1.
romanlarını çok sevdiğim bir yazar kendisi, benzer kitap önerileri çok isterim:(
devamını gör...
18. ve 19. yüzyıllar arasında yaşamış ingiliz ,roman yazarı. en meşhur kitabı gurur ve önyargıdır(pride and prejudice) . aşk ve gurur şeklinde çeviren birçok yayınevi vardır. filmi de birkaç kez çekilmiştir.izlemediğim için yorum yapamayacağım. yaşadığı dönemde toplumsal cinsiyet eşitsizliğine değinmiş;kadınların geleceklerini sadece evlilikle değiştirebileceklerine ,söz haklarının olmamasına, babasının mirasının bile kızları yerine yakın erkek akrabaya kalmasını anlatmıştır. dili sadedir rahat okunur.
devamını gör...
ingiliz roman yazar'ıdır. tüm roman'ları orta sınıf ingiliz taşra halkı üzerine kurulmuştur ve başarısını ince ironi ile çizdiği karakterler ve durumlarla göstermiştir.
devamını gör...
en çok anlamak istediğim ama bir türlü anlayamadığım yazar. anlıyorsam bile anladığımı anlamıyorum. cidden bende bir sorun var bu konuda halen aşk ve gurur kitabını bitiremedim mesela ve belki de henüz yarısına geldiğim içindir bilmiyorum ama bu kadar ünlenmiş olmasını anlamlandiramiyorum. birinin kitabı bana açıklamasını o kadar isterdim ki.
devamını gör...
bir yerlerde adını duydukça esnemeye başladığım "ultra sıkıcı" yazar.

tek derdi orta sınıf tutuculuğudur. yalnızca sınıfın ahlaki değerlerinin üstünlüğünün kabul edilmesi ve yeniden üretilmesi hedefini güder. kahramanları da tahmin edeceğiniz üzere, orta sınıfların ömürlerini uzatmak için sınıf içi evlilik yaparlar.
devamını gör...
tüm romanlarını okumaya çalıştığım, en bi sevdiğim yazar. hayatın telaşesini bırakıp kitaplarını okurken dinleniyor ve sımsıcak bir his ile dolup taşıyorum.
devamını gör...
winston churchill'in başucundan eksik etmediği söylenen külliyatın sahibi yazardır jane austen. kendisi ingiliz edebiyatında shakespeare'den sonraki en ünlü isimdir. onun hemen tüm romanlarını okumuş olmakla birlikte en beğendiğim ve diğerlerinden gerek edebi anlamda gerek mantık açısından nispeten kaliteli bulduğum eseri 'emma' dır. zaten emma üzerine pek çok dizi-film yapılmıştır, birçoğunu izledim gayet başarılı yapımlar olduklarını söyleyebilirim*.

austen'ın gerçekten de sıkıcı bir dili vardır bazı eserlerinde. buna northanger abbey iyi bir örnek olabilir. her satırda bir olay olmasını, bir gizem kapısının aralanmasını beklersiniz ama olaylar oldukça sade ve basit şekilde akıp gider. dişe dokunur bir olay, sohbet, macera yaşanmadan bir de bakmışsınız ki kitap bitmiş. buradaki mantıksızlık ise, yazarın bizi aslında hiç yaşanmayacak bir maceranın beklentisine sokmuş olmasıdır.

austen'ın en bilinir eseri olan gurur ve önyargı ise tesadüfler silsilesinden ibaret, mantıkla son derece çelişen bir kurguya sahiptir. hatta o derecedir ki eğer bu tesadüflerden bir tanesi bile olmasa , ana kahramanlarımız hiçbir zaman kavuşamayacaktır. zaten bilinenin aksine buradaki durum öyle büyük bir aşk hikayesi de değildir. kitapta elizabeth kendi ağzıyla darcy için aşk gibi kuvvetli bir duygu beslemediğini söylemektedir zihninde. yapılan evliliklerin tamamen maddi statü kazanabilmek için yapıldığı ise zaten bahsedilmeye gerek bile olmayan bir mevzudur. burada kesinlikle beyefendilerin iyi karakterli veya yakışıklı olmasına değil; ne kadar zengin olduğuna bakılarak onların evlilik teklifi kabul edilir, kızlar ve aileleri tarafından.

fakat austen'ın bazı eserleri de vardır ki onlardaki durum kadın-erkek ilişkilerini aşmış, satır aralarında hayata dair önemli mesajlar sunar hale gelmiştir. örneğin 'ikna' romanında bu durum özellikle göze çarpar fikrimce. burada başkahraman uzun zaman yalnız yaşamayı tercih etmiş bir karakter olduğu için, çeşitli sorgulamalar yaparken bulursunuz kendinizi, onunla birlikte. bu romanın da diğerlerine kıyasla nispeten heyecanlı bir havası olduğu söylenebilir.

jane austen'ın sahip olduğu bu şöhreti aslında hakedip haketmediğini çokça düşünmüşümdür. ama şunu da göz önünde bulundurmak lazımdır ki kendisinin yaşadığı dönem olan 18-19. yüzyıl ingiltere'sinde bir kadın yazar olmak, ismini gizleyerek mahlas kullanmak yoluyla da olsa tek başına bir romancı olarak geniş kitlelerin beğenisini kazanmak büyük bir iştir. belki de şöhretinin asıl dikkate alınması gereken noktası romanlarından ziyade burasıdır.

bu arada austen'ın hep aynı tarz konuları işleyen romanlar kaleme almasının bir sebebi vardır. kendisi hiç evlenmemiştir fakat o da büyük bir aşk hikayesi yaşamıştır. elbette sonu mutsuz bitmiştir ancak bu tecrübesi, ölümsüz eserleri edebiyat dünyasına kazandırmasına, özellikle de gurur ve önyargı'yı, vesile olmuştur. becoming jane isimli filmde de kendi romanlarının bir karakteri gibi yaşadığı bu harika hikaye anlatılır. başrolünde ise anne hathaway ve james mcavoy yer almıştır.
devamını gör...
ne zaman dönem kitabı okumak istesem, elimin gideceği yazardır.
ne yazık ki pek de fazla eser vermemiştir.
çok meşhur olan gurur ve önyargının yanı sıra; çok daha güzel bulduğum kül ve ateşi okumanızı tavsiye ederim :)
devamını gör...
çok büyük bir dehaya ama aynı anda da çok kapalı bir dünya görüşüne sahip yazar. her seferinde o dehaya yazık etmiş dedirmektedir. keşke kadınlar için evlilikten bir tık daha fazlasını istemeye cesaret gösterebilseydi.

bir de virginia woolf'un kendine ait bir oda eserine de ilham kaynağı olmuştur kendisi.
devamını gör...
hanımefendiyi her okuduğumda ya da uyarlanmış bir filmini her izlediğimde, ne kadar da kaba insanlar olduğumuzu düşündürten yazardır.
devamını gör...
milli terbiye roman'ları ile meşhur olmuştur.
devamını gör...
pride and prejudice kitabının yazarı.

"onun gururunu ben de kolaylıkla hoş görebilirdim. benim gururuma dokunmamış olsaydı."
devamını gör...
siz yine de güzel anıları hatırlayın.

görsel
devamını gör...
Bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

"jane austen" ile benzer başlıklar

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.