1.
çektiği acıları resmeden ve yaşamını yatakta geçiren ünlü ressam
devamını gör...
2.
aşkın ve acının kadını.
devamını gör...
3.
merak ettiğim ancak ilgilenmediğim kişi
devamını gör...
bir gün herşey yoluna girerse,umarım hala hevesim ve isteğim kalmış olur. ne güzel demiş.
devamını gör...
şimdiki zamanlarda kadın cinayetlerinde benim gibi düşünen bir güruh vardır ve hep "ya bu psikopatlar sizi üzecek işte bu insanları neden seçiyorsunuz" deriz veya yine bazı kadınlar vardır ki cidden sadece erkeğin sosyal, ekonomik, kalabalık insan gibi gücünden etkilenir! güç onları tahrik eder ve gübreye konan sinek gibi başlarını yakacaklarını bildiği halde illa gidip o erkeğe yanaşır, ardından sızlanıp dururlar.

frida tam olarak şimdiki zamanda yasayan bu kadınların, pekte modern olmayan zamanlarda yaşamış olan beta sürümüdür.

kadın düşkünü, kişisel bakımdan uzak, kirli ayakkabılarla dolasan ama aşırı iyi ressam olarak adlandırılan ve muhtemelen paralı bir adamın pesinden gitmiş ve adam buna köpek çekince zırlamıştır.

sızlanmalar isyan etmeler onu masum gibi gösterse bile çok masum değildir! evli olduğu zamanlarda kendisi de esi diego gibi başkalarıyla kırıştırmıştır ama bu pek gündeme gelmez, gelse bile sonuçta ressamdır ve ihtiyaçları vardır oysa dar gelirli biri yapsa adi motor aysel'e çıkardı.

kendine dergi diyen ağırlıklı olarak 10 sarı sayfadan oluşan, devrik cümlelerii şiir olarak kabul eden basımların, kapak bulamadığı zaman imdadına yetişen kadındır kendisi.
diego'yu sevmekten neden vazgeçti, diego onu neden sevmedi? bilemem ama şerefsiz diego yüzünden tek kaşlı bir kadın resmine maruz kaldım yıllarca.

muhtemelen kimse pek hikayesini bilmez özellikle ustu başörtülü altı streç giyimli denecek biçimde göğsünü göbeğini sergileyen "kapalı' adı altında başörtüye her türlü zulmü yapıp ardından başörtü tartışmalarında bize koz olarak kullanılan kadınların çantasından, kupasına resmini bastığı bir kadın.
kendisi resmen son zamanların bir metası, pazarlama unsuru oldu ama zaten o da kendisini önceleri iyi bir ressama aynı zamanda bir devrimciye kendini pazarlamamış miydi? solcusu yapınca aşk başkası yapınca şeylik oluyor. evet sevdiğim bir kadın değil açıkçası çok da hikayesine vâkıf değilim zira hayatımda asla isime yaramayacak bir isimdir kendisi.

ve evet sen cici kız 10 liralık bez çantada, 20 liralık kupanda frida resmiyle tam bir devrimcisin bravo seni de alkışlıyorum
devamını gör...
dünyanın en balon insanlarından birisi. özellikle kadınlar bu kadını çok sever çantalarında, defterlerinde portreleri vardır ama kim olduğunu, niye sevdiklerini bile bilmezler. sanatını beğenmediğim (bu sübjektif, siz beğenebilirsiniz), obsesif derecede diego manyağına aşık ve bu saplantılı, kişinin öz benliğine saygısız ve zararlı "aşk" ile meşhur olmuş biri işte. bu allah kimseye vermesin dediğim saplantı da genç kızlarımızın idolü olmuş.
devamını gör...
meksikalı ressam.143 resmi olup 55 tanesi otoportredir.yaşamının çoğunu yatakta geçirdiğinden sürekli kendini çizmiştir. otoportrelerini yatağının tavanındaki aynaya bakarak yapmıştır.
devamını gör...


"bazen olmuyor,
hatta o kadar güzel olmuyor ki,
ancak bu kadar güzel olmayabilirdi diyorsun.
bir gün her şey yoluna girerse, umarım hâlâ hevesim ve isteğim kalmış olur."
devamını gör...
"sakinliğimi çalanlar beni deli olmakla suçluyor ; ne acı." sözünün sahibi. ne kadar söylemek istediğim söz varsa söylemiş ilginç.
devamını gör...
diego riveraya yazdığı mektup şöyledir;

diego rivera’ma..
seni sevmeye başlayalı çok uzun zaman oldu. küçük bir kız çocuğu idim, seni sevmeye başladığımda. şimdi ise bedeni çürümeye başlayan yaşlı bir kadınım. bütün bedenler çürüyor aslında diego’m. eskiyor bütün bedenler. ama acı çeken yüreği var ise bir bedenin, daha hızlı çürüyor o beden. benim acı çeken bir yüreğim var diego. seni sevmeye başladığım o günden beri, acı çeken bir yüreğim var. beni anlamadın demeyeceğim. beni anladın. zaten en dayanılmaz acı buydu. sen beni anladın. anladığın halde canımı yaktın diego…

ben de seni anlamak istedim. tüm hayatımı, hayatımın her bir zerresini seni anlamaya adadım. sen nereye gittiysen, ben de gittim. sen neye güldüysen ona güldüm. sen kimi sevdiysen onu sevdim. hangi kadınla seviştiysen o kadınla seviştim. bende bulamadığın ve başka kadınlarda aradığın şeyi keşfetmek için, senin öptüğün kadınları öptüm.
dokunduğun kadınlara dokundum… senin sevmediklerini de sevdim ben diego. neden sevmediğini anlamak için, onları… sevdim!!! ya da sevmeye çalıştım… içimdeki, sana dair olan öfkeyi dindirmek için yaptım belki.
öfkem dinmedi diego. her defasında körkütük aşık olarak, sana döndüm. ya da aslında senden hiç gitmemiştim.
seninle amerika’ya gelmemi istediğinde, benim olduğunu sandım. en büyük yanılgım oldu bu belki de. sen ne benim ne de başka bir kadının olamazdın. kimseye ait olamazdın sen ! ruhun buna izin vermezdi. oysa ki ben, sana ait oldum hep. yattığım tüm adamlar ile sana ait olarak yattım diego. acı çekerek seviştim onlarla…
bir tek senin çocuğunu doğurmak istedim. ah diego’m.. bu paramparça rahmimden nefret ettim, bebeğimizi tutamayınca. söküp atmak istedim rahmimi. sana çocuk doğurmayı beceremeyen bir organı taşımak yük oldu bana.
kanlar içinde kaldığımda beyaz çarşaflar üzerinde, bana nasıl acıyarak baktığını gördüm. nasıl korktuğunu, ölmemden. sırf bundan ölmedim ben diegom. sen acı çekme diye. ve beni terk ettiğinde, o kanlar içinde kaldığım günkü acı dolu bakışlarına sığınarak, acılı mektuplar yazdım sana. çaresizlik kokan, kadınlık onurumu ayaklar altına aldığım mektuplar yazdım. bana acı ve geri dön istedim. buna bile razıydım sevgilim.
senin çirkin olduğunu söyleyen annemden nefret ettim. sana benim gibi bakamayan herkesten. senin güzelliğini görememelerini anlayamadım hiç… kurbağa sevgilim, diego’m… bana dünyanın en büyük acısını yaşattın sen. gün be gün öldüm seni sevmeye başladığım ilk andan itibaren. ama sevgilim, bir daha gelseydim dünyaya yine seni severdim… canlı canlı çürüyeceğimi bilerek!
devamını gör...
frida kahlo meksika’ lı bir kadın, bir portre ressamıdır. etkileyici bir yaşam öyküsü vardır. altı yaşında geçirdiği çocuk felci nedeniyle bir bacağı aksıyor. on sekiz yaşında geçirdiği trafik kazası ile tamamen yatağa mahkum oluyor. tam otuz iki ameliyat geçiriyor, bir bacağı kesiliyor. babası tuvaller, boyalar ve fırçalar alıyor kızına. annesi yattığı yatağın tavanına ayna asıyor. frida böyle başlıyor sonradan milyon dolarlara satılacak olan oto-portrelerini yapmaya. her tuvalden bambaşka bir kadın çıkıyor. yaşamasına bile olasılık verilmeyen bu kadın, azimle ayağa kalkıyor ve yürümeye başlıyor tekrar. hayatının en büyük ikinci kazası diye nitelendirdiği büyük aşkı ile tanışıyor; diego ile. o da meksika’ lı ünlü bir ressam. büyük bir aşkla evleniyorlar. sadakatsiz bir eş diego. karşılıklı sadakatsizlikler ve sürtüşmelerle dolu bir ilişki. ayrılıp, ayrılıp, tekrar bir araya geliyorlar. iki aşık, yoldaş, anne-oğul, baba-kız, dost, arkadaşlar... birbirleri olmadan yapamıyorlar. iki çekirdek var bu ilişkide; frida ve diego. ve içine herkesi dahil ettikleri tek çember. bu fırtınanın neden olduğu ruh hali ile şunları yazıyor frida;
seni sevmekten ne zaman vazgeçtim biliyor musun?
kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.
canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını,
kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile
düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.
bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.
gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını,
ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.
her sabah benimle uyanmak istemediğini anladığımda,
ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.
sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın
için vazgeçtim.
tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim
ve tek neden sen olduğun için vazgeçtim.
bencil olduğun için vazgeçtim!!
çünkü sevgim çok büyüktü.
ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.
bu yüzden ben de senden vazgeçtim…
devamını gör...
frida'nın alman babası ve kızılderili annesi, frida kahlo ile diego rivera evlendiğinde rivera için "fil", kahlo için "güvercin" benzetmesi yapmıştı.

devamını gör...
dünyanın en güzel kadınlarından biridir. güzel, çünkü üretken, çünkü aşık, çünkü hüzünlü. yaşadığı tüm ruhsal ve bedensel acılarına, travmalarına, düzinelerce ameliyat geçirmesine, aylarca yatağa mahkum olmasına, yerle bir olan hayallerine rağmen direnmiş var olmaya çalışmış bir kadın. hayatındaki tüm olumsuzlukları hiçe sayıp iç huzurun gücünü gösteren bir başyapıttır. acının güzelleştirdiği kadın.
devamını gör...
fiziken güzel olmayan kadındır. kimse kimseyi kandırmasın. kimse kendini de kandırmasın.
t: meksikalı bir ressam.
not: kadının ressam olduğunu bile bilmeyenler ne diyorsun sen diye tepki gösterecektir, dikkate almayınız.
devamını gör...
Bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.