1.
"sevmek için güzele mi bakmalı, çirkin bir tende güzel bir ruh kalbi bağlayamaz mı?" diyordu victor hugo. haklıydı.neden hepimiz güzel olalım ki zaten? neden hepimiz aynı olalım? işin güzelliği de farklılığımızda değil mi zaten?
devamını gör...
“beni de kapsasın” gibi kaygıya bağlarsa sıkıntı.
devamını gör...
kişiden kişiye göre değişir.
devamını gör...
bu algının antik yunan'dan başlayarak günümüze geldiğinde değiştiğini fark ediyoruz. bugün şişman olarak nitelendirilen bedenler, antik yunan'da güzel olarak algılanırmış. malum bugün ise sıfır beden revaçta. ideal ölçü olarak da 90-60-90 kabul edildi ve şimdiki güzellik algımız da cetvelle çizilip belirlenmiş gibi bu ölçüdedir.
devamını gör...
kişiden kişiye farklılık gösteren bir durumdur. kimisi sarışın severken kimisi esmer sevebilir. önemli olan karakter. yüzü güzele kırk günde doyarsında gönlü güzele kırk senede doyamazsin diye boşa denmemis.
devamını gör...
görsel


*iç güzellik algımız, fiziken üstün bir güzellik taşımayan kadınlarda canayakın bir yön aramak iken, dış güzellik algımız ise orantılı ve estetik yüz hatlarına sahip kadınları çekici bulmaktır.

*estetik olana bağlanmak dürtüsel iken, estetik olmayanla kurulan bağ iletişime ve paylaşıma dayanır.

*güzel birine bağlanmak için onu tanımaya gerek yoktur, sadece bir resim dahi aklınızı başınızdan almaya yeter.

*estetik açıdan çekici olmayan biriyle, iletişim kurmadan ve ortak paydalar bulmadan bağ kurmak çok zordur.

*eğer güzel veya yakışıklıysanız çekici olmak için ekstra bir özelliğe ihtiyaç duymazsınız. güzelliğin yetersiz kaldığı yerde daha güzel olmak, en güzel olmak için rekabete girilmiş demektir. eğer başka bir yeteneğiniz yoksa güzel olmanıza rağmen daha çok makyaj yapmaya, süslü kıyafetlere ve kişisel bakıma yüklenirsiniz.

*eğer çekici bir güzelliğe sahip değilseniz dikkat çekmek için farklı yetenekler geliştirmeye yönelirsiniz. eğer fiziksel estetiğiniz sönükse bir şekilde ben buradayım demek için başka bir yönteme ihtiyaç duyarız.

peki neden?

*hayvanlar aleminde de bu durumun aynısını görebiliriz. çiftleşme dürtüsüyle kur yapan erkekler ve dişiler bir şeyler sergilemek zorundadırlar. eğer bir dişi çekiciyse ekstra bir şey yapmaya ihtiyacı yoktur ama değilse erkeklerin ilgisini çekmek için sesler çıkarır, danslar eder vs erkeklerde buna karşılık bir şeyler sergiler. bütün bunlar çiftleşmek içindir.

*insanlar alemine baktığımızda güzel kadın doğal bir afrodizyak iken, güzel olmayan kadın cinsel açıdan yeterince uyarıcı bulunmaz. iç güzellik uyarıcı değildir.

*eğer bir yerde iç güzellik mi yoksa dış güzellik mi diye bir soru varsa orda anlaşılması gereken bazı şeyler var demektir.

*kadın erkek ilişkileri tamamen sex üzerine kurulu değildir. bu sorunsalı ortaya çıkaran algı kesinlikle bu sanrıya dayanıyor.

*asıl sorun şu; her gördüğünde seni sadece azdırabilen birini mi istiyorsun yoksa hayatını birlikte geçirebileceğin, anlaşabileceğin birini mi arıyorsun? ilk cümleyi kadınlar için, sana her istediğini alabilecek birini mi istiyorsun, şeklinde değiştirebiliriz.

*iki insanı bir araya getiren şey sadece sex ise yada aşk adı altında sex ise, bu durum ileride bir çok sorunuda beraberinde getirir. çünkü hormonlarınızın kontrolündeyken karşınızdakini sağlıklı bir şekilde tanıma olasılığınız çok düşüktür.

*insanlar, hayvanlar gibi hayatlarını yiyip içip çiftleşmekle geçirmezler, sosyal varlıklardırlar aynı zamanda. birbirileriyle anlaşamadıklarında hayatı birbirilerine zehir edebilirler.

*hayatınızı birlikte geçirmek istediğiniz bir insanda aramanız gereken özellik iç veya dış güzelliği değil, ne kadar çirkinleşebileceği olmalıdır.

*önemli olan bir insanın öfkelendiğinde kendine ne kadar hakim olabildiği, sevdiği zaman ne kadar dengeli davranabildiği, ne kadar hırslı, ne kadar irade sahibi, ne kadar baskıcı olduğuyla ilgili bir fikriniz olmalı. güzel dediğiniz kadın, en ufak bir sorun karşısında size ihanet edebilir, içi güzel dediğiniz kadın sizden faydalanmaya çalışabilir. iç veya dış güzelliklerin hepsi yanıltıcı veya göstermelik olabilir.

*ideal olan tutum ise herkese bir şans tanıyıp, karşınızdaki insanı tanımaya çalışmaktır. insanlardan emin olmak için körükörüne güvenmek yerine onları küçük testlere tabi tutmanız size çok yardımcı olacaktır.

*her insanın kendine göre zaafları ve kusurları illaki vardır bunları keşfedip, artılarını eksilerini değerlendirip vardığınız sonucu kabullenmeden sağlıklı bir ilişki kuramazsınız.

*eğer seçim yapmak konusunda kontrollü davranmayı istiyorsanız en ince detayına kadar düşünmelisiniz. eğer dürtülerinize güvenecekseniz de en başından iç mi, dış mı diye sorgulamayacak her şeyi akışına bırakıp sonuçlarınada katlanacaksınız.
devamını gör...
bunun için şöyle bir şey anlatabilirim:

leyla ile mecnun hikayesini bilmeyen yoktur.
köydekiler bir gün mecnun'a sorarlar. "yahu mecnun, leyla köyün en çirkin kızlarından birisi. nesini sevdin bu kızın?"
mecnun da şöyle cevap verir: "sen onu bir de benim gözümden gör.."
demem o ki sayın arkadaşlar, güzellik algısı hepimizin gözünde değişecektir tam anlamıyla bir entry bunu açıklayamaz.
kişiden kişiye değişir. ben kısa saç severim sen uzun. gibi gibi..
devamını gör...
insanı çok yorar. kadın veya erkek fark etmez. eğer toplumun beklentilerine uymuyorsanız değersizsinizdir.
devamını gör...
“bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak“ diye tanımlar tdk algıyı. belki de toplumda yer etmiş o kelimenin büründüğü negatifliğe dikkati yöneltmek bizi kurtaracak şeydir. güzel olanı algıladığımız çerçeveyi kaldırdığımızda bu sadece bir tanımlama olacak. ve o gün arkadaşlar, o gün hepimiz kendimiz olacağız.
devamını gör...
değişkendir.
devamını gör...
her insan belli yıllara/yüzyıllara göre güzeldir. o denli değişken.
devamını gör...
toplumdan topluma değişmesi bir yana, kişiden kişiye, çağdan çağa ve hatta günden güne süratle değişmektedir. değişmelere doyamamış bir kavramdır. ayak uyduramaz olduk cidden. bir ara sıfır beden modaydı, şimdi büyük popolar moda. bir ara yuvarlak yüz hatları revaçtaydı şimdi keskin yüz hatları moda. iyisi mi siz olduğunuz gibi kalın, bugünün çirkini olmanız, yarının güzellik kraliçesi olamayacağınız anlamına gelmez. *
devamını gör...
göz hem aldanır hem aldatır.
gönül ise ne aldanır ne aldatır.
göz gördüğünü sever.
gönül sevdiğini görür.
gönül gözüyle bakılmadığı müddetçe güzelliğin bir önemi yoktur.
devamını gör...
yüzyıllardan on yıllara şimdi ise sadece aylara dönüşmüş bir rüzgardır. teknolojinin gelişimi ve tüketimin hat safhaya geçtiği bu çağda her şey gibi bu algılar da hızlı tüketilen birer yemeğe dönüştü.
çocukken yani bundan 10 yıl önce moda bambaşkaydı. insanların görüntüsü, saçı, makyajı bambaşkaydı. günümüzde ise değişim artık yıllara değil aylara yayılır. bundan bi 7-8 ay önce tenis eteği moda oldu. kadın modelleri şıkır şıkır giydirip ınstagram keşfetini doldurdular.
insanlar bu etekleri kapış kapış satın aldı. şimdi ise bi kenara atıldı, kimse giymiyor. bu sadece örneklerden bir tanesi.
daha da geriye gidelim boşverelim ayları. 2005-2006-2007 yıllarına dönelim. el kadar çocuğum tv izliyorum, aklımda modaya dair veya güzelliğe dair hiç bir şey yok, sadece izliyorum. büyüyüyorum, ergen oluyorum ve bu görüntüler gözümün önüne bir bir geliyor, düşünüyorum.
kadınların üstlerinde çirkin askılı bluzlar var, derin bir dekolteyle. o kadar çirkin ki aklımdan hiç çıkmıyor. kalçalar değil memeler göz önünde tutulmaya çalışılıyor. ilginç geliyor ama kalçaları o zamanlar kimse takmıyordu. hatta dalga bile geçiliyordu koca kıçlı diye. ispanyol paça veya türevleri* çirkin kot pantolonlar, üstlerinde allı pullu cırtlak renkli derin dekolteleri bluzlar. bedenler sıfır, yağ depolamak yasak. cırtlak tonlarda kırmızı ojeler ve rujlar. bukleli veya fönlü uzun saçlar. yüksek bel de yok o zamanlar hatta bilerek indiriyorlardı bellerinde gamze varsa gözüksün diye. incecik ip gibi alınan kaşlar. kendi kaşım öyle değil diye üzülüyordum. şimdi ise o üzüldüğüm kaşıma sahip olmak için çeşitli bakımlar yapıyor insanlar.
erkeklere hiç girmek istemiyorum. jöle diyim gerisini siz hatırlayın.
işte bunlardı güzel, alımlı olan. herkes en iyisi olmak için tüm bunları dibine kadar tüketti, yaptı, kullandı. o zamanın gençleri şimdi orta yaşlı, orta yaşlıları normal yaşlı oldu. piyasaya biz çıktık. kimimizde silikonlu dudaklar, memeler, kalçalar var kimimizde hiç bir işlem yok sadece kendimiz olalım yeter diye dolaşıyoruz.
bize de bu algılar uygulanmaya çalışılıyor. mesela benim yanaklarım var, löpür löpür hemde. ama bana yanakları boşaltılıp dolguyla şekillenmiş modelleri gösterip işte güzel bu diyorlar. iyi diyorum ne yapayım alın güzelinizi başınıza çalın. nasıl olsa bi üç beş yıl sonra başka bir şey çıkacak. sizi tatmin edeceğim diye ameliyat olup risk alıp canımı tehlikeye mi atayım? tabi herkes böyle bakmıyor.
yıllar sonra neler çıkacak bekleyip görelim.
devamını gör...
güzellik algısı denen şey vardır ve var olmak da zorunda üzgünüm baylar ve bayanlar.
ne yazık ki kanser bir kitle var her şeye muhalefet olup saçma sapan tavır takınıyorlar. "güzellik algısı"nı yıkacağız diye obeziteyi normalleştirip bunu iyi bir şey "miş gibi" gösteriyorlar bir de.
twitter da "fatfobik toplum" diye insanları suçlayanlar var lan
fatfobik ne
fatfobik ne aptal gerizekalı

hayır güzel değilsin. obezsin, sağlıksız besleniyorsun doktora gidip tedavi olman lazım
devamını gör...
Bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

"güzellik algısı" ile benzer başlıklar

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.