1.
sadece 150 200 sene öncesine kadar var olan ve islamdada yasaklanmamış gerçektir kölelik, şu anki modern kölelikten pek farkı yoktur hepimiz firmaların ve devletin kölesiyiz sadece zincirlerimiz uzadı.
devamını gör...
2.
aynı anda yazdığımız başlıktır. kalbimiz birmiş
devamını gör...
3.
(bkz: asgari ücret)
devamını gör...
(bkz: big 4'da çalışmak)
devamını gör...
ismi ve birtakım özellikleri değişmesine rağmen halen aktif olarak devam eden sistemdir.
devamını gör...
eskiden insanlar köle olduğunu biliyordu, siz onun da farkında değilsiniz.

-doug stanhope.
devamını gör...
antik dönemlerden yakın çağa kadar köleliğin yaygınlığını hepimiz biliriz. fakat bunların en ilginç kölelik yasaları hitit imparatorluğu ndadır. tarihte ilk kez kölelerin hakkını savunan imparatorluktur kendileri.

örneğin, biri bir kölenin burnunu ısırırsa bunun karşılığında dönemim para birimi olan 15 şekel gümüşü vermek zorundaydı. burun ısırmak günümüzde komik olarak adlandırılsa da yazıtlarda böyle geçmektedir. bir diğer ilginç olanı ise biri bir kölenin kulağını parçalarsa 6 şekel gümüş ödemekle yükümlüydü. hititler'de yaşıyorsunuz ve kölenizi dövüyorsunuz, eğer onu kör ederseniz ise 20 şekel gümüş ödemek zorundaydınız.

bu yasalar hititler'de insanların sosyolojik olarak nasıl kavga yaptığını da gözler önüne seriyor. kavgalarda ısırma ile yaralama en yaygın olarak kullanılan olsa gerek*

en önemlilerinden biri ise eğer biri bir kölenin meyvesini (ceninini) dışarı atarsa 10 şekel gümüş ödemek zorundaydı. bu yasaları günümüze göre değerlendirmemek gerek, köleliğin de korunduğu medeniyetlerin olduğunu bilmemizde fayda vardır.
devamını gör...
modern dünyada uygulanmasının (bkz: insan hakları evrensel beyannamesi) ile kesinlikle yasaklandığı, çok eski çağlara ait olan bu aşağılık sistem, şimdilerde dolaylı yoldan sıklıkla uygulanmaktadır. #240980 numaralı tanımda da anlattığım gibi köle, hiçbir hakkı olmayan, sahibinin emrinde çalışmak zorunda olan, para biriktiremeyen ve kabaca karın tokluğuna çalışmak şeklinde ifade edilen biçimde çalışan kişilere verilen sıfattır. hani o çok büyük gördüğümüz, özendiğimiz, oldukça modern gözüken büyük devletler, bu sistemi yasal olmayan bir şekilde özellikle afrika gibi az gelişmiş ancak yeraltı kaynakları ve özellikle tarımsal açıdan verimli topraklara sahip olan bölgelerde uygulamaktadır.
devamını gör...
"köleler efendilerinden nefret etmektense özgür ruhlu kölelerden nefret etmeyi tercih ederler.
kişilik sahibi olmak gibi bir külfete katlanmayı gerektirmediği gibi efendilerinin gözüne girme fırsatıdır aynı zamanda. konu bu olduğunda o kadar çabuk birleşirler ki, şaşarsın.
devamını gör...
günümüzde hortlamış ve modern kölelik adını alarak üstü örtülü, kimsenin dillendirmediği ve yokmuş gibi tiyatroya devam ettiği sistem.
devamını gör...
malcolm x diyorki, "iki türlü köle vardır ev kölesi ve tarla kölesi.
tarla kölesi sabahtan akşama kadar güneşin altında çalışır, berbat yemeklerden yer, berbat elbiseler giyer, tarlanın ucundaki ahır gibi bir yerde yatar.
ev kölesi efendinin evini temizler, süpürür, efendinin yemeğinden arta kalanı yer, efendinin eskilerini giyer, evin çatı katı yada bodrumunda yatar.
eğer birgün efendi hastalansa ev kölesi, efendim hastamıyız bugün der, efendinin evi yansa, evimiz yanıyor der. ama tarla kölesi, efendi hastalansa, gebersin der, efendinin evi yansa, yansın kül olsun hepsi der. ben tarla kölesiyim."
devamını gör...
kelime anlamıyla bir insanın başka bir insanın malı olmasıdır. mezopotamya’da, antik mısır’da, antik yunan’da, roma’da, islam öncesi iran, orta asya ve anadolu’da yaşayan kavimlerde kölelik doğal kabul edilirmiş. aynı zamanda orta çağ bitene kadar, batı'nın ayrılmaz bir parçasıydı. hatta bu uğurda nice kanlar döküldü.

evet belki köle deyince aklımıza ilk gelen aşağıda da resmini verdiğim o olgu belki yok ya da varsa da çok az ama sizce de kölelik olgusu modern kölelik olgusuna evrilmiş olamaz mı ve artarak devam ediyor olamaz mı?

aşağıdaki resim amerikan fotoğrafçı jack delano tarafından amerika'nın georgia eyaletinde bir köleyi gösteriyor.. bir tablo gibi ama gerçek.

görsel
devamını gör...
bir insanın başka birinin mülkü, malı olması. kölelik çok eski zamanlardan beri vardı ve genelde ağır suç işleyenler, borcunu ödemeyenler, savaş esirleri, korsanlar tarafından kaçırılan kişiler köle kabul edilirlerdi ve köle pazarlarında satışa çıkarılırlardı.
devamını gör...
ücretli öğretmenlik ( ücretmenlik).
devamını gör...
(bkz: köle isaura)'ya ağlayıp sızlayanlar, bizim tarihimizde de kölelik müessesesinin olduğundan habersiz o gözyaşlarını akıtmışlardır. 1839 yılında tanzimat fermanı okunduktan sonra kölelik yasaklandı. yasaklayan padişah sultan abdülmecid ama bu yasakları takan olmadı. köle ticareti, merdiven altı olarak da devam etti. fiili ticaret 1900'lere kadar sürdü. sadrazam talat paşa bu meseleye yüklenmese, bu ağır yük cumhuriyete kalacaktı.
devamını gör...
isim değişikliğine uğramış bir kavramdır; işçi, personel, çalışan vs...
devamını gör...
pandemiden önceydi, levent’teyiz. yeni ateist olmuş heyecanlı bir arkadaşımla bir şeyler yiyip, kahve içicez. kanyon’a girdik. yakınlardaki bir plazada çalışıyor, bilgisayar mühendisi.

yedik içtik oturuyoruz. kanki kuran’da kölelik kaldırılmıyor falan ne alaka dedi.

olm dedim saçmalama, ne kuran bilirim, ne arapça tefsir işim olmaz. ne bileyim lan?

yok sen biliyosundur, bakmışındır, kölelik ne ağbiee, allah neden kölelik istesin?

haklı. ben de anlam veremedim de kitabın yazım sürecinde hiçbir etkim olmadığını çözememişti o. ben de o zamanlar ateist miyim, agnostik miyim, deist miyim, neden isim veriyoruz illa kafasında mıyım hatırlamıyorum.

bu biraz uzattı meselesi.
ben istemsizce ayar oldum.
böyle ateistxforum.kafir gibi bir sitede bunu kandırdıkları çok belliydi,
direk okuyup onaylamış.

kölelik nedir, köle kimdir, hiçbir fikri yok.
ama kuran niye yasaklamamış.
saat 13:40.

bak dedim, senin paran olduğu için, ve bu parayla kahve içmek istediğin için, dünyaya doğmuş senin gibi bir insan, bir bankonun arkasında yıllarca kahve yapacak, çünkü onun da paraya ihtiyacı var. senin paranın olması, onu da para kazanmaya itiyor ve bunun için sana kahve yapmak zorunda.

anlamadım, dedi.

1 saat daha oturursan anlarsın dedim.
oturamazmış, çok bile kalmış, gitmesi gerekmiş, müdür sıkıntı çıkarıyormuş, bana ayıp olmasın diye kalmış, yarın tekrarlayalımmış falan derken telefonu çaldı.

“geliyorum, doğru, aynen” dedi, age of empires köylüsü müsün lan sen diyemedim. gelmişsin 30 yaşına ne müdürü? müdür en son lisede etek boylarına karışan, sakallı erkekleri mimleyen adam değil miydi? ondan sonra müdür falan görmedim ben. yıl 2020 gelmişsin 30 yaşına ne müdürü olm?

noldu dedim, amiri aramış.
olm sen bilgisayar mühendisisin, amir ne, müdür ne? nasıl bir oluşumun içindesin lan sen? de diyemedim.

sana da para lazım dedim, o yüzden gidiyorsun işte. kölelik ayaklarına zincir bağlanması değil, istediğin şeyi imkanın ve vaktin olmasına rağmen; daha fazlası için yapamaman, dedim.

anladım, dedi.

bok anladın.
ne böyle bir arkadaşım oldu,
ne de ben ucuz flash tv senaristiyim.
böyle diyaloglar olmaz gerçek hayatta.
gerçek hayattaki diyaloglarla da böyle şeyleri anlatamazsınız.
o yüzden cep tiyatrosu gibi düşün sen bunu.

sorsan bilgisyar mühendisliği benim en büyük hayalimdi der, her gün minimum 100.000 bin lira kazandıran kupon yapar ama. neden? tutarsa istifa edip yeni bir şeyler denemek için.

90 dakikalık öğle arasında da kölelik tartışır, dünyayı kurtarır, ülkeyi muasır medeniyetler seviyesine çıkarır.

sonuç?
“tamam, yaparım, usta, evet, doğru”
age of empires’ta nereye tıklasan oraya giden köylüsün işte.
kabul et,
kabul et de bir şeyleri değiştirirsin belki,
kendini değiştirirsin, belki.
kabul et,
birazcık dürüst ol ve “biz burada tam olarak ne yapıyoruz?” diye sor,
bir kerecik.
devamını gör...
Bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

"kölelik" ile benzer başlıklar

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.