phoebe waller-bridge'in hem yazdığı hem başrolünde oynadığı dizisi. dördüncü duvarı yıkmasıyla ünlenen bir trajikomedi. dizide ingiliz mizahının güzel örnekleri bolca mevcuttur. pwb'nin edinburgh'da sahnelediği tek kişilik oyunundan uyarlanmıştır. aslında tek sezon kalacakken hem çok beğenilmesi hem de pwb'nin aklına andrew scott'ın oynadığı hot priest gibi harika bir karakter fikri gelmiş olması sayesinde bir sezon daha çekilmiştir, çok da iyi olmuştur.

favori karakterim ise fleabag'in kızkardeşi claire. mutsuz bir evliliğe hapsolmuş, hayatını kalıplara bağlı yaşayan, her şeyi içine atan, davul gibi gerilmiş, depresif, biraz nevrotik ve kızkardeşini sevse de bunu ifade edemeyen claire. özenle yazılmış ve bence dizideki en gerçekçi karakter.
devamını gör...
--! spoiler !--

+bazen ne istediğimi bilmediğim için utanıyorum. aslında ne istediğimi biliyorum.

- neymiş o?

+ aslında çok kötü bir şey istiyorum. birisinin bana sabahları ne giyeceğimi söylemesini istiyorum. ne yiyeceğimi, neyi seveceğimi, neden nefret edeceğimi, neye kızacağımı neyi dinleyeceğimi, hani müzik grubunu dinleyeceğimi, hangi konsere bilet alacağımı, neyin şakasını yapıp neyin şakasını yapmayacağımı, birinin bana neye inanacağımı, kime oy vereceğimi, kime aşık olacağımı ve bunları onlara nasıl ifade edeceğimi söylemesini istiyorum. sadece birinin bana hayatımı nasıl yaşamam gerektiğini söylemesini istiyorum peder.

- diz çök! sadece diz çök!


--! spoiler !--
devamını gör...
ıt will pass
bizim imamlar olsaydı varyaaaa kesin günahların ancaaaa böyle temizlenir derdi
devamını gör...
ilk sezon olayı kavrayana kadar nerelere geldiğimi sorgulatan ama ikinci sezonda ciddi anlamda andrew scott ile çok başka yere giden bir hikâyenin bitmesi üzen bir dizi. çerezlik tek gecede bitebilecek bir serüven.
devamını gör...
kara mizahı başka bir seviyeye taşımış, herkese göre olmayan, benim keyifle izlediğim tatlı dizi. bu diziyi bir kadın olarak izlemeyi dilerdim...
devamını gör...
hayatınız yokuş aşağı yuvarlanırken bir köşede durup ona gülmeye başlamışsınız hissi veren harika dizidir. bitirdiğimde "phoebe waller bridge sen ne çeksen izlerim bu saatten sonra!"demiştim. hâlâ bu sözün arkasındayım <3
devamını gör...
son zamanlarda izlediğim en güzel diziydi.
zaman zaman anksiyetemi coştursa da her dakikasından keyif aldım.

baş karakterimizin isminin olmamasından tutun da, kendi stresiyle ve suçluluk duygusuyla baş etme şekli insanı derinden etkiliyor. suçlu olduğunu bilip, kendini masum göstermeye çalışmaması da epey etkileyici.
devamını gör...
amazon prime’dan veya çeşitli korsan sitelerden izleyebileceğiniz iki sezon 12 bölümlük muhteşem ötesi dizi. baş karakterimiz pire torbası anlamına gelen flaebag lakabıyla tanınıyor. karakterin ismi yok. kadının başından geçen kişisel olaylar mizahi bir şekilde anlatılıyor. tatlı bir ingiliz dizisi. diziyi yazan ve yöneten phoebe waller- bridge muhteşem bir kadın. bu dizinin onun için oldukça kişisel olduğunu kendisi de çok kez söylemiştir. üçüncü sezonunun gelmesine ilişkin de “ fleabag'in, yani benim 50 yaşıma geldiğimde dönmem fikrini seviyorum. çünkü o zaman hayatı daha çok deneyimleyecekmişim gibi hissediyorum. o zamanlar neye bulaşacağını tanrı bilir. aslında böyle bir karakterin ileriki dönemlerini görme fikri heyecan verici. ama şimdilik başından çok şey geçti. gitmesine izin vermeliyiz." bir röportaj verdi.
devamını gör...
ilk bölümün, ilk birkaç dakikasında "nereye geldim lan ben" dedirten :)
zamanla usturuplu bir hâl alan sevimli kadının canlandırdığı sevimli bir karakterin üzerine kurgulu bir ingiliz dizisi.
sağlam dizi, izlenir.
devamını gör...
tek başına ayakta kalmaya çalışan kadın.soğuk bir ingiliz komedisi.
devamını gör...
hüzünlü bir komedisi olan, oldukça samimi bir dizi izlemek isteyenlerin kaçırmaması gereken dizi.

bu sevimli dişlek kızın kameraya dönüp haylaz haylaz bakarak, insanı bir anda kahkahaya boğması harika gerçekten.
devamını gör...
beğenmeyeninin bir tek şahsım olduğunu düşündüğüm dizi. 5 dakika zor tahammül ettim. 5 dakika bir diziyi anlamak için yeterli değil diyecek olan olabilir ama bana yeterliydi.
devamını gör...
çok güzel dizi. baş karakterimiz devamlı 4. duvarı yıkıyor. bu da bizi birbirimize daha çok yakınlaştırıyor.
devamlı sevilmediğini düşünen,dışlanan ve bu duygularla yeri gelince kendini suçlayarak yeri gelince''saçmasapan'' şekillerde baş eden tüm kadınların kendinden bir parça bulması muhtemel.
karakterimizin sürekli depersonalizasyon yaşadığına ve bunu bize 4. duvarı yıkarak anlattıklarına dair bir yorum duydum. duyduğum an diziye olan tüm bakışım değişti,taşlar yerine oturdu. depersonalizasyon yaşayan herkesin yalnız değilim çığlıkları ile izleyeceğini düşünüyorum.
devamını gör...
çok gerçekçi bir bakış açısıyla yazılmış ve oynanmış, kara mizah öğeleriyle bezenmiş olan ingiliz dizisidir. karakterleri ve oyunculukları çok beğendim. 3. sezonu gelse de izlemeye devam etsek diyor, aynı zamanda senarist de olan ana karakterimizi saygıyla selamlıyorum.
devamını gör...
ingiliz yapımı dram-komedi dizisi. dizinin isminin türkçe karşılığı 'pire torbası'. 2 sezondan oluşuyor toplamda 12 bölüm, her bölüm de ortalama 23 dakika civarında sürüyor. senaryosu aynı zamanda başrol oyuncusu olan phoebe waller-bridge tarafından yazılmış. konusu ise londralı 30lu yaşlarında hem annesini hem de en yakın ve tek arkadaşını kaybetmiş esprili aynı zamanda umutsuz ve acılarını seks ile bastırmaya çalışan bir kadının öyküsü. dizi boyunca ana karakterin ekrana dönüp izleyici ile konuşması dizinin en hoş detaylarından biri. izleyin izlettirin, bu aralar böyle hoş diziler bulmak zor.
devamını gör...
her sahnede ehe bu ben dediğim, her kesitte her cümleyi de üstüme alındığım tatlılar tatlısı dizi.
devamını gör...
sadece iki sezondur ve toplamda 12 bölümdür. yaratıcısı ve başrolü olan hanımefendi muhteşem phoebe waller-bridge'dir. yeteneği su götürmez. gülse birsel'i getiriyor aklıma. çok benzer iki kadındır. şahane oyuncu kadrosuyla ödüllere doymamışlardır. mutlaka izlenmesi gereken dizidir. durum komedisi olarak adlandırabiliriz. bir miktar absürt komediye de kaçıyor.
devamını gör...
bunu seven crashing'i de sever.
devamını gör...
birkaç bölümde resmen arkadaşımız olmuştur. kameraya dönüp her bakışında ne demek istediğini anlarız, bizim sabrımız taştığı sırada onunki de taşmıştır, üzülünce biz de üzülürüz. bunu onlarca bölümde beceremeyen karakterler varken büyük iş başarmıştır kuşkusuz.
devamını gör...
bir ben mi sevemedim bu diziyi? ingiliz mizahı bana hitap etmiyor heralde. 3. bölümde bırakmış olmalıyım.
devamını gör...
Bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

"fleabag" ile benzer başlıklar

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.