(bkz: orhan pamuk)
devamını gör...
orhan pamuğun en sevilen eserlerinden biridir. orhan pamuğun dünyaca ünlü bir yazar olmasına katkıda bulunan kitaptır ayrıca. bir sürü farklı dile çevrilip yayınlanmıştır.
devamını gör...
postmodern edebiyat anlayışını en güzel şekilde aktardığı eseri. kurgusu geçmişle günümüz arasında kurulan bağlantılar açısından mükemmele yakındır. içinde osmanlı'daki şehzade cinayetlerini anlattığı bir kısım da vardır. zaten yazar, türkiye'de bazı kesimlerce bu yüzden sevilmez.tarihimize daha eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşır.geçmişimizi ya tamamen yüceltmeyi, ya da yerin dibine batırmayı seviyoruz. fakat uzun bir zaman varlığını devam ettirmiş bir imparatorluğun berbat, hiçbir şeyi doğru yapmayan bir imparatorluk olduğunu düşünmek yanlıştır.mükemmel olduğunu düşünmek de yanlıştır. çünkü bir defa yönetenler, tanrı tarafından kut almış insanüstü varlıklar değillerdir.hataları, zaafları, günahları elbette olacaktır. ve neticede mükemmel olsa 19. yüzyılda "hasta adam" olarak nitelendirilip bütünlüğünü koruması için zaman zaman farklı ülkelere yanaşmak, taviz vermek zorunda kalmazdı.değişen dünya koşullarına uyum sağlayarak bu süreci en az yarayla atlatırdı.orhan pamuk, ülkemizin çok değerli bir yazarıdır.muhafazakar sağcı insanlar da birtakım kırılganlıkları ve agresifliği bırakıp orhan pamuk'u okumalıdır.yeri geldiğinde kendi anne babalarını eşlerini eleştiren insanlar yüzünü bile görmedikleri hükümdarlar, paşalar eleştiriliyor diye küplere biniyor, ülkenin aydınlarına saldırıyor. bırakın bazı aydınlar da değinilmeyen şeylere değinsin, farklı iddialar ortaya atsın. farklı fikirlerden şeytandan korkar gibi korkmayın. kutsal değerlerimiz bir iki farklı görüşle aşınacaksa zaten bu değerlerin aşınmaya müsait, çok sağlam temeller üzerinde durmayan değerler olduğunu kabul etmiş olursunuz.
devamını gör...
orhan pamuk’un 1990 yılında yayımladıgı kendisine nobelin onunu acmıs, en güzel ve anlasılması güc romanlarından biridir. romanın 25. yas gününe ozel, (bkz: kara kitap 25 yaşında) adıyla bir eseri daha vardır, kitabın bendeki etkilerini spoiler vermemek amacıyla yazmıyorum ama bana kalırsa okunacaklar listesinde ilk sıralarda olmalı.
devamını gör...
orhan pamuk'un okuduğum ilk kitabı. orhan pamuk'un neden orhan pamuk olduğunu anlıyorsunuz. asıl hikayenin yanında küçük küçük hikayeler anlatıyor orhan pamuk. batının tekniklerini türk kültürü ile harmanlamış. bu yüzden de özgün bir kitap. ayrıca ipuçları ile dolu. mesela galip için celal çok iyi bir yazar, hatta bir usta. şeyh galip'in ustası da mevlana celalettin rumidir. kitapta aşağı katlara inilen bir bölüm var günahkarları görüyorlar indikçe burada da dante'nin ilahi komedyasında cehennemine atıf var. proust ile ilgili bölümler var, en sevdiğim bölümdür. bir de romanda küçük hikayeler anlatıldığından binbir gece masallarını da andırır.
yani kitap öyle sıradan okunacak kitaplardan değil. yorgunsanız daha da yorulursunuz.
devamını gör...
bu kitaptaki bölümlerden biri de "boğazın suları çekildiği zaman"dır ki, benim gözümde orhan pamuk, yalnızca bunu yazabildiği için bile büyük yazardır.
devamını gör...
orhan pamuk'un kitapları arasında en dikkat çekeni. orhan pamuk okumaya kara kitapla başlamak en doğrusu olduğundan kara kitap ile başladım. normalde cevdet bey ve oğullarını ya da sessiz evi öneriyorlar.
özgün bir kitap.
ana tema insanların kendisi olamaması
kurgusunda 33 yaşında avukat olan galip'i karısı rüya, bir gece mektupla terkediyor. karısını istanbul sokaklarında ararken karısı rüya'nın üvey kardeşi ve ünlü köşe yazarı celal salik'in de kaybolduğunu öğrenerek ikisini de arama yolculuğuna başlıyor. bu arama yolculuğu bizim aramalarımız gibi olmuyor. galip kimseye haber vermiyor kayıplardan hatta küçük yalanlar da söylüyor.
kitabın bütün kurgusu "arayış" ama eşini değil sanki galip kendisini arıyor gibi.
rüya kaybolduğunda galip ilk önce rüyanın önceki ilişkisine gidiyor. orada bulmayı umuyor, bulacağından da emin.
kitap atıf, referans konusunda "bence" oldukça zengin. bu durum okur olarak keyif veriyor. örneğin dantenin ilahi komedya kitabının cehennem bölümünden bir referans var. pavyon sahnesinde decamerondan alıntı var. kendi edebiyatımızdan iz sürme konusunda ince memedin topal alisine atıf var. marcel proust'un kayıp zamanın izinde kitabını anlatmaya lüzum yok sanıyorum.
binbirgece masallarıyla ortak biraz zira galip rüya'yı ararken küçük küçük hikayeler anlatıyor her bölümünde. mantıku't-tayr (kuşların dili) bir arayış hikayesi olduğundan benzediğini söylüyorlar (ki mantıku't-tayr'ı okumadığımdan bilgim yok), hüsn-ü aşk aynı aileden olan iki kişi birbirine aşık oluyor tıpkı rüya ve galip gibi.
şeyh galip hüsn-ü aşk'ı yazarken mesneviden etkilendiğini söylüyor. yani ustası celalettin rumi.
kitapta da galip celal'i usta olarak görüyor.
benim kitapta altını çizdiğim not aldığım birçok yer var. ama en çok etkileyen bölüm şüphesiz 1. kısımın 15. bölümü.
kitap bence defalarca okunmaya değer ki ben öyle yapacağım. iyi ki okumuşum.
sadece sabırlı okurlar için öneririm.
devamını gör...
Bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

"kara kitap (kitap)" ile benzer başlıklar

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.