bazen ağlatabilen pişmanlıktır.
bazense ulan niye öyle söyledim de böyle söylemedim, yapmadım. allah da beni n'apmasın, dedirtir.
devamını gör...

tabii ki katar emirinin vefatı, soruya bak sen de ilahi!
devamını gör...

inanmak başarmanın yarısıdır sözünü akıllara getiren başlık.olmayacak hayal yoktur,uğrunda uğraşmaya tenezzül etmeyen insan vardır.basaramasam bile uğrunda ölürüm yani buda bişey.
devamını gör...

nadine labaki'nin yönetmenliğini yaptığı ve başrolünde oynadığı, 2007 lübnan yapımı film.

orta doğu'nun dinî ve siyasi çatışmalarını bir kenara koyarak, beyrut’ta yer alan bir güzellik salonunda bir araya gelen beş lübnanlı kadının öyküsünü anlatır. ortadoğu'da kadın olmaya, aşka, evliliğe, cinselliğe, baskılara, yaşlanmaya, fedakarlığa dair sıcacık bir hikaye... her biri farklı ama güzel kadınların öyküsü...
devamını gör...

asıl adı jheronimus van aken olan hollanda doğumlu ressam.

eserlerinde realizm'in ötesine geçmiş (bkz: sürrealizm) ve belki de cennet ve cehennemi gören kafadan değişik ressamdır. cenneti bilemem ama cehennemi tasvir ettiği eserlerinde cidden kaosta gibi hissettirir ve bunları çizerken nasıl bir şekilde çizdiğini çok merak ediyorum. mesela garip sesler çıkarır mıydı, gözleri fal taşı gibi açılır mıydı yoksa sakince mi çizerdi diye.
devamını gör...

seni bir yabancı gibi karşıma alıp
bunun dayanıklı bir şey olmadığını
sürekli kılınmadığını,
çünkü aşkın yapılan bir şey olmadığını,
başlangıçta bir melek konduğunu
sonunda bir kelebek öldüğünü,
yani kısacık sürdüğünü,
oysa hayatın bir korkular ve alışkanlıklar bütünü olduğunu,
bütün bunları sana nasıl anlatacağım?

kalbim
ölü mevsimler gibisin
bir şeyin görünmeyen iyi yanları gibi
ama bitti mevsim,
bir başka yolcu yok sana
fark etmez gibisin.

kalbim
demir masanın küfü, örtünün yırtığı
camın kırığı, patlayan freni hayatımın
kalbim, anla, bitti mevsim
bir başka yolcu yok sana.

* *
devamını gör...

yani adam 1075 yıl 3 ay sonra elini kolunu sallayarak aramızda dolaşacak.

yazar görüşü : yapılan mizah söz konusu kişinin aldığı ceza ile ilgili değil, verilen hapis cezası ile ilgili. hukuk sistemi ile ilgili ahkam kesemiyorum, aramızda hukukçu arkadaşlar varsa, derinliği onlarda saklı. ama bunun yerine müebbet hapis dense uygun düşmez mi?
devamını gör...

yeni katılan yazarların moderasyon ekibine merak ettiği suallerini yönelttikleri başlıktır.

--- alıntı ---

kafa sözlüğü kurmakta ki amacınız nedir?
nasil bir farklılık vadediyorsunuz?

--- alıntı ---

kafa sözlük başlığının ilk tanımında da değindiğimiz gibi, arkadaş grubu olarak eğlenip beraber takılabileceğimiz bir mecra yaratmaktı amacımız. çünkü artık diğer sözlükler bize dar gelir olmuş ; küfürden, cinsiyetçilikten, trollerden, satılan paralı hesaplardan ve ajans tanımlarından yığılmıştık.

sözlük konseptini pek seven kimseler olarak, kendimiz de imece usulü ile bir şeyler yapabiliriz kanısı ağır basınca, öncülüğünü yapmam ile kafa sözlük platformunu hayata geçirdik.

insanlara bir şeyler vaat edecek bir pozisyonda değiliz. her kesimden insanın rahatlıkla okuyup yazabileceği, sözlük ruhunu koruyabileceğimiz, küfürsüz ve samimi bir mecra olması temennimizdir.

bir kar amacı gütmüyoruz, "bir sözlük açalım da insanlar yazsın köşeyi dönelim" gayesinde olmadık, olacağımızı da düşünmüyorum.
zira her birimiz kendi mesleklerini icra eden, maddi bir kazanca ihtiyaç duyan kimseler değiliz.

çok da keskin konuşmak istemeyiz tabi. yazarlara daha fazla kitap ulaştırmak için, sözlüğün konseptine uygun sponsorluk modelleri belki ilerisi için düşünülebilir, süreklilik arz etmeyecek şekilde kimi zaman böyle işbirlikleri yapabiliriz.
ancak bütün bunlar için şu an çok erken.
devamını gör...

organ bağışı, tedaviye rağmen fonksiyonlarını yerine getiremeyen bir organın bertaraf edilerek, transplantasyon yöntemiyle donörden alıcıya nakledilmesidir. 18 yaşından büyük bireylerin özgür iradesiyle ya da öldükten sonra ailesinin onayıyla yapılan hayat kurtarma girişimidir. kalp, karaciğer, böbrek, pankreas, akciğer, ince bağırsak gibi organlar ve kalp kapağı, kemik, tendon, yüz, el, kol, bacak, uterus gibi organların nakilleri yapılabilmektedir. organ bağışı oldukça önemli bir meseledir. birçok insan organ için sırada bekliyor, bazen sırası geliyor ama organ uyum göstermiyor. bu insanlar yaşamaya devam ediyor ama makinelere bağımlı olarak, hayat kaliteleri çok düşük. beyin ölümü gerçekleşen bir insanın sağlıklı birçok organı bağışlanarak birçok insana umut olunabilir. bu konuda toplum olarak bilincimizi artırmamız ve böylesine hassas bir konunun üzerine daha fazla eğilmeliyiz diye düşünüyorum. organ bağışı bekleyen hastalar ve hasta yakınları için gerçekten çok zor bir süreç. organ bağış kartı'na sahip olmak ise çok kolay. tabii bu karta sahip olsanız bile öldükten sonra yine de aileden onay alınıyor. bunun için de ailelerde farkındalık oluşturmalı.
devamını gör...

birçok kişiye göre tartışmaya açık kabul edilebilecek ilişki.

canımın içi nikola tesla'cığım özetle der ki; bir bilim insanının tutkusu çok yüksektir ama bu tutkuyu mesela bir kadına yöneltirse, bilim adına yapabileceği pek bir şey kalmaz. tüm tutkusunu bilime yönlendirirse başarı kaçınılmazdır.

buna katılmayanlar illa ki olacaktır ama ben katılıyorum. şu yüzden: bütün insanların kendini kontrol etme mekanizması çok güçlü olmayabilir. bazı insanlar bir ilişkiyi "tadında bırakarak" yani karşısındakini hayatında tam da olması gereken yere koyarak yaşayabilir ama bazı insanlar aşırı duygusal olduğundan bunu kontrol edemeyebilir. en ufak tartışmada, en ufak ayrılıkta dağılabilir. bilim insanı da olsa bu değişmez çünkü sonuçta onlar da insan ve duyguları var. bu nedenle, tutkuyu nereye ve ne kadar yöneltebileceğiniz kişiden kişiye değişecek bir durum bence.

ikinci nokta şu; insan boş oturunca aklına genellikle boş işler gelir. "boş bir kafa şeytanın çalışma masasıdır" derler. ne kadar çok çalışırsanız, başınızı kaşıyacak vaktiniz ne kadar az olursa, başka işlere kafa yorma ihtimaliniz de o derece az olur. bu nedenle herhangi bir hedefe sıkı sıkıya bağlı olan, mesela bir icat ya da keşif yapma derdinde olan kişinin düşüneceği en son şey seks olabilir.

neyse uzatmıyorum konuyu. bunun bir şeyleri bastırmakla ilgisi olduğunu düşünmüyorum. bu biraz, insanın zekâ seviyesi nedeniyle ona kendiliğinden yüklenen default bir özellik bence.

konu doğrudan bu değil belki ama bu da bonus
devamını gör...

hayatımda ilk defa edindiğim unvandır. çok sevdim bu işi.
devamını gör...

ya her yere de şu parti adlarını karıştırmayın ya yemin ederim bıktım artık. konuşacaksanız da dalgasına konuşun
takılalım diye geldim yine cehape akepe adları dönüyor. taraftar dayıların çocuğu falan mısınız kahveden mi öğrendiniz şu her yere parti adı sokmayı?
bakın siyaset demiyorum parti diyorum. sabaha kadar siyaset konuşalım, tartışalım (us ve bilgi yolu ile) ama şu parti mevzusunu görmekten gına geldi size gelmemiş anlaşılan
devamını gör...


şirketin yeni logosunda sadece 2 renk var ve eski logoya göre daha sade.

görsel
kaynak:

www.webtekno.com/burger-kin...
devamını gör...

sloganı "basit bir sözlükten daha ötesi" olabilir.
devamını gör...

valla ya bende böyle bir erkek arıyorum bulamadım gitti.
devamını gör...

(bkz: feridun abi daha erken ama) dediğim başlıktır.
devamını gör...

(bkz: sağ ol canım övüldüm de geldim)

pek tabii kafa sözlük diye bir yer varmış üye olucam lan'dır. halihazırda sözlüğün en yakışıklı, en entelektüel ve en karizmatik yazarı olmasının yanı sıra şimdiden efsaneleri arasına girmiş, çokça övgüye mazhar olmuş, hemen her gün +50 mesajla "caffe macchiato" teklifleri almıştır.

ayrıca teşekkür ve takdirlerinizi mesaj yoluyla iletebilirsiniz sevgili güzide sözlük hanımefendileri.

not: bu entry herhangi bir hayal ürünü değildir, ironi içermemektedir.
devamını gör...

çok kaliteli tanımları olan bir yazardır.

nickaltını açmak da bana nasip olmuştur.
devamını gör...

başlığı "ilk işime girdim" diye okudum, "ayıp bir şey değil" yazısını da, "bu işsizlikte nispet yapar gibi, ne paylaşıyorsun"'a savunma sandım.

ah, masum ben.
devamını gör...

daha 4 gün önce oslo'daki ünlü kunstnernes hus'taydım.

kısa oslo seyahatimde dışavurumculuk konusunda nam salmış ünlü bir ressamın sergisine katılma imkanım oldu. şarap ikramı nedeniyle ismini hatırlayamıyorum.

en çok ilgi gören tablolardan birine dikkat kesilmişken, birden dikkatim 60'larındaki danimarkalı çiftin sohbetiyle bölündü.

"inanılmaz güzel bir tablo, ancak bir "kafa sözlük diye bir yer varmış üye olucam lan" tanımı kadar değil." dedi yaşlı kadın.
eşi şarabından ufak bir yudum aldıktan sonra alaycı bir şekilde gülümsedi; "onun gibisi bir daha gelecek değil ya."

hemen spotify'dan türk marşı açıp airpods pro'ma yönlendirdim. gözlerimden süzülen iki damla gurur gözyaşı.

sağ ol, var ol.
devamını gör...
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.