1914 ile 1918 yılları arasında itilaf-ittifak devletlerince yapılmış savaştır.
göstermelik sebebi: avs-mac imp veliahtı ferdinandın bir sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi.
asıl sebep: petrol, ham madde. güç. para. aç gözlülük...
devamını gör...
ayrıca hitler adlı diktatörün onbaşı olarak alman ordusunda görev aldığı savaştır.
devamını gör...
savaşın asıl sebebi hammadde ve pazar arayışıdır.
devamını gör...
adolf hitler 1. dünya savaşının ilanına sevinirken.
görsel
"büyük savaş" veya "dünya harbi" isimlerini almıştır.
savaşın başlıca sebebi alman imparatorluğu ile büyük britanyanın siyasi rakipliğdir.
savaş bir nevi eski tip imparatorlukların yeni tip demokratik ülkelere karşı savaşıdır. savaşın sonunda tüm çok uluslu imparatorluklar yıkılmıştır.
devamını gör...
avusturya-macaristan imparatorluğu'nun veliahtı franz ferdinand'ın gavrilo princip tarafından öldürülmesi, savaşın başlamasının sembolik sebebi değil aksine asıl sebebidir.
devamını gör...
savaş neticesinde 6,6 milyonu sivil olmak üzere toplam 17 milyon insan hayatını kaybetmiştir. ayrıca yaklaşık 8 milyon at, eşek ve katır da ziyan olmuştur.
devamını gör...
insanlık tarihinin en büyük iki savaşından ilki. 28 temmuz 1914'te başlayan ve 11 kasım 1918'de sona eren ilk küresel savaş. savaş sonucu dört imparatorluk sona ermiş bu savaş bir nevi imparatorluklar çağını kapatmıştır. 70 milyon askeri personelin girdiği bu savaşta 9 milyondan fazla insan kaybı yaşanmıştır. savaş sonrası oluşan barış ortamı ve antlaşmalar belki de daha büyük bir savaşın 35 sene sonra çıkmasına yol açmıştır.
devamını gör...
birçok insanın ölümüne neden olan sanayileşmenin sonuçlarından bir tanesidir.
devamını gör...
osmanlının alman imparatorluğunun yanında katıldığı savaş.
atatürk bu savaş ile ilgili almanyanın kazanmasının imkansız olduğunu nedenininse almanyanın deniz gücünün britanya ile yarışamamayacak kadar zayıf olduğunu söyler. osmanlının tek başına savaşa girmesinin bile almanya ile girmesinden daha mantıklı olduğunu söyler. söyledikleri doğru çıkar ve tüm türkleri birleştime hayalleri olan birileri yüzünden kaybettiğimiz yerlerin hesabı bile yapılamaz.
devamını gör...
derslerde sebeplerini çok sığı anlattıklarını düşündüğüm savaştır. 19. yüzyıl gelişmelerine iyice anlatılması gerekir. ve savaşı sırf bizim değil başka cepheleri de anlatmalarını umduğum savaştır.
devamını gör...
en büyük sebebinin almanya olduğu savaştır.

birinci dünya savaşının oluşumundaki en büyük sebeplerden birisi almanya'nın avrupa'da bir büyük güç haline gelmesi ve diğer güçleri tehdit etmesidir aslında. almanya, diğer batılı devletlere göre geç uluslaşmış ve geç kalkınmış bir ülkeydi. avrupa'da ilk uluslaşma ingiltere ve fransa'da başlamış, 19. yüzyılda ise büyük bir ivme kazanmıştır. 1848-71 yılları arasında, avrupa'nın bir çok bölgesinde bu sürecin geliştiğini, olgunlaştığını ve buna paralel olarak ekonomi ve sanayileşme yönünde bir ivme kazandığını dünya pazarının ve sömürgelerin paylaşıldığını söyleyebiliriz. buna karşın almanya'da sanayileşme, 1871 sonlarına rastlamaktadır.

ee noldu şimdi? tüm dünya sanayileşti, uluslaşmasını tamamladı. bizim almanlara hiçbir şey kalmadı. ne sömürülecek yer bıraktınız ne de açılabilecek pazar. e bir yandan da büyüme sürüyor, sanayileşme artıyor. işte tam da bu sebeplerden dolayı almanya 20. yüzyıla inanılmaz bir ekonomik daralma ile girmiştir. bir yandan da almanya'nın devraldığı fikir ve ideoloji mirası vardır (ki çok otoriter bir mirastır). bu sebepler bir araya geldiğinde, almanya, tam anlamıyla kabına sığmaz bir hale gelmiştir.

almanya'ya kalan ideolojik miras neler idi?

1- hegel'in güçlü devlet aranışı.
2- kont gonbineau'nun ırkların eşitsizliği ve üstün ırk anlayışı.
3- nietzsche'nin üstün insan tezi

işte sözlük. bu düşünceler ile yoğrulan almanya'da militarizm ruhu yaygınlaşmış, siyasi sistem de bundan payını almıştır. otokratik ve militarist bir siyasal yapılanma öne geçmiştir. bunun sonucunda, dünya savaşı patlak vermiştir.
devamını gör...
karacı ekolden gelen bir ordusu olan alman imparatorluğu'nun denizlerde süper güç olan britanya imparatorluğu'na yenilmesi hadisesidir. kalan tüm taraf ülkeler yemekteki baharatlardır. eğer bu savaş, ingiltere'nin olmadığı, fransa ve rusya'nın itilaf tarafı olduğu bir savaş olsaydı, sonuçlar çok farklı olurdu. zira almanlar'ın paris'e 45 km uzaklıkta cephe hattını ilerletmesi, tannenberg zaferi gibi şeyler göz ardı edilmemelidir.

almanya kaybetmiştir çünkü kara temelli güçlü ordusu vardır ve hammaddesi yoktur.

ingiltere kazanmıştır çünkü denizlerde süpergüçtür ve sayısız dominyondan gelen lojistik kaynak vardır.
devamını gör...
almanya yenildiği için yenik sayıldığımız savaştır. valla sadece 1 cephede başarılı olduğumuz için değil yemin ederim.
devamını gör...
atalarımın da bulunduğu savaştır. evet atalarım da bu savaşta, yüksek rütbelerde yer almışlardır. hatta size amcamın bana anlattığı bir birinci dünya savaşı hatırasını anlatacağım. tabi benim amcam birinci dünya savaşında yoktu. ama anlattığına göre, dedemin dedesinin dedesi olan ahmet bey bu savaşta yer alıyormuş. tabii siz ahmet beyi tanımıyorsunuz, çünkü tarihe geçmedi. ahmet bey, benim büyük büyük dedem.

şimdi benim büyük büyük dedem (her halükarda dedem olduğu için dedem diyeceğim) ahmet bey, ittifak devletlerinden olan bulgaristan safında yer aldı. ilk önce dedem savaş çıkmadan önce(30 yaşındaydı) öğretmenlik yapıyordu türkiye'de. tabi o dönem osmanlı. hocaydı, islamî kuralları falan öğretiyordu yani. hadisler falan. ama gençti tabi 30 yaşında. yıl 1915. savaş çıktı birinci dünya savaşı. dedem ahmet bey gitti, en yakın dostu olan münirzade osman'dan savaş hakkında detaylar aldı. işte itilaf devletleri ittifak devletleri, fransa, britanya, japonya, yunanistan falan hepsi var dedi. ben de gidiyorum dedi. dedem de ben de seninle geliyorum dedi. ve gönüllü olarak orduya katıldılar. dedem tabi askerlik eğitimleri görmüş adam, çavuş rütbesinde yer aldı. ama dedem osmanlı değil bulgaristan'da yer almış. nedenini ben de bilmiyorum. daha sonraları osman da bulgaristan safında yer almış. dedemle birlikte olmak içindir herhalde. neyse efendim.

sonraları dedem ahmet bey ile münirzade osman da balkan cephesi'nde yer almışlar. yine işte bulgaristan krallığı için. dedem ahmet bey çok iyi çarpışmış, hatta amcamın anlattığına göre yunanistan safının komutanı panagiotis danglis ile dedem bir sefer karşılaşmış, dedem onu öldürememiş ama yaralamış. bu sebepten dolayı, işte birgün operasyon olduğunda 400 kişilik orduyu ayırmışlar ve 50 kişinin yer aldığı bir grupu dedemin komutasına vermişler. dedem, bulgaristan komutanı nikola zhekovdan isteyince münirzade osman da bu 50 kişinin içinde yer almış yani 51 kişi ama dedemle birlikte tabi 52 kişi olmuşlar. gece vakti, rus askerlerinin yer aldığı bölüğe doğru sızmışlar. bulgaristan teğmenlerinden olan gabriel aytovun emriyle. tabi siz gabrieli tanımazsınız. tarihe geçmemiş o da. neyse. işte gece vakti sızmışlar, ama tabi bunlar sungurlar olmadığı için, yakalanmışlar ve savaş başlamış. fena savaş var, ruslarda böyle nerden baksan 100 asker varken, dedemler 52 kişi zaten. komutada dedem. dedem de çavuş. adam napsın. bir de türk ama bulgaristan ordusunda. geriye bizden 20 kişi kalmış. diğerleri ölmüş.

dedem demiş ki ikiye ayrılalım. dedem ahmet bey, 9 kişilik grubu münirzade osmana vermiş diğer 9 kişiyi ise kendisi kontrol etmiş. aniden bir bomba sesi. münirzade osman beyin oldugu taraftan bir ses bomba sesi. dedem telaşlanmış, "osman! osman!" diye bağırmış. ve hemen koşa-koşa münirzade osmanın oldugu yere dogru gitmiş. bacagından vurmuşlar aldırmamış. kendi timinden 1 kişi hayatta. o da rolan diye 25 yaşındaki bir gençmiş. amcamın anlattıgına göre bu genç, 30 yaşındayken bir hastalık sebebiyle macaristanda ölmüş. ama yani savaştan sağ çıkmayı başarmış. dedem gittiğinde bir bakmış, gerçekten bomba atmışlar yani top ateşi. ve münirzade osmanın oldugu gruptan 8 kişi ölmüş. geriye kalan 1 kişinin de iki ayağı kopmuş.

münirzade osman yerde, nerdeyse ölmek üzere. dedem, osman, kardeşim, dayan demiş. osman da demiş ki; kardeşim, ben hizmet-ül alâmı gerçekleştirmiş bulunmaktayım. artık küre-i arzda yaşamak için herhangi bir sebebim kalmadı. yaptıklarım iyiyse mükâfatını rabbimden, kötüyse cezasını yine rabbimden beklerim. ve ölmüş.

dedem bunun üzerine ağlayıp dua etmiş. ve soruyorsunuz, deden kurtulmuş mu ordan? bir bakıma. 2 ayağı kopan arkadaşı öldürmüşler. rolan ile dedem ahmet beyi ise esir almışlar. çünkü rolan çok güçlü bir çocuk, dedem de 51 kişilik timin komutasına bakıyordu yani lider oydu. ama çavuş tabi. neyse bunları esir almışlar.

o sıra rolan ve dedem bir odada bekliyor. içeriye rus komutanı aleksey brusilov girmiş. gördüğünüz bu fotoğraftaki şahıs:

görsel

aleksey birinci dünya savaşında ölmedi bu arada 1926da moskovada öldü. neyse işte aleksey girmiş ve svoloch demiş dedeme. bu da p** demek. şimdi dedem sonuçta bulgaristan ordusunda yer alıyor, bildigi bir şey var ruscadan falan. anlamış. alekseyin yüzüne tükürmüş. şaka şaka tükürmemiş. benim dedem rambo falan değil. sadece kötü kötü bakmış.

ardından bulgarca bilen biri vasıtasıyla dedemle irtibat kurmuş. demiş ki adın nedir. dedem demiş ki ahmet. aleksey sormuş ki nerelisin. dedem demiş ki türküm. aleksey gülmüş, neden bulgar ordusundasın demiş. dedem cevaplamamış soruyu. aleksey tekrar sormuş. dedem cevaplamamış. aleksey dedemin ayağını ezip tekrar sormuş. dedem gene cevaplamamış. aleksey sinirli tabi ama dedemin cevaplamadığını görünce gülüp soruyu değiştirmiş. yaşın kaç demiş (aleksey bu arada o dönem 61 yaşında falan). dedem 30 demiş. aleksey gülümsemiş, gençsin daha demiş. yanındaki çocuk kimdi diye sormuş, dedem rolan, 25 yaşında, bulgar bir çocuk demiş. aleksey 25 yaşında mı? demiş. dedem evet demiş. ardından dedem, aleksey çocugu öldürecek diye korkmuş. aleksey askerini çağırmış ve rolanı serbest bırakın, gönderin demiş. rolan gitmiş. aleksey demiş ki dedeme, senin canını bağışlarım, ayağın yaralanmış, doktora söylerim onu da halleder ama eğer rus ordusunda yer alırsan. dedem hiç düşünmeden hayır demiş, istiyorsan öldür korkum yok demiş.

aleksey de demiş ki, ben seni öldürürsem acı çekmezsin, kurtulursun aksine. ayağın çok kötü durumda, seni bırakacağım, sürüne-sürüne eğer ölmezsen dönersin demiş. ve dedemi dışarı atmışlar. dedemin ayağı parçalanmış tabi. sürüne-sürüne giderken ölmüş. dedem rambo değil arkadaşlar. ben napim.

görsel

tabi bu hikaye sahte ama gerçeği de var. ama gerçeğini unuttuğum için öyle uydurdum işte. yani ahmet bey münirzade osman rolan falan hepsi uydurmaydı.
devamını gör...
ikincisi kadar güzel değildir.
devamını gör...
fantastik, psikopat bir sırpın sırf avusturya prensi veliahtını öldürdüğü için 7 düvelin kavgaya tutuştuğu savaştır. tabii (bkz: yersen) gerçekler öyle mi peki? avrupa devletlerinin ham madde ve sömürgecilik için bir bahane aradıkları savaş. bizim açımızdan değerlendirmek gerekirse çanakkale savaşı dışında diğer cephelerde başarısızlıkla sonuçlanmış savaş.
eeee ikincis yokmu bunun kardeşim?
devamını gör...
ikinci dünya savaşı çıkmadan önce cihan harbi ya da büyük savaş olarak adlandırılırdı.

eski tip mutlak monarşi ile yönetilen krallıkar savaştan sonra yıkılmıştır. (bkz: osmanlı) (bkz: rus çarlığı) (bkz: avusturya macaristan imparatorluğu)
devamını gör...
Bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

"birinci dünya savaşı" ile benzer başlıklar

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.