armysuzy yazar profili

armysuzy kapak fotoğrafı
armysuzy profil fotoğrafı
rozet
karma: 19991 tanım: 1791 başlık: 272 takipçi: 194
armysuzy (editor) (düşes)
karma: 19991 tanım: 1791 başlık: 272 takipçi: 194
ah ben karanlık şeylerden bahsetmek için dünyaya gelmemiştim. içim tatlı, sıcak, neşeli şeyler anlatmak isteğiyle yanıyordu.

son tanımları


kafa sözlük muhaliflerinin kuracağı sözlük

madalyam alındı ama editöre saymadığım şey kalmadı, bir de üzerine tehdit ettim* demiyor elbette kimse. "madalyam alındı" diyor sadece.

kimse dönüp de kendisine ve uslubuna bakmıyor.

t: kurulduğu taktirde çok büyük çoğunluğunun hiçbir şeyi beğenmemek üzerine programlanmış kişilerin doluşacağını düşündüğüm ve uğramayacağım sözlük.
devamını gör...

kafa sözlük dizi ve film kulübü korku filmi festivali

korku ve gerilim varsa ben de varım!

uzun süredir büyük emekler eşliğinde hazırlanan film festivali için sonunda son 1 gün. büyük bir heyecanla bekliyorum.
devamını gör...

kafa sözlük kitap edebiyat kulübü

saat 21.00'da bir idam mahkumunun son günü hakkında konuşmak üzere toplanacak kulüp.

tartışmaya katılmak isteyenleri buradan kulübe davet ediyoruz.
devamını gör...

geceye bir şarkı bırak

ne zamandır öyle karamsar bir ruh haline bürünmüştüm ki, kendimi tanıyamıyordum. normalde olayların olumsuz tarafına uzun süre bakmayı sevmem fakat bir süredir o taraftan gözlerimi alamıyordum.

birkaç gündür eski halime döndüğümü hissediyorum. insan kendini özler mi? ben çok özlemişim.
ve birkaç gündür dilime takılan, tekrar tekrar dinlemekten büyük zevk duyduğum şarkıyı paylaşıyorum şimdi. iyi dinlemeler.
özlediğim benliğim, her şey seninle güzel.

devamını gör...

kızıl veba

jack london'ın eserinde geçen kızıl veba, insanın kalbinin daha hızlı atmasına, ateşinin yükselmesine ve yüzlerinin kızıl bir renge bürünmesine sebep olan bir hastalık. bence vebanın en kötü yanı, bu hastalığı kapan insanların dakikalar içerisinde topuklarından başlayıp kalplerine gelene kadar yavaş yavaş (o sınırlı dakikalar içerisine göre yavaş) hissizleşmesiydi. zaten kalbe geldiğinde ölüyorlardı.

işte kitap bu veba'dan sonra hayatta kalanları anlatıyor. daha doğrusu hayatta kalan yaşlı bir insanın torunlarına geçmişteki düzeni anlatıp şu anki dünyadan, dilin ve insanların yozlaşmasından, insanların nasıl kaba saba bir hal aldığından duyduğu hüzne şahit oluyoruz.

diğer yazar arkadaşlarım da belirtmiş fakat jack london'ın ne kadar ileri görüşlü bir kişilik olduğuna ben de bir kez daha değinmek istiyorum. övülmeyi ve takdiri kesinlikle hak ediyor çünkü 1912 yılında yayınlanan ve gelecek hakkında birçok tahminde bulunarak yazılan bir eserin gerçeklerle bu kadar paralellik göstermesi hayranlık verici. zaten kitabı okuduğunuzda çevirmenin açıklayıcı ve kısa olmasına rağmen doyurucu açıklamasını görebilirsiniz fakat kısaca bu paralelliklere değinmek istiyorum:

- kızıl veba'da kendi canını hiçe sayıp başkalarına yardım edenler günümüzde yaşanan salgındaki sağlık çalışanlarıyla ve kaosta bile başkalarına yardım edenlerle,
- insanlar zaten hemen öldüren kızıl veba ile uğraşırken keyif ve kaos çıkarmak için yangın çıkarıp kızıl vebaya eşlik eden kızıl gökyüzünü oluşturan benciller, günümüzdeki çıkarcı insanlarla paralellik gösteriyor.
devamını gör...

bengaripsengüzeldünyaumutlu

sözlüğe geldiği ilk zamanlarda dikkatimi çeken yazar. fakat pek konuşmuşluğumuz yoktu, karşılıklı okuduğumuz tanımlar sayesinde belki az da olsa fikir sahibi olmuştuk. yani en azından ben öyleydim.

nickaltına yazılan bunca güzel tanımı ne kadar hak ettiğini kulüpler açıldıktan sonra tam manasıyla anladım çünkü bu sayede kendisiyle iletişim içerisinde olduk. kibar, yardımsever, çalışkan gibi sıfatlar sıradan kalacaktır ve eminim onca tanımın içinde bunları yazan birçok yazar arkadaşımız vardır.

ben kendisine bana güvendiği için teşekkür etmek istiyorum. insan bazen kendisine bile güvenemiyor. bir başkasının güvenini kazanmak, daha doğrusu o kişinin size güven duyması o kadar değerli ki. teşekkür ederim umutlu'm. ayrıca nick'ini seven yazarlardan biri de benim ihihi.
devamını gör...

uzaylı danilo

aklıma danilo zanna'yı getirdiği için otomatikman sempati duyduğum yazar.
kimse de hoş geldin dememiş, hoş geldin uzaylı danilo.

ayrıca bugün doğum günüymüş sevgili yazarın. buradan da kutlayayım, mutlu yıllar!
devamını gör...

pdf kitap okumak emek hırsızlığı mıdır sorunsalı

hoş olmayan ve emek hırsızlığı olarak sayılması gereken sorunsal.

okuma kitaplarında zaten pdf olarak okumayı sevmiyorum çünkü gözlerimi yoruyor ve kağıda dokunmayı, sevdiğim cümlelerin altını çizmeyi seviyorum fakat ders kitaplarında pdf kullanmak zorunda kalıyorum çünkü kitaplar dolar ile satılıyor. en az 5-6 kitap almam gerektiğini düşünürsek ülkemizin bu durumunda imkansız bir hal alıyor öğrencilerin bu tarz kitapları satın alması.

yani evet emek hırsızlığı ama bunu en aza indirmek için kendi adıma elimden geleni yapıyorum.
en basit bir kitap bile 100$ fakat türk lirası ile hesaplayacak olursak 800 küsür tl. emek hırsızlığı yapmak zorunda kalıyoruz. söyleyeceklerim bu kadar.
devamını gör...

tourette sendromu

tourette sendromu halk arasında tik hastalığı/ tik bozukluğu olarak da bilinir. kişinin beynini, sinirlerini etkileyen ve istemsiz olarak ortaya çıkan tekrarlı sesler ve/ veya tekrarlı motor hareketler yapmasına neden olan bir bozukluktur.

sendromun semptomları motor ve vokal tikler olarak iki gruba ayrılır. motor tikler bir veya daha fazla kas aynı anda çalıştığında ortaya çıkar. örneğin, aynı anda veya farklı zamanlarda göz kırpma ve başın sallanması, nesnelere dokunma, tekme atma vb.
vokal tikler ise burun, ağız ve boğaz bölgelerinde oluşan tiklerdir. örneğin, bu sendroma sahip kişiler kendilerini bir kelime, cümle, deyim veya küfür söylemekten alıkoyamayabilirler.

yaptığım araştırmalar ve vaka incelemeleri sonucu bu hastalığın çocukluk ve erken ergenlik döneminde ortaya çıkıp ergenlikte daha da şiddetlendiğini söyleyebilirim. hatta hastalar tikleri bastırmaya çalıştıklarında daha da şiddetlendiğini belirtmişler. tikleri bastırmak için konsantrasyon ve çaba gerekir (pinel j.p.j, 2011). tikleri bastırma kararı prefrontal cortexten gelir ve beynin merkezine yakın bulunan kaudat çekirdeğine etki eder (sowell et al., 2008).

hastalarda çok sık görülmese de başkasından duyduğu bir cümleyi tekrar etme durumu da görülebilir. buna literatürde ''echolalia'' denir.

sendromun nedenine gelecek olursak, nedeni tam olarak bilinmese de genetik faktörlerin etkili olduğu bilinmektedir. kesin tedavisi olmasa dahi davranışçı terapi'den yararlanmak doğru bir tercih olacaktır.

tourette sendromu kişinin hayatını karmaşık ve zor bir hale soksa da eğer hastalar aileleri ve yakınlarından destek, ilgi ve sevgi görürlerse yaşamlarını çok daha mutlu ve verimli geçirebilirler.

sendroma sahip olan ünlü kişiler: david beckham, billie eilish, wolfgang amadeus mozart.
devamını gör...

sözlük radyosu bayram sabahı yayını

öncelikle günaydın herkese.

büyük bir heyecanla beklediğim radyo yayını.
***
devamını gör...

havanın niye bu kadar sıcak olması

yaz gelsin diye çetele tutan yaz aşıkları* umarım bu sıcaklarda bir köşede ağlıyordur.

yaz, git başımdan ben sana göre değilim
ölümüm birden olacak seziyorum
hem sıcaksın, bunaltıcısın biraz, çirkinsin

yaz, git başımdan istemiyorum
benim yağmurumda gezinemezsin, üşürsün
dağıtır gecelerim bunaltıcı sıcaklığını...
devamını gör...

kitap okumayan insan

büyük ihtimal küçük yaşta ailesinin etkili kitap okuma yapmadığı veya yapsa dahi kitap okumanın ilgisini çekmeyi başaramadığı kişidir.

başka ilgi alanları vardır muhakkak. fakat eğer bir yerden kitap okumaya başlamak veya kitaplar hakkında konuşarak ve toplantılara katılarak keyifli vakit geçirmek isterse kafa sözlük kitap edebiyat kulübü kendisini bekliyor olacak.
devamını gör...

büyükşen cinayetinde katil belirsizliği

yok kiralık katil tutulmuş da yanlış eve girmiş miş miş.

ya aslında bu duruma iki şekilde bakıyorum. ilki, kendimizi büşra'nın travma sonrası verdiği ifadelere ve çelişkilere öyle kaptırdık ki kiralık katil tutulmuş olabileceği ve yanlış eve girdiği senaryosuna kendimizi inandırmak istemiyoruz.

ikincisi, ortada o kadar soru işareti var ki, "kara köpek bunu da mı yapacaktın?" "mehmet ali şaka mı yapıyorsun?" sözleri, uğur'un saçma tik rolü, mehmet ali'nin saçma salak çelişkili ifadeleri, uğur ve eşinde barut izi çıkması vb.

yengenin telefondaki mesajları silmesini yazmadım çünkü olaydan bağımsız ama kimsenin öğrenmesini istemediği başka bir şey varsa onun için de silmiş olabilir.

büşranın kendini yalan çıkaran ifadesini de yazmıyorum çünkü travma sonrası insanda donukluk olabilir. birileri de çıkıp "neden eve girmedin belki annen yaşıyordu" ya da "neden ağlamadın?" diye sorabiliyor. travmatik olay herkeste aynı tepkilere yol açmaz. büşrayı anlayabiliyorum.

eğer gerçekten kiralık katil evleri karıştırdığı için (bakın burası aşırı saçma çünkü bu adam önceden zaten gideceği yeri gözlemler, kimi vuracağına emin olur ve düzgün bir silah taşır) bir aileyi katlettiyse o kadar üzücü ki. ikinci ihtimalde de üzücü fakat ilk ihtimal akıl almayan cinsten. büşra'nın yaşadıkları travmanın da üstünde bir dram.

ikinci ihtimalde büşra ve uğur kardeşlerin bilip susması geride aileden kalan kalıntıları (3 kardeş) yok edecek. nereden bakarsanız bakın mahvolan bir aile. bizim için konuşması ve yazması basit.
devamını gör...

kafa sözlük kitap edebiyat kulübü

herkese merhaba!

kitap edebiyat kulübüne nereden katılacağını bilmeyenler için hemmen bir link bırakayım: discord.gg/vYRBKKPsMz

bu linke girdikten sonra genel kurallar'ı onaylayıp bekleme odasına mahlasınızı ve katılmak istediğiniz kulübü/ kulüpleri yazarsanız katılmış olacaksınız.
devamını gör...

ümitcan uygun'un tahliye edilmesi

bu ülkede yardımsever olunca hakkın yeniyor, katil, zorba olunca itibar görüyorsun ve tahliye oluyorsun bu nasıl bir sistem?

dna örnekleri uyuştuğunda, canlı yayında şiddet uyguladığında, silahlarla fotoğrafları olduğunda zaten her şey bitmişti, daha ne gibi bir kanıt aranıyor, neden suçlu bulunmaması için büyük bir çaba gösteriliyor? gözaltına alınması bile uyuşturucu yüzündendi, dna örnekleri uyuştuğu için değil!

önceden adaletin yavaş ilerlemesine sinirlenir ve üzülürdük, artık ilerlemiyor bile.
devamını gör...

kafacıların unutamadıkları dizi replikleri

insanın hayatta bıraktığı yerden yeniden başlaması, hiçbir şey değişmemiş gibi... mümkün mü?

zamanı durdurabilir miyiz? mümkün değil.

akıp gidiyor, hem de koşa koşa...


lise defteri adlı bir diziden bu alıntı. gezinirken diziye rastladım ve daha ilk sahnesinden böyle bir alıntı ile karşılaşmak, kendi düşüncelerimi ben çok küçükken yayınlanan bir dizinin ilk sahnesinde, günlüğe yazılırken görmek içimde garip, asla unutamadığım bir soru ile tekrar karşılaşmanın hüznünü ama bu sorunun tanıdık olmasının sıcaklığını uyandırdı.

son zamanlarda hiç olmak istemediğim umutsuz, karamsar ve sinirli bir insana dönüştüm. hayatı nerede bıraktım onu dahi bilmiyorum. daha doğrusu neden bıraktım? bıraktım mı? bıraktığım yeri bulup kaldığım yerden başlayabilir miyim?

umutlu biri olduğum için birçok sorunun üstesinden geliyordum fakat artık hiç öyle hissetmiyorum. tüm canlı varlıkları sevebilecek sevgiye sahipken artık birçok şey sevilmeye değer değilmiş gibi geliyor. ki öyle.

ben sanırım hayatı öğreniyorum. bir şeyi öğrendiğime hiç bu kadar üzülmemiştim. beni bir aydınlanma hiç bu kadar huzursuz hissettirmemişti.

karanlık bir parkta şarkı söyleyen isimsiz kuş,
neredesin?
neden ağlıyorsun, ben ve sen burada tekiz.

-kim taehyung, 4 o'clock.
devamını gör...

bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak

ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında
ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında

sabahattin ali, nazım hikmet ran gibi ustaların şiirlerinden bestelenen mükemmel şarkılara ev sahipliği yapan yayın. teşekkürlerimi sunuyorum.
devamını gör...

herkesin kendini özel sanması

kişi, başkalarının hataları için onları sorumlu tutarken, kendi hataları için dış etmenleri sorumlu tutma eğilimindedir [self serving bias]. aynı şekilde kendi başarısızlıklarımızı dış etmenlere bağlarken başarılarımız için pay alırız.

kişi, kendi seçim ve düşüncelerini yaygın koşullara uygun görür. oysa kimse bu kişiler gibi düşünmek zorunda değildir. [false consensus effect]

kişi, sahip olduğu olumlu özelliklerin sadece kendisine has olduğunu düşünür. [false uniqueness effect]

kişi, kendi inanç, düşünce ve varsayımlarını destekleyen, söylediklerini doğru çıkaracak bilgileri kayırma, öne çıkarma eğilimindedir. [confirmation bias]

bunları ve daha birçok kendimizi özel sandığımız anları anlıyorum fakat zaten taktığı maskenin üzerine bir maske daha takıp ortalıkta kendini yüceltmeye çalışarak en iyisini ben bilirim tavrıyla oraya buraya saldıran kişileri anlamıyorum. bu kişilerin özel olmasından çok, çocukça geliyor. elbette her yerde olduğu gibi sözlükte de var veya vardı bu tipler. hatasını kabullenmeyip (bu kişiler asla hata yapmaz kendilerince) ''ben bilmem kaç bin tanım yaptım, saygı duyun'' diyen kişileri anlamam mümkün değil. tanımın sayısından çok içeriği, yazım tarzı ve niteliğinin daha önemli olduğunu düşünüyorum. yazarları sözlükte özel yapan birçok etmen var fakat bu kesinlikle tanım sayısı veya karma değil bence. belki de özel de değilizdir*. ama zaten olsak ne, olmasak ne.

neyse, özel olmaktan nerelere geldin armysuzy. ama alakalı efenim tüm dediklerim. buraya kadar okuduysanız ne mutlu.
devamını gör...

yazarların şu an okudukları kitaplar

hakkında olumlu incelemeler yapıldığını gördükten sonra bir hevesle aldım uğultulu tepeler'i. şimdi okuma vakti.

eğer siz de kitap okumayı seviyor, edebiyatla ilgileniyor ve bunlar hakkında konuşmak istiyorsanız kafa sözlük kitap edebiyat kulübü sizleri bekler**.

görsel
devamını gör...

kafa sözlük istatistiklerinin dibe çakılması

hiç "ayşegül tatilde"yi okumamış kadar acımasızsınız..

yasaklar kalktı, uzun süredir bunalan halk dışarda, gezmede, piknikte, tatilde. çok normal değil mi ya?

ayşegüller tatilden dönecek, istatistikler yükselecek.

edit: ayşeğül yazmışım, halbuki ben çok okurdum ya niye böyle oldu.
devamını gör...
devamı...
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.