1.
caz müzik aşığı bünyeme cuk oturmuş film.
devamını gör...
2.
hayalinin peşinden koşan bir gencin hayata dair hislerinin bir davul ve iki baget ile anlatıldığı güzel film.
devamını gör...
3.
pek beğenemediğimdir, sporcu yetiştirir gibi müzisyen mi yetiştirilir efendim, cık cık.
devamını gör...
4.
üniversite sınavına hazırlanırken motivasyonumu artırmak için izlediğim delice film. sağ olsun çok yararı olmuştur. tavsiye edilir.
devamını gör...
son sahnede insanın gözüne istanbul marka zillerin çarptığı film.
devamını gör...
psikopat bir öğretmenin bateri çalmayı öğretmesidir.
devamını gör...
--! spoiler !--

boynuz kulağa geçiyor

--! spoiler !--
devamını gör...
maddi sebepler yüzünden kısa metraj bir film olarak çekilmiştir. sundance film festivalinde topladığı beğeni sayesinde sponsor bulunmuş ve uzun metraj hali hayata geçmiştir. şahane bir filmdir.
devamını gör...
oz' daki lanet adam j.k simmons un da hırçın tavırlarıyla sertleşen film, tamamen müziğiyle baş kaldıran öğrencinin zafer hikayesi. ve metallica' nın da dediği gibi " whiplash! "
devamını gör...
--- alıntı ---

not quite my tempo

--- alıntı ---
devamını gör...
çalışma motivasyonu isteyenlerin mutlaka izlemesi gereken film.
devamını gör...
başyapıt denebilecek derecede güzel film.
devamını gör...
milli eğitim bakanlığının öğretmen adaylarına tavsiye ettiği filmlerden olan, psikolojik gerilim türünde bir filmdir.
devamını gör...
bir tarafta öğrencilerinin korkulu rüyası, jazz öğretmeni terrence fletcher (bkz: j.k. simmons), diğer tarafta “en iyi” olmayı kafasına koymuş, aşırı hırslı genç öğrencisi andrew neiman (bkz: miles teller)
iki taraf da baskın karakterlerinden taviz vermeyince, çok geçmeden mantık dışı olaylar gelişmeye başlar. bu süreçte elleri çalışmaktan kanlar içerisinde kalan neiman, fletcher’ın hakaretle bezeli eğitim tekniklerine boyun eğmek zorunda kalır. ama neiman’ın da kendine göre numaraları vardır ve en sonunda karşı karşıya kalacakları müzikal düellodan önce işler iyice çıkmaza girer.
ikinci uzun metraj filmi whiplash ile ismini duyuran 1985 doğumlu yönetmen damien sayre chazelle harward üniversitesi’nde “görsel ve çevresel çalışmalar” bölümünden mezun oldu. lise öğrenimi boyunca bir jazz davulcusu olma hayali kuran chazelle, kendi lise müzik öğretmeni ile aralarındaki ilişkiden esinlenerek yazdığı whiplash’i ilk kez 2013 te kısa film olarak çekti. sundance’te yapımcıların dikkatini çekerek uzun metraj yolculuğuna başlayan film 2015 te 5 dalda oscar a aday oldu ve en iyi kurgu, ses miksajı ve yardımcı erkek oyuncu dallarında ödülü kucakladı.
devamını gör...
asla vazgeçme temalı klişe amerikan filmlerinden.
devamını gör...
zamanında izlediğimde beni aşırı etkilemiş olan motivasyon temalı filmdi. ben böyle şeylerden çok gaza gelirim zaten, motivasyonum ne zaman eksilse düşüş yaşarım. özellikle o ara müzikle ilgileniyordum, bu film damarlarıma kan pompalamıştır. beni çok teşvik etti azmedip çalışmaya. ama yapamadım o ayrı.*
devamını gör...
adamın çocuğu tokatladığı sahneyi sevgilimin kırk kez izlettiği film.
devamını gör...


bu söz ile altın vuruşu yapan filmdir. öğrenme sürecinde gereksiz verilen her aferinle ya da boca edilen her abartılı alkışla, belli bir yaşın üzerindeki gençlerin potansiyellerinin köreltildiğini anlatıyor. gidişatından fazlasıyla hoşnut bir gencin, aslında harcanmış bir potansiyel olabileceğine dikkat çekerken.

ellerini kanatana kadar davula vuracak olan bir gencin motivasyonunun öyle pışpışlanarak sağlanmadığını tam tersine kamçıyla sağlandığını görürüz bu filmde. insanı, kendisinden fazla hoşnut bir vasat olmaya iten, içi boş tonla aferinden bir tanesini bile vermiyor eğitici. taa ki öğrenenin kendi potansiyelini, sonuna kadar hırsla kullandığını göreceği sahneye kadar.

tabii bize holywood'un pek tatlış gösterdiği eğitim sisteminin, dehaları çıkaran gerçek yüzünü de gösteriyor film. her şehre bir üniversite açarak kendinden fazla hoşnut gençler yaratan tontişler ülkesindeki her eğitimcinin izlemesi gereken bir eserdir. elbette öğrenen ve öğreten arasındaki bağa her fırsatta müdahale eden velilerin de izlemesi gerekir. çünkü filmde onları temsil eden bir dangalak da mevcuttur. kamçı, mübarek şeydir aslında doğru kullanıldığında.
devamını gör...
metallica'nın ilk albümü kill'em all şarkılarından bir tanesi. metallica 'nın en sert albümüdür bu albüm.
devamını gör...
“eğer yeteri kadar yetenekli değilsen sonun rock gruplarında çalmak olur.” gibi klas bir söz vardı içerisinde.
devamını gör...
Bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.