1.
biraz da kör ölür badem gözlü olur atasözünü hatırlatan şehzade. asker ve ahalinin mustafa'yı tutma ve umut bağlama sebebi temelde ekonomiktir. yavuz zamanından beri bitmek bilmeyen iran seferlerinin askere ve dolayısı ile halka ekonomik olarak pek bir getirisi yoktu. bu savaşlardan neredeyse hiç ganimet toplayamadan dönen asker ve bu durumun yarattığı ekonomik durgunluk halk arasında çok ciddi rahatsızlığa yol açıyordu. oysa batıya yapılan seferler ganimet açısından çok daha verimli olup sefer sonrası ciddi bir ekonomik canlanma yaratıyordu. mustafa'nın bu ortamda iran seferlerine karşı çıkması ve yüzünü batıya dönmek istemesi asker ve halk içinde çok popüler olmasını sağlamıştır. zaten idamındaki gerekçe de iran ile savaşa karşı çıkması, şah tahmasp ile mektuplaşmasıdır. tarihi dizilerden öğrenen romantik bir takım zevatın "mustafa padişah olsa osmanlı cennet olurdu, halk çok mutlu ve mesut olacak, rönesans osmanlıda başlayacaktı" gibi boş lakırdılarının hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur. padişahlığa kim gelirse gelsin devlet ve yönetim sisteminde hiç bir zaman esaslı bir değişiklik veya reform yapmayacaktır. mustafa'da padişah olsa onun için de halk eninde sonunda ''şalvarı şaltak osmanlı, eğeri kaltak osmanlı, ekende yok, biçende yok, yemede ortak osmanlı'' diye şikayet edecekti.
devamını gör...
2.
siyasetin bir numaralı kuralı olan "çakal olacaksın" düsturuna ayak uyduramamış, rakiplerinin ayak oyunlarını püskürtememiş, haliyle padişah olabilme sınavını geçememiştir. eskaza padişah olsa, " avrupalılar bana söz verdi, bize saldırmayacaklarmış" deyip bütün sınırları açar, sonra da anamızı bacımızı avrupalı kralların topladığı it, sarhoş, tecavüzcü haçlı orduları ziğerdi.

hayat çok acımasız be mustafa. ama tabi keşke idam edilmek yerine, deden ıı. murat gibi amasya'da inzivaya çekilip kendini ilme, bilme sanata verseydin. üzüldük senin için. lakin, o taht senin hakkın zaten değildi kanka.
devamını gör...
3.
*padişah olsa anamızı bacımızı evropa keferesine ikram etmeyecek, bilakis evropa'nın bıngıl bıngıl hatunlarını memaliki osmanlının erkeklerine cariye olarak üçer beşer dağıtacak şehzademizdi. bu duruma uyanan kefere kralları, sülo'ya cariye kılığına girmiş casuslar yollayarak mustafa'nın kanına girmesini sağladılar. işte bunlar hep venedik'in oyunları.
devamını gör...
4.
osmanlı tarihinin belki de akışını değiştirecek olaylardandır,şehzade mustafa'nın boğdurulması.
zaten sonrasında da gevşeme başlamış, bir türlü dikiş tutturulamamıştır.
devamını gör...
padişah sultan süleymanın oğludur. padişahın kendisi tarafından ölümü emredilip öldürülmüştür.
devamını gör...
bir dönem araştırdığım şehzade. dönem insanı değildir bana göre. padişah olsaydı çok şey değişirdi.
devamını gör...
bu ülkede niceleri muhteşem yüzyıl sebebiyle adamın masum olduğuna filan inandı, haksız yere öldüğüne inandı, ağladı. ulan imparatorluğun kaideleri vardı. adamların bir sistemi vardı. ihtimaller ile tarih yapılmaz, öyle olsaydı başka olurduları geçiniz.
devamını gör...
hürrem sultan'ın, kendi çocuklarından birini tahta geçirmek için sadrazam rüstem paşa ile işbirliği yaparak şehzade mustafa'nın idamına zemin hazırladığı ve kanuni sultan süleyman'ın bu nedenle öz oğlunu boğdurtarak ortadan kaldırdığı iddiasıyla bir çok mersiye yazılmıştır.
şehzade mustafa'nın ardından yazılan mersiyelerden en bilineni taşlıcalı yahya'nın yazdığı mersiyedir.
---
meded, meded bu cihsnın yıkıldı bir yanı
ecel celalileri aldı mustafa han'ı.
dolundu mihr-i cemâai, bozuldu erkanı,
vebale koydular al ile al-i osman'ı.

enisi gaib erenler, celisi ehl-i sefa,
ziyade ide yaşım gibi rahmetin mevla.
ilahi! cennet-i firdevs ana durağ olsun,
nizam-ı alem olan padişah sağ olsun!..

meded, meded! bu dünyanın bir tarafı yıkıldı.
ecel eşkıyaları mustafa han'ı yakaladı ve boğdu.
onun güneş gibi parlak yüzü battı ve düzen bozuldu.
osmanoğullarını hile ile günaha soktular.

---
mersiyeler arasında en dikkat çekenlerden biri de kadın şair nisayi'nin yazdığı mersiyedir. hürrem sultan için "rus cadısı" ifadesini kullanırken, kanuni'yi de açıkça merhametsizlikle suçlamıştır...

bir urus cadısınun sözin kulağuna koyup
mekr ü ale aldanuban ol acüzeye uyub
bağ-ı ömrün hasılı ol serv-i azada kıyup
bi-terahhum şah-ı alem n'itdi sultan mustafa.

şah-ı alemsin veli halk tutdı senden nefreti
kimsenün kalmadı hergiz sana meyl-i şefkati
bais olan müftiye irmesün hak rahmeti
merhametsüz şah-ı alem n'itdi sultan mustafa.
---
ey felek sen bu dünyada öyle bir şey yaptın ki adeta yüce kabe'yi viran ettin.

ey felek, ona ettiğin cefa yanına kalırsa kalsın; ama o ala gözlü sultan mustafa nerede?

---
"her cihatı zat-ı ferhunde-sıfatı gibi hûb
bir güzel şah iken ana kıydı çarh-ı bî-aman.."

her davranışı karakteri kadar güzeldi, böyle güzel bir şah iken amansız felek ona kıydı.
---
devamını gör...
safevilerle anlaşmış olabileceği konusu tarihte ağır basar, ancak elde sağlam bir ispat yoktur. ben katlinin osmanlı'nın hayrına olduğunu düşünüyorum. başa geçseydi bugün iran ile sınırlarımız çok farklı olabilirdi.
devamını gör...
hürrem kötü şehzade mustafa iyi algısıyla tarih incelenemez. kanıt bulursunuz kanıtlar ve kanıtların gösterdiği ihtimaller üzerine konuşursunuz. örneğin basit bir vikipedi araştırmasından :


kaynağı: the ımperial harem: women and sovereignty in the ottoman empire. oxford university press. p. 60. ısbn 0-19-508677-5.

yani buradan çıkan sonuç ne hürrem sultan'ın böyle bir işi yaptırdığına dair kesinlik yok olamaz da zaten çünkü mektup ya da bir elçi yazısı vs olmalı ki orada da buna dair kanıt bulmanız olası değil. aynı mantıkla şehzade mustafa'nında masum olduğuna dair bir kanıt bulabilmeniz çok mümkün değil. şimdi yine başka bir alıntı yapalım bu sefer türk vikipedisinden olsun:



kaynağı: postel, guillaume (1539). de la république des turcs.

yine başka bir alıntı daha verelim:


kaynağı: barber, noel (1967). the lords of the golden horn

son iki kaynaktan ne anlaşılıyor şehzade mustafa yasak olduğu halde sakal bırakmış ve iktidarı devralması beklenilen bir isim. ikinci hikaye doğruysa şehzade yasak olan ve padişah alameti sayılan davranışta bulunmuş oluyor kandırılarak ya da kandırılmayarak. bu kadar kolay kandırılabiliyorsa gerçekten iddialı bir şehzade mi diye de sorgulayabilirsiniz.

rüstem paşa'nın bu işte eli olduğuna dair


kaynak:topkapı sarayı müzesi arşivi, e. 5103. see the transcription of the document in m. tayyib gökbilgin, “rüstem paşa ve hakkındakiithamlar,” ta rih dergisi vııı, no. 11–12 (1955): s. 24–26and 38–43. the author of the document seems to be remmal haydar. see more about remmal haydar in cornell h. fleischer, “seer to the sultan: haydar-ı remmal and sultan süleyman,” kaynak ve yazı bu makaleden alınmıştır

bunu rüstem paşa'ya dair bir kanıt sayabilirsiniz pekala ama bir önceki kaynak gibi bunda da orijinal kaynağın incelenmesi gerek. fakat diyelim ki böyle bir bilgilendirme yapılmış bu bilgilendirmeyi yapan kim, bu damga nasıl alınabilmişi tam olarak çözemeden bir yorum yapmak kolay değil. kaldı ki rüstem paşa tamamen suçlu şehzade mustafa tamamen masumsa neden sadece görevidnen azledildi ve sonradan tekrar yerine getirildi diye de sorgulayabilirsiniz.

yani uzun lafın kısası kaynaklar doğrultusunda çıkarımlarda bulunabilirsiniz görüldüğü üzere ve buradan benim çıkarabildiğim en iyimser düşünceyle saf en kötümser düşünceyle de gerçekten isyankar potansiyeli biri olduğu varsayımı çıkıyor ve hürrem sultan'ın yapmış olduğu da bir iddiadan öteye gidemiyor. ama bu yaptığım araştırma da detaylı değil. sadece bir iddiada bulunurken bilimsel kaynakların olmasının önemini vurgulamak isterim.
devamını gör...
bir şehzade için sakal bırakmak yeter sebeptir. allah rahmet eylesin.
devamını gör...
Bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

"şehzade mustafa" ile benzer başlıklar

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.