1.
türk halk müziğinin en büyük isimlerinden, aşık geleneğinin cumhuriyet dönemindeki en önemli temsilcisi büyük üstad.
devamını gör...
2.
uzun ince bir yoldayım türküsünün sahibi olan halk ozanı.
devamını gör...
20.yüzyılın büyük dervişi ve bilgesi.sivasın şarkışla köyünde doğmuş, çocukken gözlerini kaybetmiş, yaşadığı dönemde ülke çapında deyişleri ile meşhur olmuş bir aşık.halk bilgeliği denince akla ilk gelen isimlerden.
güzelliğin on para etmez şu bendeki aşk olmasa dıyerek aşk ve muhabbet konularındaki derinliğini gözler önüne sermiştir.

"güzelliğin on par'etmez
şu bendeki aşk olmasa
eğlenecek yer bulaman
gönlümdeki köşk olmasa

tâbirin sığmaz kaleme
derdin dermandır yâreme
ismin yayılmaz âleme
âşıklarda meşk olmasa

kim okurdu kim yazardı
bu düğümü kim çözerdi
koyun kurt ile gezerdi
fikir başka başk'olmasa

güzel yüzün görülmezdi
bu şak bende dirilmezdi
güle kıymet verilmezdi
âşık ve maşuk olmasa

senden aldım bu feryâdı
bu imiş dünyanın tadı
anılmazdı veysel adı
o sana âşık olmasa"
devamını gör...
kendisini terk edip, başka bir kişi ile kaçacağını anladığı karısının ayakkabısının altına, yolda sokakta rezil olmasın diye para saklayan yüce kişilik.
devamını gör...
aslında iki gözünden birinin görmesi mümkünmüş. gözündeki perdenin ameliyatla düzelebileceğini müjdeleyen doktordan randevu alınıyor. randevu günü öncesi ahıra temizlik yapmak için girdiğinde, huysuzlanan inek boynuzunu sallıyor ve boynuz, ameliyat ile düzelecek olan tek gözüne isabet ediyor. karanlık ve talihsiz hayatı ölene dek sürüyor.

yazar görüşü : allah kimseyi böyle hayatla sınamasın. çektiği bu hayata karşılık umarım ki öteki dünyada gözleri açılmıştır.
devamını gör...
“aynı vardan varolmuşuz, sen gümüşsün ben sac mıyım?”
diyerek quantum field theory’yi açıklamış bilge aşığımız.
devamını gör...
çok büyük adammış rahmetli.

aşık veysel'in torunu çiğdem özer, üç yıl önce bir röportajda dedesinin ilk evliliğiyle ilgili pek bilinmeyen bir olayı böyle anlatmıştı:

köyün en güzel kızıyla evlendirilmiş dedem... yol arkadaşlıkları aileleri tarafından tayin edilmiş iki insan. hayat sürprizlerle dolu, gel zaman git zaman evdeki hizmetli hüseyin'e kayıyor gönlü güzeller güzeli esma'nın. aşk bu, insanın gözünü karartır.

aşıklar bir gün kaçmaya karar veriyor ve esma çocuğunu ve dedemi bırakıp kaçıyor. ama veysel de aşık ve kaçacakları gece görmeyen gözlerine rağmen her şeyi hissediyor.

neyse, bizim kaçaklar samsun'a vardıklarında bafra civarında soluklanmak için bir çeşmenin başında duruyorlar. bitkinler, açlar, ceplerinde bir kuruş para yok. esma çoraplarını çıkarıyor ve bir bakıyor ki içinde bir tomar para...

evet yaban ellerde kurda kuşa yem olmasınlar diye... işte bazılarımızın gönlü zengin... hikaye burada bitmiyor aslında. hüseyin'le esma günün birinde perişan vaziyette köye dönüyor. bu arada dedem ve esma annenin çocuğu da ölüyor.

dedem o zaman çok meşhur, "esma'ların bir ihtiyaçları var mı?" diye sorduruyormuş devamlı akrabalarına. o kadar içi acımış ki, bir şiir yazmış "zalim, kafir, yetim koydun kuzumu/ çocuğunu geride bırakıyor, zalim kafiri hüseyin" diye.

dedem ölüm döşeğindeyken helallik almak için kapıya kadar geliyor esma anne, ama "içeri girmeye yüzüm yok" deyip vazgeçiyor...

kaynak:
devamını gör...
çok değerli, çok kaliteli halk ozanımız. türküleri ruha işler, unutulması çok zordur. iki gözü de sağlam olmamasına rağmen iki gözü sağlam olan bizlerden çok daha fazlasını görmüştür.
devamını gör...
yaşamının son yıllarına doğru gelişen tedavilerle ,gözlerinin açılabileceği ihtimalini elinin tersiyle itmiş olması, görmek istemeyi reddetmesi bana çok acı vermiştir. ve bu dünyaya , insanlığımıza çok sert bir darbedir, öylesine görmek istememiş ki insanların huzursuzluğunu, açgözlülüğünü, birbirini hiç acımadan öldürüşünü. hayatında bir renk göremeden bu iki kapılı handan çıkışı, ve kendini aldatan eşinin ayakkabısına para koymuş olması canımı yakmıştır. başkası olsa çeker vururdu. ama o yapmadı. toprağı severdi. toprağın oldu.
devamını gör...
devamını gör...
çok nadir bulunan cinsten çok "özel" biri. yukarda bir arkadaş "derviş" diyerek mevzuya yaklaşmış ama kendi şiirlerinden örneklerle bu görüşü tamamlamak lazım yoksa eksik kalır veya yanlış anlaşılabilir. benim derinden sevdiğim biridir, o yüzden buraya diğer güzel şiirlerini de yeri gelince koyacağım. bu arada atatürk hakkında da çok güzel şiirleri mevcut, onları da buraya taşımak lazım. şimdi hepsi birbirinden güzel dört farklı şiirini koymak istiyorum buraya. sonuncusu nefs (benlik) mertebelerini çok güzel anlatır, en sevdiğim. bunları okuduktan sonra onun "özelliği" çok daha iyi anlaşılacaktır diye umuyorum.

---------kırk yaşımdan sonra---------

kırk yaşımdan sonra kalbime ilham
erişti mevlâdan bir ihsan oldu
hakk'ı bilenlere hazırdır her an
inkâr edenlere sır nihan oldu

varlık noktasını açık gösterdi
irâde-i cüz'ün eline verdi
hakk'ı bilen her eşyayı hak gördü
vücudun şehrine o sultan oldu

sağda solda arşta kürste hem yerde
hazırdır münkirin gözünde perde
diyen bilmez bilen demez bir ferde
akıl ermez sırrı bir süphan oldu

zâhir bâtın her irenkten görünür
gâhi doğar amma gâhi dulunur
nerde baksan orda hazır bulunur
kim demiş hakkında lâmekân oldu

nuru ile bu âlemi kapladı
azimdir kerimdir gafurdur adı
sefil veysel hak'tan ister muradı
muradlar verecek cömertkân oldu

---------göz gezdirdim dört köşeyi aradım---------

göz gezdirdim dört köşeyi aradım
ne sen var ne ben var bir tane gaffar
istersen dünyayı gez adım adım
ne sen var ne ben var bir tane gaffar

coşar deli gönül misâl-i derya
mecnun'a sahrada göründü leylâ
gördüğün güzellik hepisi mevlâ
ne sen var ne ben var bir tane gaffar

her nesnede mevcud her cesedde can
anın için dedik biz ona cânân
evvel âhir odur onundur ferman
ne sen var ne ben var bir tane gaffar

bahar gelir çiçek olur açılır
zaman zaman yağmur olur saçılır
ehl-i aşka mey görünür içilir
ne sen var ne ben var bir tane gaffar

neyim ne olacak elde neyim var
karaca oğlan derdli yunus soyum var
mansur'a benzeyen bazı huyum var
ne sen var ne ben var bir tane gaffar

o cihana sığmaz ondadır cihan
o mekâna sığmaz ondadır mekân
o devrana sığmaz ondadır devran
ne sen var ne ben var bir tane gaffar

hayyam'a görünmüş kadehte meyde
neyzen'e görünmüş kamışta neyde
veysel'e görünür mevcud her şeyde
ne sen var ne ben var bir tane gaffar

---------dalgın dalgın seyreyledim alemi---------

dalgın dalgın seyreyledim âlemi
renkler ne çiçekler ne koku ne
bir arama yaptım kendi kafamı
görünen ne gösteren ne görgü ne

çeşitli irenkler türlü görüşler
hayâl mıdır rüya mıdır bu işler
tatlı muhabbetler güzel sevişler
güzellik ne sevda nedir sevgi ne

göz ile görülmez duyulan sesler
nerden uyanıyor bizdeki hisler
şekilsiz gölgesiz canlar nefesler
duyulan ne duyuran ne duygu ne

kimse bilmez dünya nasıl kurulmuş
her cisime birer zerre verilmiş
cümle varlık bir kuvvetten var olmuş
gelen ne giden ne yol ne yolcu ne

herkese gizlidir bu sırr-ı hikmet
her nesnede vardır bir türlü ibret
veysel'i söyletir bir büyük kuvvet
söyleyen ne söyleten ne tanrı ne?

---------göklerden süzüldüm tertemiz indim---------

göklerden süzüldüm tertemiz indim
yere indim isli renge boyandım
boz bulanık bir sel oldum yürüdüm
çeşit çeşit türlü renge boyandım

azgın azgın çağlayarak akarak
insafsızca tahrip edip yıkarak
ne utandım ne kimseden korkarak
kusur günah kirli renge boyandım

bir kuru sevdanın peşine düştüm
nice kayalardan taşlardan uçtum
ırmağa kavuştum kendimden geçtim
utandım da arlı renge boyandım

yüzlerimi yere vurdum süründüm
çok dolandım ırmak oldum göründüm
eleklerden geçtim yundum arındım
kâmilâne kârlı renge boyandım

ırmak olup kavuşunca denize
dalgalandık coştuk taştık biz bize
çok zaman seyrettim aya yıldıza
aydın parlak nûrlu renge boyandım

veysel yokdan geldim yok olup geçtim
ben deyenler yalan gerçeği seçtim
bir buhar halinde göklere uçtum
kayboldum o sırlı renge boyandım.
devamını gör...
allah gözlerini almış ama bambaşka bir dünyaya bakış vermiş aşık veysel'e.

ağlayı ağlayı vardım pınara,
kirli yağlığımı yuvermediler.
herkes destisini doldurdu çıktı,
bana da bi damla su vermediler.

elimde bir kadeh, vardım kurnaya
hücum eylediler bana vurmaya.
elimdeki kadehimi kırmaya
tuttular bir kaçı, koyvermediler.

al bu kadehini kaldır dediler,
gözünün yaşıyle doldur dediler,
bir fincan su verdik bıldır dediler,
sanki ya verdiler, ya vermediler.

çalıştım, kadehim dolduramadım,
kimseye halimi bildiremedim,
gönlümün arzusun aldıramadım,
dileğim hâkime deyvermediler.

veysel bu sitemler canımı yaktı,
güzellerde eda yoktur, naz kalktı.
herkes üç beşini aldı bıraktı,
beni de bir kere evermediler.
devamını gör...
çay var içersen ben var seversen ile başlayan şiirin kendisine ait olmadığı ve kaçan karısının ayakkabısının altına para yerleştirdiği hikayesinin de gerçek olmadığı bizzat torunu tarafından açıklığa kavuşturulmuş.
devamını gör...
çiçek hastalığı sonucunda sol gözünü, bir talihsizlik sonucuyla da sağ gözünü kaybeden türk halk ozanı..

devamını gör...
yazdıklarını , bu kadar yürekten söyleyebilen nadir insanlardan biri ve türk halk ozanı.
ayrıca bugün ölüm yıl dönümü. sadık olan kara toprağa kavuştuğu gün. ruhu şad olsun.
devamını gör...
(21 mart 2012) 48. ölüm yıldönümüdür.
devamını gör...
bugün ölümünün 48. yılı.

"..dünyaya geldiğim anda yürüdüm aynı zamanda,iki kapılı bir handa gidiyorum gündüz gece.."


yetmiş yıl karanlık bir dünyada yaşadı .dünya gözüyle göremediklerini gönül gözüyle gördü. çalıp söyledikleriyle çevresine ışık saçtı.


"bir gün veysel, bir köy kahvesinde yine sazını almış türkü söylerken kahvedekilerden biri veysel’e sorar:- veysel emmi, diğer aşıklar sazın sapında dolaşıyorken sen neden tek bir yere basıp türkünü söylüyorsun ?akabinde veysel cevabı yapıştırır:
- onlar benim bulduğum yeri arıyorlar da onun için her yere basıyorlar. ben doğru yeri bulduğum için aynı yere basıyorum."
devamını gör...
fikret kızılok'a da el vermiş, son dönem önemli ve değerli ozanlarımızdan.

fikret kızılok, aşık veysel'in bir süre misafiri olmuş ve ondan hayata bakış, yaşayış konusunda çok şey öğrendiğini söylemiştir.

aşık veysel fikret kızılok'u sevmiş ve türkülerini söylemesine, kullanmasına, yorumlamasına izin vermiştir. ardından 1974 çıkışlı "gün ola devran döne" 45'liğinden "yumma gözün kör gibi" şarkısı ile fikret kızılok liste başı olmuştur.

aşık veysel'in ölümünden fikret kızılok oldukça etkilenmiş, mezarı başında sazını kırmıştır. olaydan sonra bir müddet müzikten uzak kalmayı tercih etmiştir.
devamını gör...
kültür mirasımızın en önemli ismi aşık veysel, yetmiş yıl karanlık bir dünyada yaşadı. “benim sadık yarim kara topraktır.” demiş. hepimizi anlatmış… saygı duyulası alim. şiirlerinde aşk, toprak, doğa sevgisini işlemiş. 21 mart 1973 tarihinde kış mevsiminin sonu, bahar mevsiminin başlangıcında ayrıldı bu dünyadan.  çocukluğumdan beri şiirlerini, türkülerini dinlediğim insan. gerçekten görmeyen, göremeyen kim dedirten bir halk ozanı.

kaybının yıldönümünde, en sevdigim türküsüyle;
okan bayülgen’nin uykusuzlar klubü programında ender balkır yorumuyla.

veyselegider
devamını gör...
uzun ince bir yoldayım diyerek, bizleri peşisıra yollara düşürendir.
devamını gör...
Bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

"aşık veysel şatıroğlu" ile benzer başlıklar

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.