bugün "hey sen bokboğaz, sen kimseye bunu dikte edemezsin tmm?" şeklinde özetlenecek bir tür cevap entrysi okudum. bu, bizim ülkemizde çoğu meselede tartışma kültürünün ve üslubun oturmadığının en güzel örneğidir. aslında bu entry de o başlığa yazılmıştı ama özünde meselemiz tartışma kültürüdür. iyice saçmalamış ve acilen kurtarılması gereken kültürdür.

şimdi koca koca adamlar sözlüğe geliyor, bir konuda çok kızıyor ve "şu namussuzlara verip veriştirmenin zamanı geldi artık" diyor. kime ve ne hakkında olursa olsun , bu olay genellikle cennet mahallesindeli ferhat ile şirin arasındaki kavganın, az buçuk eğitim almış insanlardaki yansıması olarak gerçekleşiyor. bunun diğer eğitimli, az çok oturaklı insanlarda yarattığı hisse de ben boktanlık diyorum çünkü bu hissin tam olarak bir kelime karşılığını bulamadım.

bizim gibi, öyle ya da böyle bu lanet olası sözlüklere tanım girecek kadar görmüş geçirmiş ve okumuş insanların tartışma kültürüne en dipten başlaması hoş bir şey değil. "ey marilyn monroe, sen nesin ya ? kasımpaşalılığı senden öğrenecek değiliz biz ya, çok afedersiniz, eğer bilgi içerikli tanım girmeyeceksek de bundan şahsım adına ben gurur duyarım, anladın mı marilyn" bunun bir yolu yordamı vardır.

bir konuda birinin argümanını eleştireceğimiz zaman, ki bu aynı başlık altındaki direkt bir entryi de hedef alabilir, şahsın kendisini doğrudan muhatap almayız. bu şahsın söylediği şeylerin neresiyle sorunumuz varsa, orayı eleştiririz ve bu eleştiri, eğer hedefiniz gerçekten bir tartışmaya bakış açısı kazandırmak veya karşınızdakinin düşüncelerinin zararlarını ortadan kaldırmak gibi faydalı işlerse, mutlaka genel örnekler içermelidir. söz gelimi bize bilgi içerikli entry girmemizi dikte etmeye çalışan bir gavur oğlu gavura vereceğimiz tepki, bilgi içerikli entry-sözlük-literatür taramasının önemi ve bu konuda sözlüğün yeri-genel anlamda sözlüğün kullanım amaçları vs. ekseninde olmalıdır. bu eksende "ya işte falanca bir konuda entry okudum, t.aşak abidesi, öyle hoşuma gitti ki sevdiklerimizi kaybetmenin ne demek olduğunu anladım." gibi bir örnekle de argümanlarınızı güçlendirirsiniz.

benim meselem tartışma kültürü. bu varya bu, o kadar önemli bir şey ki; bizi, birbirimizi anlamamızı, ilişkilerimizi, entelektüel seviyemizi bir üst seviyeye çıkarmamızı vs. sağlayacak; sosyal yaşamın her türlü kılcal damarına sirayet edecek bir olgudur. tartışma kültüründen yoksun bir kültürde insanların birbirini anlaması imkansızdır; bugün sosyal medyadan arkadaş ortamlarına kadar tartışma kültürü ad hominem, whataboutism gibi araçlara kurban edildi. sadece bunlar değil; herkes kendi gerçekliğini ortada bir gerçek bırakmayana kadar ısrarla savunurken, aslında ne konuştuğumuzdan bile haberimiz yokken bir de şahsileştiriyoruz. savunduğumuz şeyin akla mantığa kalır yanı yokken, aksini savunanın şahsına hakaret edecek kadar kendimize güveniyoruz. işte bunların çatışması tüm platformları esir aldı ve interneti bir işkence malzemesi yaptı. insanlar stres atmak için yapılan platformlarda sinir küpü olmakla meşguller.

işte bu lanetten kurtulmak için elimizden geleni yapmalıyız. artık seviyesizliğin bir sınırı olmalı ve bu sınır cennet mahallesinden yukarıda bir yerlerde olmalıdır. tartışmalara bilgimizi ya da hiçbir tecrübemizi ortaya koymadan bir argüman atıp fanatik gibi savunmamalıyız; böyle durumlarda insan kendini seviyesizleştiremeden duramaz çünkü ortada temeli olmayan bir argümanı savunan biri olmuşsunuzdur. bilmiyorum demenin basit bir şey olduğunu, bilmediğimiz konularda kesin yargılara varabilecek yorumlar yapmanın temelli çöpe atılması gereken pis bir iş olduğunu bilmek ve en önemlisi, bir konuda ne kadar donanımlı olursak olalım; karşımızdakine söz hakkı verecek şekilde tartışmayı yönlendirmek gerekir.

tüm yazdıklarımın özeti: sosyal yaşamın, yani senin benim ile benim de falanca ile olası ilişkilerimi zehirleyen bu hastalığa karşı mücadele etmemiz gerektiğidir. benim yollarım, yöntemlerim bu şekildeyken, başkaları da başka yollarla bu işi halledebilir.
devamını gör...
ne yazık ki olmayan kültürdür. gerek böyle platformlardaki tartışma konusu yaratacak başlıkların altındaki tanımlarda, gerek izlediğimiz herhangi bir sokak röportajında kolaylıkla görebiliriz. tartışmak aslında güzel bir şeydir. iki taraf da düşüncelerini söyler, kendini ifade eder. bir sonuca bağlanmaz. sadece bu tartışma vesilesiyle taraflar karşıdakinin bakış açısını kazanır. ancak bizde bir tartışma olduğunda kişi kendi düşüncesini öyle savunuyor ki, tartışma bittiğinde senin de o düşünceyi savunmanı bekliyor. seni kendi düşüncenden ötürü yargılıyor ve hatta aşağılıyor. e haliyle işler kızışıyor ve tartışma kavgaya dönüşüyor. bir kere insan başka düşüncelere açık olmalıdır. en doğrusunu düşünsen bile düşündüğün hiçbir şeyin fanatiği olmamalısın. zamanla düşüncelerin değişmelidir, gelişmelidir, yeniliğe açık olmalıdır. ama insanlarımız bu özelliklerden noksan olduğu için gayet keyifli bir şey olabilecek olan tartışma, kavga kıyamete dönüşüyor. umarım bir gün bu dünyada başka insanların da olduğunu, onların da senden farklı düşüncelere sahip olabileceğini fark ederiz.
devamını gör...
her an bıçaklı saldırıya dönebilecek kültür.
insanlarımız -medya sağolsun- kızıp adam bıçaklamayı çok havalı bir şey olduğunu sanıyor.
devamını gör...
henüz oluşamayan kültürdür. tartışma deyince akla küfürlü tekmeli tokatlı bir ortam geldikçe de oluşması çok zor olan kültürdür.
devamını gör...
türkiye'de tartışma kültürünün adımları;

1) karşıdaki insanın konuşmasına izin vermeden durmaksızın kendi argümanlarını anlatmak.

2) karşıdaki insan argümanlarını anlatırken durmadan lafını kesmek.

3) haklı çıkılamayan konuyu alıp bir anda başka bir yere götürmek. (sen onu diyorsun ama bir de şu var gibi)

4) argümanlarla haklı çıkılamadığında sesini yükselterek karşı tarafı bastırmaya çalışmak.

5) karşı tarafa küfür etmek ve/veya çevreden destek gelmesini sağlayacak iftiralar atmak.

6) argümanların ve beynin yetmediğini anlayıp kavga çıkarmak.

ve kapanış.
devamını gör...
küfürleşme üzerine kuruludur.
devamını gör...
küfürler havada uçuşur, kimse kimseyi dinlemez sadece kendi düşüncesini öne sürer, tartışmanın sonunda kafanıza sandalye atılması muhtemeldir.
devamını gör...
türkiye'de tartışma kültürü hakkında birçok şey söylenebilir ama temel iki özelliği var;
1)sığ oluşu
2)haksızın çirkeflik ve saygısızlık ile hep haklı çıkması.
devamını gör...
haklısın diyip geçin. o kadar kafam rahat ki, anlatamam.
devamını gör...
üstünlük kurma temelli bir şeydir. üstünlük kurma biçimi bağırmak, tehdit etmek veya alay etmek gibi yöntemler olarak çeşitlendirilebilir.
devamını gör...
çıldırmaktan ibarettir.
çok ciddiyim. çıldırıyor bazı taraflar. neyin aşağılık kompleksi ise; kendisini ifade edemedikçe , köşeye sıkışınca, ya da tüm bunlara bile gerek kalmadan direkt olarak çıldırma evresine geçiyorlar.
bütün bunların sebebi -bence- çocukken söz hakkı verilmemiş olması. hani büyüklere laf yetiştirilmez ve bir baba" hönk" dediyse kenara sinilmeli ya..
hah işte: işbu taraf yetişkin olup söz hakkı eline aldığı an çıldırma evresine giriyor direkt. "beni artık susturamazsın!" çılgınlığı mıdır nedir bilinmez..
seni çılgın.
devamını gör...
tartışmak için karşıt konular hakkında da bilgi sahibi olunması gerekirken(neye karşı çıktığını bil di mi ) genelde bilmediği , anlamadığı şeye karşı çıkarak tartışırlar.
devamını gör...
tanışma kültürü diye okuduğum başlık. malum zor bir konu.
devamını gör...
uzlaşma kültürü yoktur ki tartışma kültürü olsun. herkes olaylara kendi penceresinden bakar baktığı pencereden yalan yanlış konuşur.
devamını gör...
türkiye'de iletişim sorunu var. ister eğitimli olsun ister eğitimsiz fark etmez. dinlemeyi bilmezler. dinlemedikleri için de kavga ederler. uzlaşmayı bilmezler farklı fikirlere saygı duymazlar. sürekli bir savunma modunda ön yargılarını yarıştırırlar.
devamını gör...
yoktur. ağzı olan konuşur. sinirinizin bozulduğuyla kalırsınız. en temizi he he deyip geçmektir.
devamını gör...
ekseriyetle arabesk takılan ve dalgayı seven bir toplum olarak, bir yaraya merhem olması adeta bir mucizedir bu kültürün.
o mucizenin gerçekleşmesi için, yumurtanın göte dayanması gerekmektedir.

ne bir beyin fırtınası olur bu ülkede, ne de uzlaşı... hep bir fesupanallah yaklaşımı vardır yoktur eyvallah...
konsorsiyum mu dedin? küfürle eşdeğer algılanabilir, aman ha!

türkiye' de tartışmak, bir sidik yarışı mıdır?
yoksa, doğruya ulaşabilmek için aşılması gereken bir etap mı?

kim kimi bastırdı, hangisinin sesi daha çok çıktı mıdır?
yoksa faydalı bir sonuca ulaşmak mı?

hepsi hikayedir vesselam.
sabırlı, saygılı, açık görüşlü, objektif, tabuları yıkmış bir meclis oluşabilir mi hiç bu topraklarda?
ancak goygoy.
devamını gör...
tartışma adı altında dövüşürler aslında.
devamını gör...
zaman zaman çıkar göster! veya ahlaksız adam, alçak, puşt gibi ithamların kullanıldığı bir garip kültürdür.
devamını gör...
turkish fight club from karabayır province.
devamını gör...
Bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

"türkiye'de tartışma kültürü" ile benzer başlıklar

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.