duyuların bir arada algılanmasına denir. yunanca "syn" birlikte ve "aesthesis" algılamak demekti. isminden de anlaşılacağı üzere sinestezi birçok farklı duyuyu aynı anda yaşamak demektir.

sinestezik kişilerin duyularından herhangi birinin çalışması diğerinin de çalışmasına olanak sağlar. örneğin; "çiçek" dendiğinde sinestezik kişinin kulak duyusu da harekete geçer ve kafasında bir müzik çalmaya başlar. veyahut duyduğu bir müziğe renkle karşılık verebilir. duyular beyin bağlantıları sebebiyle birbirleriyle ilişkilidir. sinestezik birey harfleri birer renk olarak görebilir. matematiksel olguları hızla kavrarlar. kadınlardaki görülme sıklığı fazla olmakla birlikte, her yirmi bin kişiden biri sinestezik olarak doğar. sol elle yazmaları sinestezi hastalarının özelliklerindendir. çoğunda müziğe karşı duyarlılık/yatkınlık bulunur. sanata karşı hayli yeteniklidirler.

bilim bunu beynin "normal" bir beyinsel işlev olduğunu söyler. yani herhangi bir yerde "normaldir" kelimesine rastlamanız mümkün. ek olarak "diğer insanlara nazaran daha çok hissederler, normaldir, yalnızca bir tık." benzeri sözcük öbeklerine de rastlamak mümkün.
deneyleyerek görmek adına journal of neuroscience'ta bir çalışma yapılmıştır. on iki sinestezik hasta ve on iki tane beyni normal insan fonksiyonlarında çalışan kişi, beyinleri uyanık haldeyken fmrı cihazıyla görüntülendiler. çalışma sonuçları açıkça gösterdi ki; sinestezik hastaların beyin bağlantıları diğerlerine oranla daha farklıydı.
devamını gör...

sevinçten ağlarım heralde, sonra gözyaşımı silip, hemen partilemeyi düşünüyorum,
baba parti vericem...
devamını gör...

sanıyorum metamfetaminden sonra en kolay bağımlılık yaratan uyuşturucu türü. oral yolla vücuda alıyor ve tüm kimyanızı bu şeyle allak bullak ediyorsunuz. etkileri çoğunlukla benzer olmakla birlikte kişiden kişiye değişmekte. bünyesi güçlü bir tip bu zıkkımı yuvarladıktan sonra en ufak bir ruh hali değişikliği yaşamadan sadece düşüşünü hissedebiliyor (evet yükselmeden alçalmak gibi, nereye böyle?) kalp ritmini arttırdığı için zayıf bir bünyeniz varsa ya da kronik bir hastalığa sahipseniz kalp krizi geçirerek ölme ihtimaliniz son derece yüksek. yine alışkın olmayan bir tip bu b**u ilk kullanışında fazla heyecan yapıp kaldıramadığında kusma ihtiyacı hissedebiliyor; bu durumda kusamayıp, kusmayı reddedip içinizde tuttuğunuz vakit kanınızı zehirleme olasılığı da son derece yüksek. (ben kusmak isteyip de reddeden ancak saatler sonra kustuğunda masmavi bir jöle kusan birinin kendine çektirdiği eziyete şahit olarak söylüyorum bunu)

piyasada türlü türlü üretimi söz konusu. merdiven altı denilen ürünlerden birine denk geldiyseniz içinde ne halt olduğunu bilmeden salak salak patlayıp durursunuz ortalıkta. ertesi gün zangır zangır titreyen eller, tuvaletten dışarı çıkamamaklar, yemek yiyememekler, içtiğiniz suyun tuzlu gibi gelmesinden mütevellit su tüketememek, fakat dehidrasyon sebebiyle yaşanan yine el titremeleri, baş ağrıları, günlerce rutine dönemeyen ruh hali, standarda inemeyen beden fonksiyonları, hafızadaki boşluklar; sabah yediğin yemeği unutmak gibi, iş yerindeki kasada 100 lira açık vermek gibi, çene kemiklerinin iki gün boyunca kasılıp durmasından mütevellit akıcı konuşma yetisini yitirmek gibi... bir çok zararı, açığı, yan etkisi var bu şeyin.

ortamın mı denk geldi, bir deneyeyim nasıl olsa bir şey olmaz diye düşünerek bulaştın mı bu pisliğe; ilkinin sana muazzam kafalar yaşatması hep aynı kafaları yaşayacağın anlamına gelmiyor. başka bir ortamda yine denk geldiğinde ilk deneyişinden aldığın cesartle bir kez daha patlarken yükselttiğin kafaya vücudun ya da hayal gücün yetişmeyebilir (evet bunu yaşayanı da gördüm, kulaklıkları takıp dinlediği müziklerle kafasını 7890000 fite kadar yükseltip bedeni bu kafaya yetişmediği için ağlama krizlerine girdiler) bu durum seni acayip bunalımlara sürükleyebilir. halüsinatif etkileriyle karşılaştığında üç gün ortalıkta paranoyaklar gibi dolaşır tik sahibi olursun. kafayı yedirtir sana sen fark etmeden.

en iğrenci de gerçekten güzel deneyimler yaşamışsan bu zıkkımı özleyecek olmandır. maksimum iki saat farklı boyutlarda gezindikten ve o an sahip olduğun tüm mutluluk hormonunu harcadıktan sonra gerçek hayata dönüş insanı üzer/üzecektir. bilirsin ama ''nooolur bir saat daha sürsün hemen çekip gitmesin'' diye mızıldanırsın. mutsuzluktan ölecek gibi olur ve hep bir daha istersin; bir daha ve daha fazla. aynı b.ktan bir tane alanla, dört tane alan aynı kafayı yaşar o an gözünün önünde; o eşiğin yükselmesi kolaydır çünkü. eşiği yükseltecek kadar bu b.ka battığında da yapman gereken kendini doyurmak değil arkana bakmadan koşarak uzaklaşmaktır. sana nasıl kafalar yaşatırsa yaşatsın yapay olduğunun, doğal olmadığının, kurcaladığın şeyin gerçek olmadığının farkına vardığın gün özlemekten vazgeçeceksin. o zaman tıpkı sevgilinden ayrılır gibi üzüntüyle, kederle, münakaşa ile ayrılacaksın ondan. bazı insanlar bu noktada ya bir gün bir yerde, bir barda, bir arkadaşımın evinde rastlarsam ona gibi endişeler taşıyacaklar (tıpkı eski sevgilinle karşılaşma telaşı gibi) o zaman da bir an kafan karışacak, allak bullak olacak, sana hissettirdiği şeyleri hatırlayacak tekrar bir araya gelmek; onunla yakınlaşmak isteyecek fakat neden ilişkinizin yürümediğini ve yürümeyeceğini kendine hatırlatarak oradan uzaklaşacaksın. en önemlisi de onu sana hatırlatan şarkılardan uzak duracaksın.

bu sebeple tüm bu eziyeti çekmek yerine en iyisi en başından meraka ya de türevlerine yenilmeyip hiç bulaşmamaktır buna. durduk yere hayatı perişan etmeye gerek yok. sağlıklı düşünceler, sağlıklı ruh halleri, sağlıklı ilişkiler, sağlıklı hayaller, sağlıklı müzikler insanın yaşamını kolaylaştırır. kolay yaşayın.
devamını gör...

ilk göz ağrım görsel genel kültür ansiklopedisi. seksenli yılların yayınıydı. ondan sonraki ansiklopedi maceramız doksanlı yıllarda kuponla ansiklopedi furyasına girmekle devam etti ve bu furyayla son buldu.
devamını gör...

siklus kelimesinden öncül alan dönem dönem görülen kusmalara siklik kusma denilmektedir.
5-6 aylık periyotta en az 3 atakla karakterize, 1 saat ile 10 gün arasında süren, ataklar sırasında 1 saatte 4 den fazla kusmanın olduğu,kusma atağının 1 saatten uzun sürdüğü ve ataklar dışında kişinin tamamen sağlık olduğu sendromdur.
devamını gör...

ingilizce şart. ingilizceyi nasıl bilmezsin ? mesela bir örnek vereyim. ı love you. ingilizcedir. yanlış anlama yani cümle olarak. mesela 'ı' ben, 'love' seni, 'you' seviyorum.
devamını gör...

-benim ağzımdan çıkan senin kulağına isabet ediyor mu? algıda mı seçicisin sen? (bkz: ismail abi)
devamını gör...

hakkındaki, büyük teleskoplarla bile neden göremediğimiz sorusunu az sonra yanıtlayacak olduğum, ay görevleri sonrasında ay yüzeyinde bırakılan bayraklar. bu arada sadece amerika birleşik devletleri'nin apollo görevlerinden geriye kalan 6 bayrağı değil, mesela çin'in de bayrağı bulunuyor ay'da. hatta hindistan, japonya ve avrupa uzay ajansı'nın da fiziksel olarak olmasa da, sembolik olarak bayrakları var ay üzerinde.

her ne kadar insanlı ilk görev ve fiziksel bakımdan ilk bayrak abd'ye ait desek de, teknik olarak ay'da bulunan ilk ülke bayrağı aslında sovyetler birliği'ne ait. sovyetler birliği'nin, 1959 yılında ay'a çarptırdığı bir roketinin üzerinde ülkenin bir bayrağı bulunuyordu çünkü. yukarıdaki listeye bu ülkeyi de ekleyebiliriz bu nedenle.

bayraklar hâlâ orada mı, renkleri radyasyon nedeniyle soldu mu gibi tartışmalar bir yana, konuya ilişkin en sık sorulan soru bayrakları neden göremediğimiz. her ne kadar "koskoca" hubble uzay teleskobu çok uzakları görürken burnumuzun dibini neden göremiyor sorusu ilk bakışta çok mantıklı gibi görünse de, cevap işin teknolojik boyutunda yatıyor.

uzun yazı okumak istemeyenler için kısa cevap: teleskopların açısal çözünürlüğü ve gözlenen cismin uzayda kapladığı alan nedeniyle ay'daki bayrağı göremiyoruz.

***

meraklıları için uzun ve detaylı cevap;

bu arkadaş sombrero galaksisi ve bu fotoğraf hubble ile çekildi:
görsel
(görsel, hubblesite. org'dan alıntıdır.)

bu galaksinin uzayda kapladığı alandan bahsedeyim önce. galaksinin bir uçtan diğer uca olan mesafesine çap diyoruz ve çapı, galaksinin bizden olan uzaklığına böldüğümüzde, onun görünen boyutunu bulabiliyoruz ki bu basit matematiksel bir hesap sadece.

sombrero'nun uzayda görünen boyutu için bu hesap 0,0017 radyan çıkar.

şimdi konuyu ay'daki bayrağa getirmeden önce, iyi bir kıyaslama yapabilmek için plüto için de benzer hesapları yapacağım.

bu, new horizons ile çekilmiş olan plüto fotoğrafı:
görsel
(görsel, cdn.mos.cms.futurecdn. net'ten alıntıdır.)

plüto'nun gökyüzünde kapladığı alan da 0,00000053 radyandır.

sombrero'nun kapladığı alanı plüto'nun kapladığı alana bölersek 3208 çıkar. yani sombrero galaksisi'nin gökyüzünde kapladığı alan, plüto'nun kapladığı alandan 3208 kat fazladır.

teleskoplarda açısal çözünürlük dediğimiz bir nicelik var. aslında neyin detayını ne kadar görebileceğimizi belirleyen başlıca etkenlerden biri bu. hubble için bu sayı 0,05 yay saniyesi. yay saniyesi ve radyan gibi değerler, çok küçük açılarla uğraşırken işimize yarayan birimler. fizikte bir işlem yapılacağı zaman, benzer büyüklüklere ait birimler arasında dönüşüm yapmak gerekir. metre ile işlem yapacaksak formüldeki her şeyi metre cinsinden yazmamız gerekir örneğin. burada da yay saniyesi - radyan dönüşümü yaptığımızda, 0,05 yay saniyesi = 0,00000024 radyan olur.

şimdi sırada, bu iki cismin dedektör üzerinde kaplayacağı alanı hesaplamak var. bunun için gökyüzünde kapladıkları alanı, hubble'ın açısal çözünürlüğüne bölüyoruz:

0,0017 radyan / 0,00000024 radyan = 70.833
0,00000053 radyan / 0,00000024 radyan = 2

geldik zurnanın zırt dediği yere... yukarıdaki iki işlem der ki; sombrero galaksisi dedektör üzerinde 70.833 piksellik bir alanı kaplarken, plüto sadece 2 piksellik alan kaplar.

bu arada piksel dediğimiz şeyi de bilgisayarlarınızdan tanıyorsunuz aslında. örneğin monitörünüzün çözünürlük değeri 1024 × 768 ise bunun anlamı şudur: monitörün geniş kenarı boyunca 1024 piksel, yüksekliği boyunca 768 piksel var. monitör dikdörtgen olduğundan, tüm monitörde ise bu iki kenarın çarpımı kadar piksel var ki bu sayı 786.432...

monitörünüzün yaklaşık 11'de 1'ini düşünün. işte sombrero galaksisi gibi devasa bir yapının, dedektör üzerinde kaplayacağı alan, monitörünüzde bu kadar olurken, plüto'yu monitörünüzde göremezdiniz bile. mesela bu fotoğraf bozuk bir pikseli gösteriyor. yani bir pikselin boyutu bu kadar. bundan 2 tane düşünün ve plüto'yu buna sığdırmaya çalışın. olmuyor, değil mi?

şurada plüto'nun, yanılmıyorsam 15 piksellik bir görüntüsünün büyütülmüş halini görüyorsunuz (ki bu da hubble'ın şu anda kullanılmayan sönük nesne kamerası ile çekilmişti):
görsel
(görsel, ichef.bbci.co. uk'tan alıntıdır.)

yukarıdaki ilk plüto fotoğrafının bu kadar net olmasının nedeni, new horizons'ın, plüto'nun burnunun dibinden geçerken çekmiş olmasıydı bunu. hubble ise dünya yörüngesinde dolanıyor ve plüto ile arasındaki mesafe oldukça fazla.

***

gelelim ay'daki bayrağa...

bir uçtan diğerine olan uzunluğu yaklaşık 125 cm kadar olan bu cisim için bu hesapları yaptığımızda elde edeceğimiz sonuç 0,013 piksel. düşünün ki koskoca bir gezegene ait 2 piksellik bir görüntü bile, hubble'ın dedektörleri üzerinde hiçbir şeye benzemiyorken, bunun yaklaşık 153'te 1'i kadar olan bir cismi kesinlikle dedektör üzerinde ayıramazsınız.

peki bayrağın büyüklüğü en az ne kadar olmalıydı, onu hubble ile görebilmemiz için? bir futbol sahasından biraz daha büyük!.. işte bu sınırları çizen şey açısal çözünürlüktür ve hubble'ın açısal çözünürlüğü, ay'daki bayrağı net bir şekilde ayırt etmek için yeterli değildir. bir gün çok farklı bir teknoloji ile donatılmış bir teleskop yapmayı başarırsak, bayrağı da görebileceğimizden emin olabilirsiniz.

edit: anlatım bozukluğu düzeltildi.
devamını gör...

tik tok'ta iq yoksunu çekilen videolar , yüzlerce sayfalık analizlerden ve makalelerden daha fazla ilgi görüyor.
çünkü okumayı sevmiyoruz.
bir görsele 5 sn bakınca sıkılıyoruz.

bütün gün elinde telefon , baş parmağıyla ekrandaki görüntüyü aşağı doğru kaydıran insanlardan bilime ilgi duymalarını da beklememeliyiz.
devamını gör...

iki sözlüğün karşılaştırılması. ben oyumu kafa sözlükten yana kullanıyorum. ayrıca bu başlık da çok popüler olacaktır. reddedilemeyen teklif dediydi dersiniz.
devamını gör...

insanın içinde eski bir şeyleri uyandıran film. film hakkında genel kanı rahatsız edici olduğu yönünde fakat ben farklı bir açıdan yaklaşmayı tercih ediyorum. psikolojik ve fiziksel şiddet içerikli sahneleri izlerken bir çoğunuz gözlerinizi kapatmış ya da huzursuz hissetmişsinizdir muhakkak. geriye dönüp baktığınızda yalnızca bu huzursuzluk hissini hatırlamak normal ama filmin başka bir etkisi daha var; insanın zevkten kaslarını uyuşturacak kadar keyif vermesi. bunu şiddetten zevk almak üzerinden değerlendirmiyorum aksine bu vahşetten rahatsızlık duymak anlaşılabilir, benim sözünü ettiğim zevk duyma hâli tamamen gerçeğe yönelik bir açlığın tatmin edilmesi üzerine.

sahneler akıp giderken kapattığınız gözlerinizi açmanızın tek sebebi merak olamaz, bu sahneler; bütün şartlar gerçekleştiğinde insanın (evet biz dahil) ne kadar canileşebileceğinin bir portresi. bu gerçekliğin farkına varmak, insanın içinde gerçeğe aç olan o yanı tatmin ediyor. biz huzursuzca tırnaklarımızı avuçlarımıza geçirirken, kafamızın içinde başka bir şey keyifle zihnimizin duvarlarını eşeliyor. bütün gerekli şartlar sağlandığında sen, ben ya da hiç ummadığın biri bundan daha canice şeyleri yapabilir, bu senin, benim ve insan doğasının gerçeğidir. bu tarz filmleri rahatsız edici yapan da keyif verici hâle getiren de bu durumdur oysa film bittiğinde yalnızca rahatsız edici kısmını hatırlar ve gerçeğe duyduğumuz açlığı temsil eden yanımızı görmezden geliriz.
devamını gör...

hiçbir iş görüşmemde bir saat beklemedim. randevu verdikleri saatte hep görüşme için alındım. bu şekilde bir firmaya iş görüşmesine gitseydim 1 saat asla beklemezdim. hadi toplantıları uzar, bir önceki görüşme bitmez vs 15 dk tolere edilebilir ama daha sonrasında beklemeden, kalkar giderim. bu kendime saygımdandır. herkes gibi benimde zamanım kıymetli. insana ve zamanına önem vermeyen bir firmada çalışmaktansa hiç olmamasını tercih ederim.
devamını gör...

tahammül. eğtim ve erdem arttıkça bunu dengeler.
devamını gör...

+1 ile sayılarını 7'ye çıkarttığım gruptur.

(bkz: her zaman yanınızdayım canlarım)
devamını gör...

warhammer evreninde, galaksiyi kökünden sarsan hadise. chaos tarafından bozulan warmaster horus'un, adeptus astartes lejyonlarının yarısını da yanına çekmesi ve imperium'a karşı isyan başlatması olarak özetlenilebilir.

bu büyük hadise sonrasında imparatorluğa sağdık kalan space marine lejyonları;

(bkz: dark angels)
(bkz: white scars)
(bkz: space wolves)
(bkz: ımperial fists)
(bkz: blood angels)
(bkz: ıron hands)
(bkz: ultramarines)
(bkz: salamanders)
(bkz: raven guard)

horus'u izleyerek imparatora ihanet edip chaos tarafına geçen lejyonlar ise;

(bkz: alpha legion)
(bkz: sons of horus)(black legion)
(bkz: world eaters)
(bkz: thousand sons)
(bkz: death guard)
(bkz: emperor s children) (ismin ironisi heheh)
(bkz: word bearers)
(bkz: ıron warriors)
(bkz: night lords)

önemli chaos space marineler;

abaddon the despoiler
typhus, nurgle'ın seçilmişi ve destroyer hive'ın hostu.
lucius the eternal (emperor's children.)
fabius bile, (eski chief apothecary, emperor's children yarbayı)
khârn the betrayer (world eaters.)
ahriman, (thousand sons baş büyücüsü)

ayrıca bu isyan sırasında 2 tane space marine lejyonu kaybolmuştur, bunların akibetleri belli değildir.
devamını gör...

devamını gör...

ya her şey ben vazgeçtiğim an düzelirse?
devamını gör...

interpol ve fbi tarafından aranan bir kaçaktır. dünyanın en iyi kimyacısıdır. geliştirdiği formül ile paket gıdalar içinde satılan bütün ürünlerin insan beyni tarafından bağımlılık yapıcı lezzetli bir gıda olarak algılanmasını sağlamıştır.

nereli olduğu ve nerede yaşadığını kimse bilmiyor. sunucularda yaşayan bilinçli bir yapay zeka olduğunu söyleyen aşırı uç iddialar da var.

her ne kadar interpol ve fbi tarafından aransa da, dünya sıralamasında en üst sıralarda olan gıda şirketlerinin meja ile gizli anlaşmalar yaptığı iddia edilmektedir. dünyanın çeşitli yerlerinde meja'ya karşı zaman zaman protestolar yapılsa da bazı kesimler tarafından kahraman ilan edilmiştir. toplum ikiye ayrılmıştır: fastfood/paket gıda sevenler ve sağlıklı beslenenler.

meja zaman zaman soyalar medya hesabından paket gıdaların lezzetini artırmakla kalmadığını, aynı zamanda insan sağlığına faydalı hale getirdiğini söylese de dünya sağlık örgütü ve canan karatay aksini iddia ediyorlar.
devamını gör...

ben yanımda biri varken sarılmadan bile uyuyamıyorum, sarılarak nasıl uyunur hiç romantik gelmiyor bana, belkide uzun süre yalnız yaşadığımdan, ailemle yaşarken bile evdeki sistemden ayrı ve izoleyim, odam evim gibi, daha ilginci, kendi evimde yatılı misafir olmasından, birinin salonda uyumasından da hoşlanmıyordum, nasıl bir alışmaksa benimkisi bilemiyorum artık, o yüzden sevgili yada evli iki insanın o kadar da yakın olmasına, tek başına olması gereken şeyleri de çift olarak yapmasına bir türlü anlam veremiyorum, bir süre sonra yapamıyorlardır heralde, çünkü 2 kişi var ve niye tek yatak, uyurken bile ne biliyim, benim eş kavramım farklı galiba...
devamını gör...

40 yaşına bastıkları gün hayattan elini eteğini çekip bir köşede, sessizce, aldığı nefese şükretmesini önereceğim cahil beyanı.
devamını gör...
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.