kütleli her şeyin gezegenler, yıldızlar ve galaksiler de dahil olmak üzere birbirine doğru hareket ettiği verilen isimdir . enerji ve kütle eşdeğer olduğu için ışık da dahil olmak üzere her türlü enerji kütleçekime neden olur ve onun etkisi altındadır. gezegenlerin dönmesi bu konu altında açıklanıyor.

--- alıntı ---

">

--- alıntı ---
devamını gör...
uzaydaki cisimlerin kaba tabirle kütlelerine oranla uzay zamanı düzleminde bir çöküntü oluşturarak oluşturdukları çekim kuvvetidir. en büyük kütle çekimine sahip gök cismi kara deliklerdir devamında nötron yıldızları ve yıldızları takip eder.


linkte görüldüğü üzere uzay zaman gök cisimlerinin kütlelerine dağa doğrusu belli hacimde bulunan kütlelerine kısaca yoğunluklarına oranla bükülmektedir.

kütleçekimi bir kuvvet olarak değil, kütle enerjisinin düzensiz dağılıma yol açtığı uzay-zaman eğriliğinin bir sonucu olarak tanımlayan (bkz: genel görelilik teorisi) olarak einstein arafından açıklanmaktadır.
devamını gör...
başlığın kütleçekim olarak açılması icap eder. terim birleşik yazılır.
devamını gör...
bizim yer çekimi dediğimiz şeyin aslı budur.
devamını gör...
birbirine kuvvet uygulayan cisimlerin kütleleri ile doğru , aradaki mesafenin karesi ile ters orantılıdır. yani kütle büyürse kuvvet büyür, uzaklık arttıkça kuvvet küçülür. boyutuna ve kütle değerine bakmaksızın bir cisim diğerine ne kuvvet uyguluyorsa diğeri de o cisme aynı kuvveti uygular. kuvvetlerin yönü her zaman birbirinin zıttı olur. mesela dünya ve siz birbirinize kütle çekim kuvveti uygularsınız. sizin uyguladığınız dünyayı oynatacak kadar büyük değildir. fakat onun size uyguladığı ağırlık oluşturur. o yüzden yer sizi çeker. güneş ve dünya arasındaki çekim kuvveti dünyayı döndürür çünkü size göre güneşin kütlesi çok fazladır.
devamını gör...
evren’de kütlesi ya da enerjisi olan her şeyin , uzay-zamanı bükmesine sebep olan fenomen.

gezegenleri bir güneş sisteminde , yıldızları bir galakside hatta galaksileri bir arada tutabilirken fizikte zayıf kuvvetler olarak geçer.
devamını gör...
kütleçekim olarak yazılışı doğru olandır.
not: modlar göreve.
kainattaki 4 temel kuvvetten en zayıf olanı budur.
makro boyutlarda ise en zayıf ama en etkili olanıdır aynı zamanda.
kuvvetlerin ortak özelliklerine bakarsak, hepsinde etki-tepkiyi sağlayacak bir
"ortam nesnesi" vardır, fakat kütleçekiminin etki-tepkisini sağlayan da uzay-zamandır.
kütleçekim uzay-zamanı bükerek, bozarak çevresindeki cisimlerin kendine doğru gelmesini sağlar.
devamını gör...
türk dil kurumu'na göre "yer çekimi" doğru yazım şekli olduğu için, bunun da kütle çekim şeklinde yazılmasının doğru olabileceğini düşündüğüm fiziksel özellik. zira kütle de, çekme mevzusu da pek kendi anlamlarından uzaklaşmış sayılmıyor sanırım. temelde "kütle kendine çeker" basit mantığından türemiş bir terim çünkü bu. her neyse, doğrusu kesinlikle budur şeklinde iddia edecek etimolojik bilgiye sahip değilim bu konu hakkında. bu nedenle o kısmı geçiyorum.

genel olarak kozmolojide kütle çekimi, özel olarak dünya söz konusu olduğunda yer çekimi olarak kullanılır bu terim.

fizikte kütle çekimi çok çeşitli şekillerde tarif edilmeye çalışılıyor ama aslına bakarsanız bunun çalışma mekanizmasını çok da net bilmiyoruz. yanılmıyorsam neil degrasse tyson da bu konu hakkında "kütle çekim kuvvetinin ne olduğunu bilmiyoruz." benzeri bir cümle kurmuştu.

***

yaygın kanıya göre, kütle çekim kuvvetinin kaynağı, evrendeki kütleli cisimler. buna göre, ışık dahil herhangi bir şey evrende yol alırken bir kütle ile karşılaşırsa, jeodezik dediğimiz düz yolları izlemeyi bırakır çünkü jeodezik artık düz bir yol olmaktan çıkmış ve uzay zaman bükülmesi nedeniyle eğrileşmiştir. cisim de bunu takip ettiği için düz yolundan sapar ve eğri bir yolla hareketine devam eder.

ancak albert einstein'ın izafiyet teorisini ve modern fizik de diyebileceğimiz kuantum mekaniğini birbirine uydurmayı henüz başaramadı bilim dünyası. temel kuvvetler dediğimiz kuvvetlerin 3 tanesi sorun çıkarmazken, kütle çekim kuvveti bize sorun çıkarıyor. diğer kuvvetlerin taşıyıcı parçacıklarını gözlemleyebiliyoruz ama kütle çekiminin taşıyıcı parçacığı olan gravitonu gözleyemedik henüz. bu da bize kütle çekim kuvvetinin aslında nasıl çalıştığını tam olarak açıklayamadığımızı gösteriyor.

bu nedenle çok çeşitli teoriler çıktı ortaya. bazı bilim insanları kütle çekiminin sürekli var olan fiziksel bir özellik olmadığını, anlık fiziksel koşullara bağlı olarak ortaya çıktığını ve koşullar ortadan kalktığında onun da kaybolduğunu ileri sürerken, bazıları da bu kuvveti döngüsel kuantum kütle çekim teorisi ile açıklamaya çalıştı ve kuantum köpüğü denilen yapının da bununla ilgili olduğu savunuldu vesaire...

geldiğimiz noktada hâlâ çok net bir şey söylemek güç. öne atılan teorilerin tamamı yanlışlanamadığı gibi, doğrulanan da yok. zaten bunlardan biri doğrulanırsa sicim teorisi ve dolayısıyla her şeyin teorisi gibi bilimsel açmazlar da muhtemelen daha hızlı biçimde çözüme kavuşacak demektir.
devamını gör...
yer çekimi konu "dünya" değilse yanlış kullanılmaktadır. aslında dünya'yı da yanlış kullanmaktayız.

her gezegenin bildiğiniz gibi bir adı vardır. jüpiter, satürn, mars vb. üzerinde yaşadığımız gezegenin adı aslında "dünya" değildir. üzerinde yaşadığımız gezegenin adı "yer" ya da "arz'dır".

bu yüzdendir ki "yeraltı", "yeryüzü" gibi kelimler kullanırız. "dünyaaltı" ya da "dünyayüzü" demeyiz mesela. çünkü "dünya" gezegenimizin adı olmamakla birlikte her yer olabilir. yaşadığınız oda sizin dünyanız olabilir mesela. ya da kafanızın içine oluşturduğunuz "dünya". ya da gidip mars'a kurduğunuz bir koloni sizin yeni dünyanız olabilir.

bu yüzdendir ki eğer yer'in kütle çekiminden bahsetmiyorsak "yer çekimi" kavramını kullanmamız yanlıştır. örneğin "mars'ın yer çekimi ivmesi dünya'ya göre daha düşüktür." cümlesi yanlıştır. mars'ın kütle çekimi denmesi gerekmektedir. ya da belki de "mars çekimi".

son olarak ingilizceden örnek verelim;

dünya: world
earth: yer
devamını gör...
Bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

"kütle çekim" ile benzer başlıklar

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.