dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, çocuklukta ortaya çıkan ve erişkin dönemde de devam eden bir bozukluktur. dikkat eksikliği, hiperaktiv davranışlar ve tepkisel davranışlar en belirgin problemlerdir. erkeklerde görülme sıklığı daha yüksektir. toplumda görülme sıklığı yüzde 3 ila 5 civarındadır. yetişkinlik döneminde, çocuklukta görülen belirtiler azalır ve bazı hallerde yok olur.
devamını gör...
olmayan şeydir. psikiyatr size ritalin yazar, daha sonra da ritalin bağımlısı olursunuz. leblebi gibi ritalin tüketenler kervanına katılmanız olasıdır.
devamını gör...
kişiden, günümüz bilişsel-kapitalist anlayışına muntazaman entegre olması ve dünya üzerinde sağlıklı bir yaşam sürdürmesini sağlayacak maddi imkânlara sahipmiş gibi davranması beklenir. oysa kimse fanusta yaşamamaktadır.
sözgelimi: ülkedeki mevcut eğitim düzeninden nefret eden ve okuldaki öğretmenlerin, yöneticilerin otoritesini kabul etmeyen bir öğrenci, elbette ondan beklenen davranışları sergilemeyecektir.

ya da kendisine mobing uygulayan, sözlü tacizde bulunan işverenine karşı çıktığı için işsiz kalan ve amiyâne tabirle “sıfırı tüketen” bir çalışan, ona atfedilen “mental sorunlardan” muzdarip değildir. haysiyetini koruyabilmiş, omurgalı kalabilmeyi başarmış, bunları yapabildiği için de her türlü zillete katlanmayı göze alabilmiş ‘yürekli’ bir kimsedir. ancak bu kişi, kan emicilerin ve sömürgenlerin, bir başkasından devraldığı maddi sermayesini öznel sadistik zevklerini tatmin etmek için kullananların var olmamasını istediği bir kişidir. adına “iş dünyası” denen devasa yapıdaki “çarpıklığı” gün yüzüne çıkaran, hor görülmeyi, ezilmeyi sineye çekmeyen ve gözünü budaktan sakınmayan bir militandır çünkü.

bu noktada devreye, devletlerin gizil “kolluk kuvvetleri” olarak iş gören psikiyatrlar girer. boyun eğmeyeni, başkaldıranı, normatif olanları sorgulayanı “hasta” olarak gösterip, çeşitli legal uyuşturucular vasıtasıyla “tımar” etmeye çalışırlar. mevzubahis girişim de sonuçsuz kalırsa, “hasta dediklerini” zorla dört duvar arasına tıkarlar.
bu aşamadan sonra, “hasta“ olarak ilan edilen kişi bir insan olarak görülmez. artık kendi bedeni üzerinde bile hiçbir hakkı yoktur. ondan mesul olan psikiyatrların insafına terk edilmiştir. yeri gelir, sözde “elektrokonvülsif tedavi” denen bir işkenceye maruz bırakılır; beynine kontrolsüzce “elektrik akımı” verilir. yeri gelir, ağır narkotik ilaçlar vücuduna şırınga marifetiyle zerk edilir.
birkaç yıl içinde bu uyuşturucuların etkisiyle: alzheimer, demans gibi kalıcı bellek sorunları baş gösterir. böylece: işinden ekmeğinden olmuş, fişlenmiş, hafızası zorla elinden alınmış ve bir tabutluğa hapsedilmiş olarak öleceği günü beklemeye başlar.

bu gayri insanî durumun farkında olan deleuze ve guattari, 1972 yılında beraber kaleme aldıkları meşhur “l’anti-oedipe” kitabını yayımlamışlardır. kitap, derdini queer uslübuyla anlatmaya başlar. peşinden psikanalize ve freud’un hemen her görüşe eklemlenen “libido” kavramına değinilir. nihayet dönemin psikiyatri anlayışı uzun uzadıya ele alınır ve mufassal bir kritiğe tâbiî tutulur. jacques derrida bu kitabı değerlendirirken: “zarif bir başkaldırı girişimi” açıklamasında bulunmuştur.
devamını gör...
geçen aylarda tivitırda dehblilerin olduğu bir liste oluşturmuştum ve listeye eklediğim kişilerin kendilerini ifade ediş biçimleri, kurdukları cümlelerin karmaşık olmasa bile diğerlerine karmaşık gelişi, hissedişleri birbirine benziyordu. sanki her okuduğum tek bir kişi tarafından yazılmış gibiydi ama aslında 20'ye yakın kişinin yazdığı şeylerdi. biz orada yalnız olmadığımızı gördük; "sadece ben yaşamıyormuşum bu sıkıntıları, yalnız değilmişim." diyebilmek insanı biraz da olsa rahatlatıyor.
devamını gör...
yıllardır baş etmeye çalışıyorum, edemiyorum ilaçta kullanmak istemiyorum. böyle devaaam
devamını gör...
bende ciddi anlamda bacak sallama, eğer oturulan sandalye dönen ya da sallanan sandalye ise sürekli hareket etme, sabit yerlerde oturuluyorsa sık sık ayağa kalkıp bir yerlere yürüme isteği yapıyor. şehirler arası otobüs yolculuğu yapamıyorum, çünkü o kadar süre oturamıyorum. kitap okurken sık sık hareket etme istekliliği nedeniyle konsantrasyon sağlayamıyorum. uzun süren ders, sunum ve toplantı gibi etkinliklerde 10-15 dakikadan fazla dinleyemiyorum.

bunun çözümü için elimden gelen her şeyi yaptım diyebilirim. ancak ne yazık ki çözümü bulamadım. ben de başarabilen insanların deneyimlerini merak ediyorum açıkçası.
devamını gör...
bazı kişilerin sadece ritalini alıp işi ticarete dökerek, bu ilacı sigara ikram eder gibi arkadaşlarına ikram ettiğini duymuştum. ilaç odaklanmayı ciddi şekilde arttırıp, söz konusu şikayeti olan bireylerde verim sağlıyor. ancak bir grup, bu etken maddeyi daha iyi ders çalışma adına alıyorlar. bu konuda uyarıda bulunmak isterim çünkü hem bağımlılık yapabilir, hem de kalıcı hasarlara sebep olabilir.( sınıf arkaşımızda kalıcı bir tik oluşmasına sebep olmuştu.) bu durum son dönemlerde arttığından, ilacın satışında ciddi kısıtlamalar getirildi.
devamını gör...
yaramaz çocukların yeni ismi. artık yaramaz çocuk yok hiperaktif çocuk var. kafası basmayan çocuk yok dikkat eksikliği olan çocuk var.
devamını gör...
çocukluk çağında başlayan nöropsikiyatrik bir bozukluktur. çocuklarda aşırı hareketlilik şeklinde tanımlanan hiperaktivite ile seyrederken yaş ilerledikçe hiperaktivitenin azaldığı, dikkatle ilgili sorunların daha ön plana çıktığı görülür. dehb sorunu yaşayanlar dürtüsel davranışlarını kontrol etmekte zorlanır. yetişkinlerde daha çok işe başlayamama, iş yerinde verimsizlik ve kötü zaman yönetimi, çok sayıda işe başlanmasına rağmen bir çoğunu bitirememe, bir toplantı boyunca oturamama, stresle baş edememe şeklinde kendini gösterir. çocuklarda hiperaktivite olduğu zaman fark edilmesi kolayken, dikkat eksikliğinin baskın olduğu durumlarda teşhis edilmesi daha zor olabiliyor. teşhisi psikiyatr koyuyor. rahatsızlıklarınızı söylediğinizde dehb şüphesi taşıyorsanız test yapılıyor, bunun için birçok test olmakla beraber en yaygını moxo dikkat testidir. hayatın her alanını etkileyen bir bozukluktur. ani kararlar verme gibi dürtüsel davranışları olsun, uzun süre sabit bir yerde oturamama olsun, sevdiğin bir şeyi yaparken bile dikkatini verememek olsun ciddi hayat kalitesini düşürür. ben ancak bu sene fark edip gidebildim. tedavi konusunda da ilaç olsun, psikoterapi olsun birtakım yöntemler mevcut. haa tamamen kurtuluyor musunuz bilemem ama minimuma indirmekten fayda var.
devamını gör...
(bkz: concerta)
devamını gör...
çocuk hastalığı gibi bilinir türkiye'de. benim yeğen hiperaktif. her şeyi hastalığa bağlamak yanlış ama çocuk durup dururken sana tokat atabiliyor. gerçekten dürtüsel hareketleri var yani. sınıfta oturabiliyor ayakta gezmiyor ama ödevlere başlama konusunda özellikle çok sıkıntı çekiyor.

dahası bu hastalığın çocuk üzerinde başka psikolojik etkileri olabiliyor. çünkü artık kendisi ile arkadaşları arasında bir farklılık olduğunu biliyor ama anlayamıyor ne olduğunu. ben aptalım demeye başlıyor. dehb ne olduğunu anlatmaya çalışıyorsun ama çok az anlayabiliyor.

sanıldığı gibi bizim çocuk hiperaktif deyip her yaramazlığa kılıf bulunacak bir hastalık değil. çünkü o kadar kolay değil durum.
devamını gör...
maalesef toplumsal olarak göz ardı edilen ve özellikle kız çocuklarında teşhis edilmesi geciken bir hastalık. aslında iyi bir medikal tedavi ve psikoterapi ile gayet işlevsel bir hayat sürebilecekken geciken teşhis-tedavi ve etiketlenme yüzünden depresyon, anksiyete, ptsd gibi pek çok eşlik eden hastalık ile yaşıyor insan.
devamını gör...
30 yaşına gelmiş adamım dizi,film izlerken dahi bazen farklı dünyalara dalıp gidiyorum. sanırım benden de var bu meletten.
devamını gör...
bu kişiler dürtüsel davranır ve o an hangi dürtü geldiyse ona göre hareket eder. bu bile hayatı zehir etmeye yeter.

ne yazık ki türk toplumunda çok dikkatli olunmayan hastalıktır. hiperaktif o denilerek geçiştirilir ancak sizin her şeyinize etki eden bir hastalıktır. özellikle ebeveynler hiperaktif diyorsa çocuğuna gidin bir psikiyatriste öğrenin. çünkü davranışlarınızdan tutun düşüncelerinize kadar etkili oluyor her şey. ne yazık ki belli bir yaştan sonra -yetişkinlik seviyesi- tedavisi olmuyor. ne kadar erken o kadar iyi.

erken teşhis hayat kurtarır.

hiperaktivite de dikkat eksikliği de kişiye göre dönem dönem geçiyor. bazılarında hiç geçmiyor. şahsen bir kez olsun yatağımda uzun süre bir şeyle uğraşmadan yatabilmeyi veya bütün gün yatakta yatabilmeyi isterdim. sürekli yorgunum bu hastalık yüzünden.
devamını gör...
-yalnızca dikkat eksikliği ile seyreden
-yalnızca hiperaktivite ile seyreden
-her ikisinin birlikte seyrettiği farklı formları vardır.
evet ilaç tedavisi mümkün ve bazı durumlarda zorunludur.
psikolojik değil psikiyatrik bir bozukluktur.
psikologlar genelde aile ile çalışmalıdır. çocuğa nasıl davranacağı nasıl eğitime destek olunacağını öğrenmek amacıyla.
yaş ilerledikçe özellikle hiperaktivite kısmı azalıyor. ancak impulsivite (dürtüsellik) dediğimiz durum ileriki yaşlarda da kalıcı olabiliyor.
çocuklukta dehb yaşayanların yetişkin hayatlarında dürtüselliğe bağlı olarak bazı sorunlar -bağımlılık, hız tutkusu, çabuk sıkılma- vs gibi durumlar yaşayabilirler. bipolar bozukluk ile yine birlikte görülebiliyor yetişkinlikte.
devamını gör...
millet içiyor 10 bardak kahve üstüne 2 demlik çay yanında şeker, çikolata sonra enerji geliyor anlık, dikkat falan da kalmıyor tabii. diyor ki ''bende dehb var''. dehb yok sende. zeka geriliği var.
devamını gör...
hiçbir şeye tam olarak odaklanamıyorum, uzun süre sabit kalamıyorum. elim, kolum, ayağım sürekli hareket halinde. tabi bu hiperaktivite bozukuğu mudur bilmiyorum yapımla da alakalı olabilir.
devamını gör...
tam olarak bu rahatsizliga sahip miyim emin degilim ama sunu soyleyebilirim hicbir zaman bir oturusta bir dersin konusunu, bir kitabi ya da bir dizinin bir sezonunu bitiremedim. millet bir oturusta yok su kadar sezon bitirdim falan diyor ama ben ne kadar surukleyici olursa olsun ust uste en fazla uc bolum izleyebilirim ki bunu bile cogu zaman basaramam. ıkinci bolumun baslarinda enerji dolmaya, ayaklarimi sallamaya ve surekli kac dakika kaldigina bakmaya baslarim. kisacasi asla bir isi, aktiviteyi uzun sure yapamam.
devamını gör...
çghb2 de bir skeçte gerzek çocuklarınıza hiperaktif demeyi bırakın diyordu çok mantıklı yemin ederim.
devamını gör...
ilacının bazen piyasa bulunmamasıyla bizi daha da zor duruma sokan hastalık
devamını gör...
Bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

"dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu" ile benzer başlıklar

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.