoğunluğun gücüne gidecek farkındayım ama yine de yazıyorum. zaten çoğunluk dediğimiz, alışkanlıkları yani kültürü sorgulamadan uygulan bir insan topluluğu değil mi? kıla, tüye, ota takılmaktan pek fazla ileri gidemiyoruz.

ayrıca "sen" denildikten sonra ne gibi bir zarara uğradığınızı açıklayabilir misiniz? sorusunun cevabını gerçekten çok merak ediyorum.
devamını gör...

türkiye uzay ajansı

havai fişek ile uzaya gidilemeyeceğini bilmesi gereken bir ajanstır.
devamını gör...

#türkiyedinsizleşiyor

doğru olduğunu düşündüğüm bir tespit.
hangi din olursa olsun temelinde insanların sapkınlıklarını, zalimliklerini ve adaletsizliklerini engellemeyi barındırır. kusursuzdur demiyorum.
-etrafa bakıyoruz, kadın cinayetleri var mı? var.
-suçlular cezasını çekiyor mu? çoğunlukla çekmiyor ve dışarıda geziyor.
-hak arayanlar, adalet isteyenler ve sadece düşündüklerini söyleyenler ceza alıp suçlanıyor mu? evet.
-inanç özgürlüğü var mı? yok, çünkü elinde gücü olanın düşüncesine ve dinine mensup değilsen dışlanıyor hatta şiddete maruz kalabiliyorsun.
yani cinayetin artması, hırsızlıkların ve dolandırıcığın resmileşmesi, özgürlüklerin engellenmesi, dinsizleştiğimizi gösteriyor.
bu kadar ahlaksızlığın ve pisliğin arttığı yerde üstelik müslümanız* dedikleri yerde; evet türkiye dinsizleşiyor.
o dışladıkları ateistler, deistler vs. onlardan kıyaslanamaz derece ahlaklı ve namuslular. ahlak ve namus dinlilikle dinsizlikle alakalı değildir.

amaçaları, din adı altında her türlü pisliği, ahlaksızlığı, namussuzluğu yapıp engel olanları da dinsizlikle suçlamak. ama aslında olan kendilerinin dinsizleştiğidir. evet. #türkiyedinsizleşiyor.
devamını gör...

kafa sözlük yazarlarının istekleri

başlık engelleme özelliği gelmezse sözlükten gitmek istiyor.
devamını gör...

bir cümleyle hayattan öğrendiklerimiz

tanınmış kaynaklar, ünlü kişiler de olsa her söylediklerine inanmayıp ciddi ve bilimsel araştırmalarla gerçeğin peşinden koşmak.
devamını gör...

başlıklarını engelle butonu

kafa sözlüğe gelmesini istediğim özellik.

kişileri engelledik, mesajlarını engelledik ama değer verdiğimiz başlıklara daha kolay ulaşmak için başlıklarını da engellemek gerek düşüncesindeyim.
sözlüğün tasarımı ve kullanışlı olması twitter kullanıyormuş gibi hissettiriyor. bu durum gelecekte diğer sözlüklerden daha iyi ve düşüncelerin rekabet ettiği bir platform olma potansiyeli olduğunu düşündürüyor.
başlığı engelleme butonu yanında daha başka bir çok özellik de eklenmesi gerekecektir. zamanla ihtiyaçlara göre belli olur ama şu an için öncellik başlık engelleme özelliğinin gelmesidir.

en azından denenebilir. akış alanında görüp, vakit ve enerji kaybettirecek başlıkları engellersek sanıyorum çocukça açılmış başlıklar da zamanla azalır. kimsenin özgürlüğü kısıtlanmıyor aksine demokrasilerde olması gerektiği gibi herkes mutlu oluyor.
devamını gör...

anne keşke çok paramız olsaydı

biraz önce markette duyduğum söz.

1919'da, yüz yıldan daha uzun zaman önce, dünyanın saygı duyduğu liderin önderliğinde, onurlu ve namuslu insanların kanı ile sulanmış bir ülkenin temelleri atılmaya başlandı. çok kısa zamanda; 20 yıldan çok daha kısa bir zamanda sefaletin içinden sanata değer veren, ekonomisi hızla gelişen, eğitime önem veren, kadına olması gereken haklarını dünyadan önce veren bir ülke haline geldik. çok kolay okudunuz bu cümleleri; bir kez daha düşünün. açlık, acı, sefalet, kan... insanlar ailelerini kaybetti. hayal bile edemeyeceğiniz acılar çekti ve bu kıyametin içinden hızla ve dünya ile yarışabilecek bir ülke kuruldu.

şimdi geldiğimiz nokta bu: "anne keşke çok paramız olsaydı". ucuz bir marketin, ucuz ürünlerini alan ve market sepetine bile ihtiyaç duymayacak kadar az gıda alan bir aile. bu sözleri duyarken ben utandım ama halkın seçtiği ve halka hizmet etmesi gereken kişiler nasıl olur da utanmaz? o kanlı savaşların üzerinden neredeyse bir asır geçti. kimseyi suçlamıyorum. üzerine düşünülecek bir konu paylaşıyorum.
devamını gör...

swh

türkiye’de, resmî dili türkçe olarak kabul edilen bir ülkede, türkçe konuştuğumuz insanlar arasında ingilizce kelimelere başvurduğunuz bir durum.
devamını gör...

kışın denize girmek

ocak ayında güney yarım kürede "neden olmasın?" dediğim bir durumdur.
devamını gör...

otomatik vites araba kullanan erkek

manuel vites ameleliktir.
devamını gör...

ireal pro

klasikleşmiş şarkıların akor şeklinde gösterildiği bir uygulama.
özellikle caz standartlarını içerir. üstüne klasikleşmiş pop parçaları, latin parçaları da eklenebilir.
aynı zamanda kullanıcılar da kendi belirledikleri parçaların akorlarını yazıp, ireal pro forum sitesinde paylaşarak sisteme katkı sağlarlar.

ritim, tempo ve parçanın tonu ile ilgili seçenek sunar.
akorlarda hangi dizi çalınacağı ile ilgili ipucu da verir.

parça üzerinde melodi ve doğaçlama çalışmak için kullanıcıya eşlik eder. eşlik sesleri çok da iç açıcı olmasa da çalışmak için bir fırsat verir.
devamını gör...

amazon.com.tr

kargosu gelmeyen adamı, kargosu gelen adama çevirmiş bir alışveriş sitesidir.

devamını gör...
devamı...
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.