yazarların başından geçen talihsizliklerin en büyüğünün sorulduğu başlıktır.

bundan tam 10 sene önce hayatımda 2.defa oynadığım sayısal lotoda 44 yerine 46 geldiği için 6'yı kaçırmıştım.
eğer tutmuş olsaydı sözlük açılışında dansöz oynatacaktım.
devamını gör...
mezuniyetime 1 ay kala merdivenlerden düşüp kuyruk sokumumu kırdığım için üniversite hayatımın son finallerine elimde delikli minder ile gidip trajikomik anlar yaşamam ve tam mezun oldum iyileştim işe girdim derken ilkinden 3 ay sonra ikinci defa düşüp yine kuyruk sokumumu kırmam hayattaki şansıma en büyük örnektir bir ömür sert zeminlerde oturduğumda ağrı verecek olması da cabası.
devamını gör...
kendiminkileri paylaşmanın gereği yok lakin bir çalışanımın arkadaşı, trafik kazasında bacağının bir kısmı kopuyor, kopan parça dikiliyor ve aradan çok geçmeden yine bir kaza ve bacak aynı yerden yine kopuyor.
kendisi de motorcu.
devamını gör...
boş sandığım tabanca ile televizyona ateş ettim ve tv sizlere ömür. yenisini aldık ve aileme de kedi kırdı dedim. kedimin patilerine kapanıp her gün af diliyorum ama kabul etmiyor. sonunda ona türkçe öğreteceğim bakalım da acaba ne zaman.
devamını gör...
babanneme sürpriz olsun diye o evde yokken banyosu için aldığım aynayı takmak için matkapla duvarı delmiştim. su borusunu patlatmıştım. banyoyu su basmıştı yetmemiş tüm su tesisatı değişmişti. ustayı çağırayım derken ayağım kaymış, kolum aynaya çarptığı için ayna da kırılmıştı.
devamını gör...
kafa sözlük yazarlarının hayatlarındaki talihsizliklerin sorulıp anlatıldığı başlıktır.
okulun basketbol takım kaptanıydım ve belediyenin basketbol takımına alımlar başlamıştı bu yüzden okula bizi izlemeye geleceklerdi seçmelerden iki gün önce sol kolum kırıldı ve ben oynayamadım takıma da alınamadım.
devamını gör...
mezuniyet günü merdivenlerden inerken bileğimin burkulması ve bir arkadaşın üstüne düşmem
devamını gör...
izmir kordon'da yürürken yüzüme voleybol topu çarptı. evet voleybol topu. kordon'da onunla kim ne yapacaksa artık. tam da uçta yürüyordum o sırada ki geldi çarptı suratıma. aklımı şaşırıp denize düştüm.
devamını gör...
12. sınıfta tenefuste onden ikinci sırada oturmus test cozerken arka camdan gıren futbol topu kafama carpmıstı.
devamını gör...
10.
-otobüs durağına erken gitmeme rağmen otobüs gelmez gecikir ve neyse yürüyeyim diyip duraktan ayrılınca otobüs gelir durmadan gider.
-sınavlarda iki şık arasından seçtiğim yanlış çıkar.
-markete gidince sevdiğim abur cubur bitmiş olur
-uçan balonum patlar
-özenle hazırlandığım gün okulda dersim iptal olur
-uçak hep ama hep rötar yapar
ve daha niceleri..
başıma gelen şansızlığın ta kendisi. hani direk şansızlık bende ikamet ediyor gibi bişey.
devamını gör...
11.
her şey o gün doğmamla başladı...
devamını gör...
12.
kuzenimin düğününde fotoğraf çekimi için ablamın topuklularla zıplayıp çıktığı platforma arkasından düz taban ayakkabıyla çıkamayıp yere kapaklanışım ve geride kalan bensiz bir fotoğraf, mosmor bir bacak
devamını gör...
ingilizce hazırlıkta bir puan ile kalmak. asıl şanssızlık ikinci kez bir puan ile kalmak.
devamını gör...
doğmuş olmak
devamını gör...
korona zamanında uçağa binmek.
devamını gör...
psikolojik sorunlar. neyse ki bayağı azaldı. normal olmak çok keyifli. canıma değsin.
devamını gör...
kürek kısmımdan ufak bir ameliyat geçirmiştim ve dikiş atılmıştı. pansumana giderken caminin önünden geçtiğim esnada cemaat tarafından tabutla camiye taşınan bir mefta dikişli yerime çarpmıştı(ya da ben onların yoluna çıktım bilemiyorum şimdi) canımın acısını bir kenara bırakıp tabutun ne kadar ağır olduğunu düşünmüştüm. şanssızım diye sızlanan birini gördüğümde bana bu dünyadan göçüp giden bir ölü çarpmıştı benim kadar mı şanssızsın diye esprisini yaparım
devamını gör...
bu dünyada var olmak.
devamını gör...
sınavda ikinci olmak.

lanet girsin.
devamını gör...
sağlam kış olmuştu her yer buz. eskişehir köprübaşında yürürken ayağım kaydı yere düştüm, ben düşersem en çok ben gülerim, kalktım iki adım atım yine düştüm. bu sefer biraz oturdum yerde kendimi toparladım. tamam dedim hadi, tutundum bir yere kalktım küçük adımlarla gidiyorum, sen nasıl bir ayakkabısın, üçüncü kez tekrar düştüm. bu sefer daha hızlı kalktım, yola ve ayakkabıya söverken o sinirle biraz hızlanmışım sanırım, bu sefer daha artistlik düştüm. kafamı bir kaldırdım bütün insanlık durmuş beni izliyor. birisi koluma girdi, beni güvenli bir yere götürdü. uzun bir süre hareket edemedim.
devamını gör...
Bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

"yazarların yaşadığı en büyük şanssızlıklar" ile benzer başlıklar

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.