her nefis ölümü tadacaktır.
devamını gör...

uyuz hastalığı olarak bilinen ve bazı dönemlerde yaygınlaşabilen hastalıktır.
etkenin sarcoptes scabiei'dir.
primer lezyonu,derinin stratum korneum tabakasinda açtığı tüneldir,bu tünelin ucunda vezikül bulunur.(vezikül perle)
klinikte genellikle gece kaşıntıları olur.
topikal(krem gibi) tedavi gece tüm vücuda uygulanır.
birinci seçenek tedavi permetrin krem uygulamasıdır.
norveç uyuzunun tedavisinde ise oral ivermektin kullanılır.
devamını gör...

akşam saatleri, yağmur yağarken çekilen rastgele bir fotoğraf.
görsel
devamını gör...

güney afrika cumhuriyeti'nde bulunan sıradağlardır. dağın adı afrikaans dilinde ejderha dağı demektir.
siyah zulu dilinde ukhahlamba, lesotho ülkesinin sotho dilinde ise maluti'dir.
en yüksek noktası 3.482 metredir.
eastern cape, kwazulu natal ve mpumalanga eyaletlerinde 1000 kilometre boyunca uzanır.
bazı bölümleri lesotho devletinin sınırları içinde kalır.
devamını gör...

ben bu rakı konusunda daima aydın boysan'ı örnek almışımdır. rakıya buz atılmazmış, öyle diyor kendileri. buyrun sizde izleyin.
devamını gör...

an itibari ile geri gelen korona yasakları.
elimizden avucumuzdan kayan restoranlar, cafeler.
devamını gör...

mahlasını ne zaman görsem "hadi oturmaya mi geldiniz" diyen teyzeler gibi hissediyorum kendimi. "hobbbaaa kalkın garii iki göbek atin , oynayın" misali.

dert tasa unutturan yazar. *
devamını gör...

böyle mis gibi, denize atılmış herhangi bir çapa olmadan, dalgaların üzerinde ayaklar surf tahtası.
devamını gör...

sen birazdan her işi halledeceksin
az daha oyalan.
devamını gör...

söz dinlememek, kulak vermemek anlamına gelen deyim.
devamını gör...

güven zamanla oluşan veya süreçle artan bir şey değildir. baştan ya vardır ya yoktur. yaşanmışlıklara göre güven, aynı kalır yada güven zedelenmesi ile düşüşe geçer. eğer sevgilisini fake hesap ile denemeye başladıysa bir kadın, tıpkı ağacın içine kurt kaçması gibi yavaş yavaş kemirecek ve çürütecektir. o nedenle şüphenin içinizi kemirmesine izin vermeden, güvensiz olduğunuz ilişkiyi sonlandırın.
devamını gör...

kızıl nelson olabilir. benim aklıma ilk o geliyor nedense.
devamını gör...

sanırsam kafa iznine temelli çıkmış bir güzel yazar. erken emeklilikte yaşa takılmamış, sözlüğü varlığından mahrum bırakmıştır. dilerim ki seher yeli alır da yine bize getirir onu. kendisine çok iyi bakması ve hep mutlu olması dileğiyle, yolu açık olsun.
devamını gör...

önce kısa bir tanım yapalım ve sonra birlikte yorumlayalım.*

kuantum biyoloji, kuantum mekaniği ve teorik kimyanın biyolojik mekanizmalarda rol oynayıp oynamadığını inceleyen bir uygulama alanıdır.

bir gün ateşin başında oturuyordum.* aklıma bir düşünce geliverdi. sürekli kuantum fiziğini duyuyorduk. kuantum, kuantum.. falcılara kadar inen bir terim olsa da, aslında yaşamın temelini anlamamızda, atom altı parçacıkların davranışlarını incelememizde bize ışık olan bir terimdir kuantum.* yüceltilmesi gerekir. peki biz, yani canlı hücrelerden oluşan bu büyük organizma da aslında atomlardan oluşuyoruz. e o zaman neden kuantum biyolojisi olmasın? hemen araştırdım. zaten araştırılmaya başlanmış bir konu olduğunu gördüm.*

atom altı parçacıklar farklı durumlarda farklı davranışlar sergiliyorsa (bkz: çift yarık deneyi), atomlardan oluşan hücrelerimize ve doğal olarak bize bunun yansıması nasıl olacak? nasıl oluyor? işte bu soruları inceler kuantum biyolojisi...

ben ile etiyopya'da yaşayan biri arasında bir etkileşim olabilir.. aslında 5 duyu ile algıladığımız bu dünyada göremediğimiz farklı şeyler de var ve bunu henüz bilememek ve belki de bilemeden ölmek en acısı olsa gerek..

kuantum biyolojisine kısa bir giriş yaptık.. eşsiz bir konu.. fazla uzatmamak adına burada keselim.. ben söz veriyorum.. daha derinlere ineceğiz burada..
devamını gör...

her yıl düzenlenen ve 10-15 gün civarı süren 'gent festivali' ile bilinen belçika şehridir.
devamını gör...

her zaman bir şekilde tatlı gelmeyi başarıyorsun ama hiçbiri uykulu halin kadar, uyuduğun anlardaki kadar etkili değil.
o an yaptığın her şey normal olsa bile gerçeküstü bir sevimlilik kazanıyor. her şeyin anlamı, görünüşü katlanıyor. simsiyah bir geceyi bile ışıl ışıl renklerle dolduruyorsun.
sanki minik bir kıpırtı olsa uyanacakmışsın gibi. nefes alıp verişin sakin, göğsün usul usul hareket ediyor. doğa nefes alıyormuş gibi görünüyor, yeşili hatırlatıyor bana.
sen uyurken kaşlarını sevmek istiyorum en çok ama uyandığın zamana bırakıyorum. diyorum ya, uyanacakmışsın gibi. her an gözlerin aralanacakmış gibi, maviyi hatırlatıyor bana, denizi daha çok. her aralandığında dalga kıyıya vuruyormuş gibi. gözlerin mavi değil ama göz kapaklarının hareketi minik minik dalgalar gibi.
bir elin karnında, bir elin yüzümde. ellerin rüzgarı hatırlatıyor bana. gri gibi biraz, ama gözlerinle anlam bulup esen bir gri. yüzüme değiyor, saçlarımı karıştırıyor, uykumu getiriyor sanki, mayışıyorum.
dudakların kıpırdıyor bazen, yumuşacık. kırmızıyı hatırlatıyor, bir gülün yaprakları gibi dokusu. neresine dokunursam da onu hissettiyor sözlerin. bazen dikenini, bazen de yapraklarını işte.
sabah uyandığın ilk an sarıyı hatırlatıyor. yeterince güzel bir renk değil benim için ama günü daha güzel aydınlatan başka bir renk de yok.
yüzünü en pofuduk hissettiren de bulutlar, saçların, yumuşacık. beyazı hatırlatıyor, uzanıp dokunmak istenen bulutlar gibi. gökyüzünü, yüzüne yansıtan türden.
ve siyahı hatırlatıyor beni saran kolların. içinde kaybolacak kadar karanlık, görmeye ihtiyaç duymayacak kadar özgür ve güven verici.
başı sonu belli olmayan bir gökkuşağını hatırlatıyorsun bana. içinde yaşamın devamlılığını sağlayan doğal alışverişlere, fırtınalara sebep olan rüzgarlara, muazzam güzellikteki gizemli doğa mucizelerine hayat veren tüm renklerden oluşan bir gökküşağı.
hayatı hatırlatıyorsun; her an sonu gelecekmiş gibi korktuğum, hiç bitmeyecekmiş gibi yaşadığım.
devamını gör...

zam değildir o, zamcık'tır.
devamını gör...

"hiç kimsenin ilgisine ihtiyaç duymadığın gün olgunlaşırsın, hiç kimseden beklentiye girmediğin gün yara almazsın. hiç kimseye bağlı kalmazsan kazanırsın."
(bkz: osho)
devamını gör...

ankara'nın her kulvarda fark atarak kazandığı versus
devamını gör...

sözde, küçük ve gelişmekte olan üniversiteler ile kıdemli üniversiteler arasında iş birliği ve bu yolla da öğrenciler için fırsat eşitliği yaratılmaya çalışılacak olan proje. yerseniz. meali ise şu: "biz ne yaparsak yapalım kaliteli üniversitelerin kaliteli insanlar çıkarmasından bir türlü kurtulamadık. bu insanlar da bize sorun çıkarıyor. öyleyse bu öğrencilerin alacakları eğitimin ve sosyal çevrelerinin kalitesini düşürelim, belki onları da bayağılaştırırız."

hayata geçirilen bu proje ile, mesela, 311 taban puanla bartın üniversitesi bilgisayar mühendisliği bölümünü kazanan bir öğrenci, 519 taban puanla öğrenci almış olan istanbul teknik üniversitesi'nin derslerini alabilecek, kampüsünden yararlanabilecek, diğer bütün sosyal ayrıcalıklara sahip olacak ve resmen itü öğrencisi sayılacak. aralarında neredeyse iki kat başarı farkı olan bu çocuklar; aynı sınıflarda eğitim görecek, aynı kütüphaneyi kullanacak, aynı laboratuvarlarda çalışacak ve daha da önemlisi, aynı sosyal çevreye sokulmuş olacak.

yapılan eşleştirmeler sıralı tam liste.
daha fazla bilgi için de buradan.
devamını gör...
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.